Namaste, 

Yeni bir yıl, yeni bir sayfa… Astrolojik olarak bir takvim yılının çevrilip yeni bir sayfaya açılmasının bir önemi yoktur aslında.

Ama hep söylerim, kimse yeni yıla en azından kendisi ve ailesi ile ilgili kötü düşüncelerle girmez. Yeni yıllar milyonlarca kişinin aynı anda aynı niyetlere odaklandığı zamanlardır. Sırf bu nedenle bile oldukça önemlidir. Milyonlarca insan aynı gün sağlık, mutluluk, başarı, yenilik niyetlerine yoğunlaşır. Bunun için illa ritüel yapmak gerekmez. Ne kadar çok insan ne kadar sıkı tutunursa hikayelere, bu hikayeleri uyanık aleme çekme ihtimali de o kadar artar. 

2018 yılına girerken, yılın astrolojik haritalarının verdiği kasvet, anımsattığı yangın, volkan, ekonomik kriz ihtimallerinden bu niyetlere sığındığımı hatırlıyorum. Bu yüzden, 2019 yılına girerken tüm yıla bakmaktansa ay ay bakmanın bana daha iyi geleceğini fark ettim.  Ve elbette gördüklerim arasından bütünün hayrına olacağını hissettiklerimi paylaşmaya devam edeceğim. 

Haritaların düşündürdüğü olumsuz şeyi hemen dışarı döküp asıl bahsetmek istediğim konuya geçeceğim. 2018’e girerken bu yılın nasıl ateş elementi ile ilgili (yangınlar, volkanlar) bir yıl olacağını ve ekonomik sıkıntılar olabileceğini düşündüysem, 2019’a girerken de yılın deprem ve su (tsunami, sel…vb) ile ilgili olabileceğini görüyorum. Yılın ilk tutulması ben de böyle hisler uyandırıyor. Elbette deprem coğrafi bir olay olmanın yanı sıra toplumsal ve şahsi alanlarda da varlığını gösteriyor. Dışarıda olan içeride, yukarıda olan aşağıdadır. Depremler yeryüzünün yeniden yapılanması olarak da düşünülebilir. Bu anlattıklarımın kasvetli olduğu kadar büyük fırsatlar barındırdığını da kabul etmek gerek. 

Ocak ayı bir parçalı ay tutulması ile başlayıp tam güneş tutulması ile sona eriyor. Düğüm noktalarının da oldukça aktif olması, bu ayın ve yılın oldukça kadersel olduğunu gösteriyor. Yani değişiklikler kalıcı olacaktır. Hızlı akan bir yıl olacağından şahit kalmaya ve düğümsel anları yakalamaya çalışmakta fayda var. 

Bacağınıza yapışmış sizinle her yere giden ama ne kendinize katmayı ne de bir yerde bırakmayı beceremediğiniz şeyler ile bir anlaşmaya varmak için güzel zamanlar. Daha doğrusu bu anlaşmaları yapmak zorunda kalacağımız zamanlar. Bu yüzden, süreçlerin ne kadar farkında olduğumuz yılın üzerimizdeki etkisini ve kendi rolümüzü etkileyecektir. 

Güneş tutulması tam da artık bulundukları burçlara veda etmek üzere olan rahu-ketu aksında gerçekleşecek. 21 Ocak gününden önce atasal çalışmalar yapmayı hem ailesel hem de spiritüel köklere odaklanmayı öneriyorum. Huzurlu bir ifade yakalamayı başardığımız, ellerin gökyüzüne uzandığı bir ağaç pozu tutulma haritasına çok uygun. Fakat kökleriyle barışık, dengesini kurmuş ve huzurlu bu ağaç değişmek zorunda artık. Bu yüzden bu poz durağan değil, geri planda bir deprem ya da bir fırtına varmış gibi uygulanabilir. Kolları sağa-sola esneterek denge içindeki esnekliği ve bunun verdiği gücü keşfetmeye çalışabilirsiniz. 

Yine bu ay ve aslında dolayısıyla bu yıl eril enerjinin yeniden keşfi ile ilgili önemli fırsatlar sunuyor. Yumuşak gücü ve yaratıcı irade gücünü gözlemlemek için zaman ayırabilirsiniz. 

21 Ocak tutulması ile ilgili daha sonra daha etraflıca yazacağım. 

Gelelim bu haftaya: 

Bu haftanın teması “geride kalanlar” ile ne yapacağımız ve geride kalanların gerçekten geride kalıp kalmadığı ile ilgili. Yaşamda sık sık ileri adım atmak isteriz. Yeni yıl niyetleri de çoğu zaman buna dair değil midir? İleri adım atmak içinse sanki eski benliğimizden kurtulmak gerek gibi davranırız. İleri atılmak ise ancak güçlü bacaklar ve yere sağlam basan ayaklarla mümkündür. Her an, sonsuz geçmişi ile yüklüdür aslında. Ayaklarınızı keserek, bacak kaslarınızdan bazılarını kullanmayı ret ederek, ileri sıçrayamazsınız. Spiritüel, duygusal, maddi deneyimleri kendinize katarak, yanınıza alarak niyetlere uzanabilirsiniz ancak. Aksi halde varlıksal bütünlüğünüzü koruyamazsınız. Dönüp bakmak ve yok farz ettiğiniz, kızdığınız, sizi zorlayan, altından kalkamayacağınızı düşündüğünüz her türlü deneyim ve duyguyu gözden geçirmek gerek. Bunların yanında, artık başarmış olduğunuzu düşündüğünüz, yaşanmış bitmiş olduğunu farz ettiğiniz konuları da düşünmekte fayda var. 

Bu hafta perşembe gününe kadar: 

Ayakta öne eğilmeler ve denge duruşlarının odak noktası olduğu akışlar kullanabilirsiniz. 

Cuma ve hafta sonu: 

Niyetlerin ve atılım fikirlerinin bizleri huzursuz edebileceği, fazla esnemenin bize zarar verebileceği bir dönem. 4 gün boyunca güçlenen kökler ve denge şimdi biraz dinlenmek ve kendilerine kalıcı yer edinmek ister. Yoga rutinlerinizde bugünlerde meditasyona yoğunluk verilebilir. Karın ve beli güçlendirecek pozlara ağırlık verilebilir. 

6 Ocak'ta gerçekleşen parçalı ay tutulması ve yeniay hakkındaki yazıma şuradan ulaşabilirsiniz: 

https://zodyaklapolka.weebly.com/home/6-ocak-2019-yeniay

Sevgi ile... 

 

Go to top