Birbirimizi yükseltmek için buradayız. Kırmak, yargılamak, ötekiyle kıyaslamak ya da yok saymak için değil.

“Her şey bir, her şey bütün” diyorsan... Bu içsel bir şarkı gibi dilinden düşmüyorsa... Şarkınla bir olacaksın. Ayıran zihne, süzen göze, sana ve başkasına etiketler yapıştıran egoya aldırmadan. Özünde kalacak, dünyaya özünden bakacaksın. Kimseyi kendinden az ya da çok sanmadan, kendini kandırmadan. Uyanacaksın. Başka yolu yok…

Belki bambaşka bir hayata, sonunu artık bilemeyeceğin ihtimallere sırtını dönüp çıkmıştın yola. Bir seçim yaptın çünkü keşfettiğin bir şey vardı, belki bir ışık, belki de eksik parçan tamamlandı. Olur ya, belki daha ilk dersinde gönül verdin yogaya. O gün nasıl bir öğretmen dokunduysa senin ruhuna, sen de başka ruhlara ilham olmak istedin. Ya da kim bilir, belki sadece “sahnede” olmak cezbetmişti seni. Yıldız olmak, onaylanmak… Ne fark eder? Hiç.

Dönüşürsün. Herkes dönüşür. Yoga disipliniyle her gün gerçeğe bir adım daha yaklaşır, her an kendine biraz daha yakından bakarsın. Sisler aralanır. Etiketler düşer. Asıl olan mutlaka ortaya çıkar. Orada, ruhunla buluşursun. Kendine güvenle el verdiğinde, aynı anda çevrendeki her varlığa dokunursun. Bugün ya da üç yıl sonra, önemli değil...

Ama inan başka yolu yok. Yaşamaya, paylaşmaya soyunduysan binlerce yıllık bir öğretiyi, dikkatle, şefkatle ve nezaketle yol alacaksın. Kendi hızında ve hazır olduğunda, niyetin sözünde ve ifadende hayat bulacak. Biraz öyle, biraz böyle değil. İçeride ve dışarıda tam olacaksın. Hatırla: Zaten tamsın! Kendi tamlığını yaşayacaksın.

Çünkü sen yükselmek ve elini uzatıp yanındakine, yükseltmek için buradasın. Yalnızca sempati duyduğuna, beklentide olduğuna, kendinden sandığına değil; tüm bunlar eski bir yaşama aitti, hatırla. Karşına çıkan her varlığa sevgi, neşe ve güç katacaksın.

Hatırla: Sende ve evrendeki, çevrendeki her şeyde sonsuzluk var. Yeter ki izin ver. Yanındakinin gözlerinde sonsuzluğu görmek için kalbine izin ver.

Sat Nam!

Hayat ağacının dallarında titreşen yapraklarız.

Güneş hepimizi ayırt etmeden besler.

Yağmur her varlığa ayırt etmeden düşer.

Çünkü yok gerçekten farkımız.

Sat Nam!

Kendini diğerinden ayırmadığında, gözlerden gözlere saf neşe akar.

Çünkü yok Gerçek’ten farkımız.

Kalbe izin ver…

 

SİTEDE ARA

Go to top