Merkür retro hareketini sonlandırıyor ve Venüs ile temasa geçiyor. Gezegenlerin ay düğümlerine göre konumları bir çeşit karmik kıskaç gibi işliyor son zamanlarda.

Yani bu yıl olanlara iyi kulak vermek, başkasını değil kendimizi sorgulamak, hayırlı olana teslim olmak, kendimizle yüzleşmek, sarsılmak konuları gündemde. Venüs Merkür’e aşık ve Merkür oldukça çılgın. 

Bu hafta aslında kendimizi ateş çemberinden geçip yeni bir biz olmaya hazır hissedebiliriz. Hep korktuğumuz, kaçtığımız durumlarla yüzleşmek ya da çok alıştığımız hallerin aniden değişmesi söz konusu olabilir. Bir süredir böyle de oluyor. Evlilikler, aşklar, arkadaşlıklar, yuvalar, ekonomik durumlar, işler zeminden sarsılabilir, sarsılma ihtimali doğabilir (tabi bu yılın başından beri olmadıysa). Hayat sanki üstünde durduğumuz halıyı çırpmaya kalkmış gibi. Bu içsel sarsıntıları önümüzde duran ve ilerleyebilmek için içinden geçmemiz gereken ateş topları gibi düşünebiliriz. O ateşe odaklandığımızda ve fikren kendimizi buna hazırladığımızda ateşin içinde nicedir kıvrana kıvrana aradığımız bizi ferahlatacak lezzetli bir su olduğunu görebiliriz. “Ben bu ateşe girmeye hazırım. Hayat beni bu ateşin içine sokacak mı bilemem. Ama ben olacak olana güveniyorum. En hayırlısı olsun” demek, ve ateşe ve ateşin içindeki suya odaklanmak bize güzel dönüşümler getirecek ve güçlendirecektir. Elbette hayata güvenmek demek sessiz kalmak ve boyun eğmek demek değildir. Sadece daha az enerji, daha fazla odaklanma gerek. 

BU dönem yaşananların karmik olduğunu da söylemek isterim. Fiziksel, düşünsel, duygusal…vs her katmanda yaşadıklarımız dönüştürücü olacaktır. Bu yüzden deneyimlere, hislere odaklanmakta, kulak kesilmekte fayda var. Manevi olarak bunun bir fırsat olduğunu düşünüyorum. O çok uğraştığımız tekamül için kapıların açık olduğu bir dönem. 

Hafta boyu, Güneş’in Vedik astrolojiye göre Aslan burcuna girdiği bu sıralar güneşe selam her gün için güzel olacaktır. 


Pazartesi ve Salı 

Özellikle ilişkilerde çoktandır birikmiş ve görmezden gelinmiş konular, iletişim kurarken eksik bırakılmış alanlar toprağın altından çıkmaya yelteniyor. Nasıl dillendireceğimizi bile tam olarak bilmediğimiz duygular ağzımızdan fışkırabilir, kulaklarımıza çalınabilir. Netice ise güzel ve romantik sevgi konuşmaları değil, duygusal olarak hırpalanma olacaktır. Bunlar olurken kendimizi kifayetsiz hissedebiliriz. Bu tür iletişimlerin ortaya çıkacağını hissettiğimizde ateş çemberini hatırlayın. Bu ilişkinin silkelenmesi ve toprağını dökmesi için bir fırsat ve asıl amaç bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. Özellikle ilişkilerde “tamam mı, devam mı” kararlarına neden olacak konuşmalar ve ilişkinin seyrini değiştirecek depremler olabilir. Ve unutmayın, bu depremler hayırlı depremler…. 

 

Yoga Rutinlerimize gökyüzü ile eşzamanlılık katacak öneriler: 

Kalp ve boğaz çakralarına yönelmek hayırlı olana teslim olmak ve kendini ifade konularının hayati olabileceği bugünlerde güzel olacaktır. 

 

Çarşamba ve Perşembe: 

Kendimizi daha girişken, daha cesur hissettiğimiz zamanlar. Öte yandan girişkenlik ve cesurlukta uç noktalara kayamamaya çalışmakta fayda var. Kendimize güveniyor ve kendi prensip ve planlarımızın altını çizmeye, sınırlarımızı belirlemeye odaklanıyoruz. Buna fazla ağırlık verirsek bu sınırların kendi hareketimizi de engelleyeceğini unutmamalıyız. Ayrıca bu süreçte duymadıklarımızı kendi kafamızdan yazmamaya, görmeden inanmamaya gayret etmeliyiz zira algısal sıkıntılara açık bir dönem. 

 

Yoga Rutinlerimize gökyüzü ile eşzamanlılık katacak öneriler: 

Denge ve nefes çalışmaları özgüven ile kibir arasındaki ince çizgiyi fark etmek ve algılarımızı temiz tutmaya çalışmak adına iyi olabilir. 

 

Cuma, Cumartesi ve Pazar 

Dengede olmaya çalışmaya devam etmek gereken günler. İyi olduğunu düşündüğümüze şevkle, kötü olduğunu düşündüğümüze öfkeyle hemen atılmamak gerek. Bu dönemde karşımıza çıkan deneyimler her ne ise onlara dikkatli bakalım. Büyük ihtimalle bunlar geçmişte dilediğiniz şeyler olacaktır. Evet insan bazen “kötü”yü de diler. İletişimde, iş hayatında, ilişkilerde, kendimizi ifadede dengeyi bulmaya çalışmak asıl mesele haline gelebilir bu günlerde. 

Yoga Rutinlerimize gökyüzü ile eşzamanlılık katacak öneriler: 

Denge duruşları ve boğaz çakrasına yönelmeyi öneriyorum. 

Go to top