Haftaya başlarken heybemizdekilere sahip çıkmak gerektiğini fısıldıyor gökyüzü. Hızlı ve bölünmüş bir halde başlayabiliriz haftaya. Zaten çoğu pazartesi de böyle değil mi? Ruhun bir yanı istirahate diğer yanı fani hayatın gerekliliklerine takılı, dönmeye başlar çark.

Yol aydınlanıyor, irili ufaklı kandiller yanmaya başlıyor yolda, iyi bakmalı. Bazıları yakacak, bazıları üzecek, bazıları derin bir coşku verecek ama her biri yolu aydınlatacak. Bu senenin “akıllıca atılan adımlar” ın değil, eşzamanlılığı takip etmenin senesi olduğunu düşünüyorum. Bu izleri takip ederken birçok hırkayı da çıkarmak gerekecektir. Kalp bir yumurta gibi çatlamaya başlarken ona kulak vermek, teslim olmak en güzeli. Hayat kalbimizi ve gözümüzü açmak, daha önce göremediğimiz renkleri bize göstermek istiyor. Bunun için önemli zamanlar. Dışarıda neler olup bittiği çok önemli değil, dinleyin…

Bu hafta Güneş burç değiştirip Ketu ile buluşuyor. Bu bir kış uykusu gibi. Ego kabuğunun çatlaması için iyi bir fırsat aslında. Yaşamın büyüklüğü karşısında kendimizi küçük hissedebiliriz. Ama bu birleşim ve kabuğun çatlaması küçülmek için değil, büyümek için bir fırsattır. Bu kış uykusunda yazın, dinleyin, gözlemleyin, filtresiz halinizle baş başa vakit geçirin derim. Ve bu sırada kandilleri takip edin.

Sevginin alışık olmadığımız, farkında olmadığımız, belki de mümkün olduğunu bilmediğimiz katmanlarını yakalayabileceğimiz bir süreçteyiz. İzin verirsek şayet, öfke ve kırgınlık gibi bir çok duygunun suya karıştığına şahit olabileceğiz. Özellikle geçtiğimiz aylarda geçmişe yönelik çalışmalar yaptıysanız bu zamanlar içe yönelmek ve bu tür açılımlar üzerine çalışmak iyi olabilir. Yazmak, keşfedilenleri ortaya dökmek ve cilalamadan, ham hali ile paylaşmak iyi gelecektir.

Hafta sonuna doğru kendimize güvenimiz yenilenecek ve keşiflerimizi daha net görebileceğiz. Bize guru olacak şey ya da kişiler ile temas kurabiliriz. Duyularımızı açık tutmalı ve bu sürecin maddi değil, manevi anlamları olduğunu unutmamalıyız. 

Yoga rutinleri için öneriler:

Haftanın ilk günlerinde rahat ve sizi hiç zorlamayacak asanalara ağırlık verebilirsiniz. Güçlü olduğunuz, hakim olduğunuz asanalardan bir sekans oluşturabilirsiniz. Savasana’da ise kalp ve rahim üzerine odaklanabilirsiniz.

Cuma günü ve Hafta sonu, hızlı akışlardan rahatsız olabilirsiniz. Öte yandan, savaşçı pozları ve kalp açıcılarla harmanlanmış akışları öneririm. Boğaz çakrasına odaklanmak güzel olabilir.

Go to top