“Insan bugün yaşamazsa ne vakit yaşayacak?” Bir Ömer Hayyam dizesi. Ezginin günlüğünün en sevdiğim şarkılarından biri.

Sıcak evimden dışarı bu şarkıyı söyleyerek adım attım. Yüzüme çarpan buz gibi soğuk ile canlılığımı hissettim, serinliği içime çektim. Şarkıyı söylerken farkettim, kuşlar da tünedikleri çıplak ağaçlarda ötüşüyorlar. Onlar cıvıldadıkça, ben de şarkıyı söyledim. Havanın rengi dün akşamdan kalma, sarıdan yeşile oradan mavinin tonlarına doğru koyulaşan bir renk skalası… Ay da yerini güneşe bırakmamış henüz…

Yaşamı o an hissettim derince… Düşüncelerin beni işgal etmesine izin vermeden, soğuğu, melodiyi, renkleri duyumsadım. Şükrettim, yaşamın basitliğine ve zenginliğine… Meditasyon günün telaşı içerisinde, birşeylere yetişmeye çalışırken de mümkün. Sadece duyulara yer açmak gerekiyor, düşüncelerin baskınlığından sıyrılıp… Bunu yapabildikçe, insanin içi yaşma coşkusu ile doluyor ve yaşamak için bir şey beklemiyor artık.

Bugün ne kadar yaşadin? Ne kadar hissettin yaşamı? Yoksa erteledin mi başka bir ana, hayatı?...

SİTEDE ARA

Go to top