Keyifli bir oyuna var mısınız?

Reiki eğitimlerimi verirken, en severek anlattığım bölümdür Dr. Mikao Usui’nin “Reiki İdealleri”.

Yalnızca bugünlük, kızma hiçbir şeye.

Hiç endişelenme ve müteşekkir ol.

Kendini işe ada ve insanlara nazik davran.

Öncelikle yukarıda koyu harflerle yazılmış birkaç satır var ya; işte onu evinizde, işyerinizde her an görebileceğiniz bir yere asın. Sonra da aşağıdaki maddeleri birer birer günlük yaşamınıza dahil edin. Nasıl mı?

Kural şu: Tüm maddeleri öncelikle “sadece bugün için” prensibine dayandırarak uygulayacaksınız. Bu sizi anda tutacaktır. Sadece doğru olanı ve gerekli olanı yapın. Ne daha azını ne de daha fazlasını.

Birinci madde “hiçbir şeye kızmamak/öfkelenmemek”. Sadece bugün için bunu yapacaksınız yani ödeviniz bu. Bugün yapamazsanız, ertesi gün gelen bugünde ödeviniz yine aynı. Ödevi tamamlamadan bir sonrakine geçemezsiniz. Unutmayın ki öfke başkalarına ve kendinize zarar verir. Öfke, egonun oyunda olduğunun bir işaretidir. Bunu hatırladığınızda ödevinizi tamamlamanız çok daha hızlı ve kolay olacaktır.

Bunu başardığınız gün, yeni bugün de yeni bir ödeviniz daha olacak. İkinci maddeye geçebilirsiniz, “hiç endişelenme/üzülme”. Gereği olmayan üzüntü ve korkulara sahip olmayın. Bugün sadece elinizden gelenin en iyisini yapın ve gerisinin kendiliğinden en iyi şekilde gerçekleşeceğine inanın. Korkulardan özgür olmanın anahtarı evrenin işleyişinin mükemmelliğine inanmaktır. Unutmayın ki sadece sevginin karşıtı olan bir duygudur korku. İçinizde her hissettiğinizde sevgiden uzaklaştığınızı bilin. Öyleyse artık iki ödeviniz var. Hem hiçbir şeye kızıp öfkelenmeyeceksiniz hem de aynı zamanda endişelenip üzülmeyeceksiniz. İkisini birlikte yapmak durumundasınız. Birinden birini yapamazsanız, ilk ödevi tekrar almanız gerekiyor. Yani başa dönüyorsunuz ve yine tek ödeviniz oluyor. Ödevinizin az olması güzel olabilir, ancak sıkıcı olabileceğini de unutmayın. Yeni ödevler eklemek inanın daha keyifli olacak.

İki ödevinizi de yaptığınız gün üçüncü madde olan ödeve de geçebilirsiniz; “şükran duy/müteşekkir ol”. Yaşamlarımızın bir armağan olduğunu kavradığımızda doğal olarak şükran duyarız. Ancak yaşamımızdaki her şeye teşekkür etmeyi unuttuğumuzda hayatımızda bir duraklama meydana gelir. Yine de teşekkür edecek şeyler bulmakta zorlanırsanız, aldığınız ve verdiğimiz her nefes ile birlikte mucizeyi soluduğunuzu fark edin, şükran kendiliğinden gelecektir. Şimdi demek ki üç ödeviniz var. Bu demek oluyor ki üçünü de tamamladığınız gün ancak dördüncü ödevi alabilirsiniz. Sadece birisini yapamazsanız bile ilk ödeve yani en başa geri döner, yine tek tek ödevleri sıra ile almaya başlarsınız.

Üçü de tamamsa dördüncü madde olan “kendini işe ada/çok çalış” ödevini de alabilirsiniz. Unutmayın ki günlük yaşamlarımız vasıtası ile gelişip büyürüz. Sıradan bir günümüzde kendimizi gözleyerek her anın gerçekte olağanüstü olduğunu kavrayabiliriz. Böylelikle her an spiritüel olarak gelişirken, bir taraftan da başkalarına hizmet etmek olan gerçek işimizle meşgul olmuş oluruz.

Döngü hep aynı devam eder. Nihayetinde dördünü de başardığınız gün beşinci madde olan ödev “insanlara/başkalarına nazik davran” maddesine geçebilirsiniz. Unutmayın ki evrensel katta ben ve diğerleri arasında fark yani ayrılık yoktur. Her şey birdir, tekdir. Böylece başkalarına karşı nazik olmak kendimize nazik olmak anlamına gelir. Kendimizi sevmek, diğer her şeyi sevmek demektir.

Bu oyun hiç bitmeyen bir şekilde devam eder, beşini de almış bugün denilen zaman dilimde tamamlamış olabiliriz. Bu bizi mezun etmeyecektir. Bunu her bugün başarmamız gerek. Eğer herhangi bir bugün de bir tanesini yapamazsak en başa dönmeliyiz. Ancak bu şekilde hayatın bir ritmi olduğunu, bazen baştan başlamanın öğrenmenin sadece farklı bir yolu olduğunu ve yaşamın bir oyun gibi yaşanması gerektiğini idrak edebiliriz.

Oyunun içinde ol, Aşk’la oyna… 

 

SİTEDE ARA

Go to top