Kafamı meşgul eden birkaç yazıdan birine başlayıp tıkanınca, kendime bırak gitsin, üzerine düşme, üzerine gittikçe yazı sarpa sarıyor, çözüleceğine dolaşıyor dedim.

Öylece kapattım yazıyı, yeni bir sayfa açtım. Kelimeler koşturarak gelip kendilerini ekrana atmaya başlayınca, içimdeki barajın kapaklarının açıldığını kelimelerin etrafımı hızla doldurmaya başladığını fark ettim. Benim kelimelerim, kendilerine bir sürü anlam yüklediğim, yazdıkça çoğalıp, taşan, cümlelerden, yazıya dönüşen, anlam kazanan varlıklarım. Her yeni yazıyla bana bir şeyler öğretiyorlar, gece, gündüz peşimi bırakmıyorlar. Hayatı olduğu gibi, her geleni gülümseyerek kabul etmek çoğumuz için imkânsız, aslında hayata bu kadar çok anlam yükleyip iplerine sıkı sıkı asılmayı bırakmayı öğrenmemiz kendi iyiliğimiz için, bırak gitsin diyebilmeyi becerebilmeyi öğrenebilmek büyümenin ve olgunlaşmanın getirisiymiş.

Büyüdükçe öğrendim ve anladım ki, bırak gitsin demek seni özgür kılıyormuş, olmayanı, oldurmaya çalışmak için harcadığın zamanı kaybetmemek gerekiyor. En değerli şey zaman ve yapışıp kaldığın her duygu, her alışkanlık senden çalıyor, yıpratıyor. Uzun zamandır özgürüm, olduramadığıma üzülmeyi ve zorlamayı bıraktığımdan beri, çünkü çözülmeyeceğini düşündüğün her sorun, bırak gitsin dediğinde, kendiliğinden çözülüp seni her seferinde şaşırtıyor. Mutluyum, mutlu olmak için sağlıklı olmanın yeterli olduğunu, maddi hiçbir şeyin sağlığın yerini dolduramayacağını fark ettiğimden beri, bu dünyanın en büyük zenginliğine, beni seven insanlara sahibim bundan gerisi zaten boş. Hayatı olduğu gibi kabul ettim, bana açılmayan kapıları çalmaktan vazgeçtim, ardına kadar açılmış kapılardan geçip yeni bir evrene varabilmeyi, bana iyi gelenleri kocaman kucaklamayı öğrendim.

Yoga bana açılmış kapıların en muhteşemi, evrenin bana büyük ödülüydü, herkesin bir fikri ve değişik tecrübeleri vardı, kafamın içinde acaba mı diye düşünceler geçmiş olsa da, hiç birinin beni engellemesine izin vermedim. Bu hayat benimdi, karar bana aitti, bedenimi bir şekilde eğitmeyi, iyileştirmeyi öğrenmek için yoga yapmaya başlamak benim seçimimdi. Hep söylüyorum, altı yıl önceki kadın ile aramda kilometrelerce yol var, değişim kaçınılmaz ama en önemlisi ne biliyor musunuz, her yeni güne ağrısız, sızısız gözlerinizi açmanız. Değişim öyle yavaş gerçekleşiyor ki, çoğu zaman bir adım yol gidemediğini düşünüyorsun, sonra günün birinde bakıyorsun, uttanasada ellerini ayaklarının yanına koymuşsun, hani o yerden yarım metre yukarıda olan eller var ya, işte onları yere yerleştirmişsin.

O anda sana dünyanın en pahalı hediyesini verseler, bu kadar mutlu olamazsın, başarabileceğini fark etmek seni motive ediyor, pratiklerine daha hevesle sarılıyorsun. Hayatına yogayı sokmanın nasıl doğru bir karar ve geleceğine yaptığın en önemli yatırım olduğunu bir kez daha anlıyorsun. Bedensel olarak değişmek işin görünen yüzü, birde dışarıdan görünmeyen kısmı var, asıl onlar seni güçlü kılıyor. Ruhunun sakinliği, baktığı her şeyde iyi bir taraf görmeyi öğrenen gözler, konuştuğu her cümlede doğruluk söylemeyi öğrenen ağız, duyduğu sırları unutmayı, kötüyü duymamayı öğrenen kulaklar ve en önemlisi yaratılmış her canlıyı kusurlarıyla sevmeyi öğrenen bir yürek hediye ediyor. Tüm bunlardan payını alan zihnin öyle dinlenmiş ve arınmış ki, sanki daha önce içine doldurduğun tüm olumsuzluklar bavullarını toplayıp çekip gitmiş gibi hissediyorsun, baktığın ile gördüğün arasındaki farkı anında kavrayıveriyor, hep olumlu olmaya daha çok özen gösteriyorsun. Her seferinde matının üzerine, seninle yoga yapmak için stüdyona gelenlere şifa olmak, onlara yeni bir evrenin kapısından geçmelerine yardımcı olmak için çıkıyorsun.

Birilerine faydalı olabilmenin, stüdyona, derslerine koşarak gelen öğrencilerinin varlığının sağladığı manevi tatmin hiçbir şeye benzemiyor ve ben yıllarca sanki bu kapıdan geçmeyi, geçip değişmeyi bekliyormuşum. Doğmak ve ölmek bizim dışımızda gerçekleşen planlar, hayatımızı nasıl yaşayacağımız ise tamamen bizim seçimimiz. Ben sağlıkla, iyilikle yaşamayı, beni yoran her türlü duyguyu bırakmayı seçtim, yoga benim bu hayattaki yolculuğum, aslında bu kadar uzun yürüyeceğimi, hayatıma bir kez girdikten sonra vazgeçemeyeceğimi tahmin etmemiştim, sevgiyle, kararlılıkla, güvenli adımlarla yürüyorum, yolum beni götürüyor. Eski beni bıraktım gitti, şimdiki ben daha kolay, ne istediğini neyin kendisine iyi geldiğini çok iyi bilen bir kadın, yeni ben, koruyucu bir kalkanla yanımda duruyor, beni koruyor, kolluyor. Bırak hayatında seni mutlu etmeyen, sana zarar veren her şeyi, öğren, bırak gitsin demeyi, böylece özgürleşecek ve mutlu olacaksın. Tüm kararlarınızda kalbinizin sesine kulak verin, en doğruyu o söylüyor.

Sağlıkla ve sevgide kalın.
Namaste
 

SİTEDE ARA

Go to top