Büyürken her gün biraz daha değişip farklılaşıyorsun, bir gün dönüp arkana baktığında yıllar önceki seni hiç tanımadığını anlıyorsun, aslında şimdiki seni de tanıdığında söylenemez.

Hiç durup düşünmemişsin, bu kadın/adam kimdir, hayattan beklentileri, hedefleri nelerdir, hayatın telaşına takılıp onu da peşinden sürüklemiş, çalıştırmış, eskitmiş, tanımak için çaba sarf etmemişsin. Büyümenin getirisi midir, insanın kendini tanıması yoksa büyümekle gelen olgunluk mu bilemedim. Kendimle tanışma vakti geldiğini anladığımda bayağı büyümüş, doğurduklarımı büyütmüştüm, asıl önemlisi neydi biliyor musunuz ben hiçbir zaman kendimi tanımadığım gibi potansiyelimin de farkına varmamışım, sanki sadece evlat, kardeş, eş ve anne olarak kodlanmışım gibi hissetmişim.

Tebdili mekânda, ferahlık vardır lafı bizim ailenin ilkesi, biraz göçmen genlerimizin biraz sıkılgan ruhumuzun bize hediyesi, her yeni yerle önümüze açılan kapılar, kapılardan geçip biriktirdiklerim şimdiki beni oluşturmuş ve ben kendimle tanışmışım. Büyürken, büyüttüklerin seni bırakıp gittiklerinde özgür kalıyorsun, bu aniden gelen özgürlük ilk önceleri üzerinde bir başıboşluk etkisi yaratıyor. Her gün yeni bir fikirle uyanıp, her gece yeni bir fikirle yatıyorsun kendini yönünü ve hedefini kaybetmiş gibi hissediyorsun, böyle gelip, geçen bir sürü hevesin içinden sıyrılıp hayatımın tam merkezine yerleşti yoga, ben yapabilirim dedim, o beni eğitmeyi kabul etti.

İlk zamanlar pratikler seni pestile çeviriyor, sadece hocanın sesine kulak verip, ona bakmadan yapanları gördükçe moralinde bozuluyor, içinden sen bu işi kıvıramayacaksın, bırak gitsin diyen hain sese, başaracağım, göreceksin diye bağırmak istiyorsun, ne olur ne olmaz deyip sessiz kalıyorsun. İşin püf noktalarının farkına varmayı, mesela her yorulduğunda, aslında nefes almayı unuttuğunu, nefesine dönmeyi başardığında, hareketlerin kolaylaştığını senin akışı takip etmene yardımcı olduğunu öğreniyorsun. Bu yüzdendir bütün yoga eğitmenlerinin bunu sürekli hatırlatması, çünkü biz unuturuz, hatırlamamız için uyarılmamız gerekir. İnsanın yıllarca kendini görmeden geçip gitmesi, bu kadarmışım diye düşünmesi oldukça üzücü, gerçekten kendimle tanışmam ve yapabileceklerimle yüzleşmem bana yoganın en büyük getirisi oldu. İsteyip de yapamayacağımız bir şey olmadığa inanmak gerekiyormuş, bu inanç seni gerçekten kendini fark etmeye, tanımaya yönlendiriyormuş.

Hayatım boyunca her yere yürüyerek gitmem, yazları yüzmem dışında fiziksel olarak hiçbir şey yapmamıştım, taşıdığım genler sağlamdı ama onlara gerekli özeni göstermeyince, ağrılar sinsi sinsi hayatıma sızmaya başlayıp bana bedenime özen göstermem gerektiğini her sabah hatırlatıyorlardı. Bu her gün ağrıyla uyanan insan ben olamam desem, ilaçlarla kendimi iyileştirmeye çalışsam da bir şey değişmiyordu. Ben kendimi tanımadığım gibi neye ihtiyacım olduğunun farkında değilmişim. Yıllar sonra bugün, ben kabuk değiştirmiş, kendini tanımanın önemini anlamış biri olarak başlıyorum her yeni güne, yogada geldiğim nokta benim kendime ve yapabileceklerime olan inancımın iyi sonuçlarıdır. En iyi benim, en zoru ben yaparım iddialarım yok, ben her sıradan insan kadarım tek farkım, sabırla ve disiplinle matımın üzerine çıkıp, her pratikle biraz daha kendimi tanımaya çalışmam, aslında gücümün sınırları olmadığını, çalıştıkça geliştiğini ve başkalaştığını gördükçe, kendine yaptığın büyük yatırımın farkına varıyorsun.

Ben bir yoga eğitmeniyim, önce kendimi tanıdım şimdi öğrencilerimin kendilerini tanımaları için elimden geldiğince rehber olmaya çalışıyorum. Yoga bir sevgi ve hoş görü yolu, ilerledikçe yeni bir insana ulaşıp, hayatındaki tüm olumsuzluklardan kurtuluyor, özgürleşiyorsun, çıktığın yolda bedenden ibaret olmadığını, ruhunun ve zihninin önemini anlayıp, kayıp parçalarını buluyorsun. Ben buldum kendimi ve daha iyi tanıdım, uzun zamandır bu hayattan ne beklediğimin ve nereye gittiğimin farkındayım, daha ne olsun, bana herkesten önce ben gerekliyim, önce kendimi dinlemeliyim. Bırakın sizi bağlayan, tüketen tüm olumsuz duyguları bu hayat bir kere ve sen daha kendini anlamamışsan başkalarını nasıl anlayacaksın. Önceliğin kendin olsun bu bencillik değil bir gereklilik, ne yaparsan yap, hangi yolda yürürsen yürü, kendine doğru git, kendinle yeniden tanış.

Çıktığın tüm yolların, günün birinde ne istediğini bilen yeni sana çıkmasını, seni daha iyiye taşımasını hedefle, önce kendini bul, gerisi zaten peşinden gelecektir.
Sevgide ve huzurla kalın.
Namaste 

SİTEDE ARA

Go to top