“Gerçeği, sadece gerçek olanı istiyorum” dedi öğrenci.

Usta, Osho’nun şu cümleleri ile cevap verdi: “Gerçek verilemez. Verilebilen bir şey gerçek olamaz. Gerçek zaten senin içinde olandır, sadece sahte olanın ortadan kaldırılması gerekiyor.”

Usta pek konuşmazdı zaten. Sadece bunu söyledi ve sessizliğine geri döndü.

Öğrenci pek bir şey anlamamıştı. Gerçek kendi içinde ise, neden ona kendisi dahil her şey anlamsız geliyordu. Neden huzuru bulmak için çabalarken huzursuzluklar peşini bırakmıyor; sürekli güzel şeyler düşünmeye çalışırken başına hep talihsiz şeyler geliyordu. “Eğer” dedi, “eğer hayatın gerçeği benim içimde olsaydı, her şeyin yolunda gidiyor olması gerekmez miydi? Bunca zamandır çabalıyorum, ama bir türlü olmak istediğim kişi olamıyor, hayatımı olmasını istediğim hale getiremiyorum.” Tabi bir de sahtenin ortadan kaldırılması diye bir durum vardı ki, bunu hiç anlamamıştı işte. “Sahte olanı nasıl anlayacağım ki, üstelik bu durumda sahte de gerçek gibi benim içinde mi yani” diye düşündü.

Oturduğu sedirde bunları düşünüp dururken, saatin geç olduğunu ve iyiden iyiye uykusunun geldiğini fark etti. Gözleri istemsizce kapanıyor, biraz daha düşünüp kafa yormak istese de uyku onu içine çekiyordu. Oracıkta kıvrılıverdi. Gözleri iyice kapandı, artık zihni devre dışıydı ve şu andan itibaren olan her şeyi uyandığında bir rüya olarak anlatacaktı ya da anlatamayacaktı.

“Ilık bir hava vardı yolunun düştüğü ormanda. Tek başına öylece yürüyordu. Kuş sesleri dışında çok net bir şekilde duyduğu güçlü bir sesle irkildi. “Gerçek” dedi bir ses, “gerçek senin içinde, tıpkı sahtenin de senin içinde olduğu gibi. Sevgi senin kalbinde, tıpkı korkunun da kalbinde olduğu gibi. Sevgi ve korkuyu birbirinden nasıl ayırıyorsun? Bir şeye veya birine karşı sevgi duyduğunda bedeninde neler oluyor izledin mi hiç? Korktuğun zaman nefesine dikkat ettin mi? Tüm bunların farkına varacak kadar kendinle misin yoksa kafanda deli sorularla boğuşurken olan biteni kaçırıyor musun? Gerçek ve sahteyi de ayırt etmenin yolu aynen sevgi ve korkuyu ayırt etmek gibi. Çünkü tüm pozitif duygu ve düşünceler sevgi kaynaklıdır ve tersi tüm negatif duygu ve düşünceler de korkudan kaynaklanır. Gerçek olan her şey sana bedenen, zihnen ve kalben sevgi ile aynı şeyleri hissettirecektir. Mesela kalbin pırpır edebilir, kendini bir kuş kadar hafif hissedebilirsin, ayakların yerden kesilecekmiş gibi gelebilir ve sebepsizce gülümser, içten gelen bir mutluluk duyarsın. Sahte olan şeyler ise sana tıpkı korktuğun zamanlarda hissettiğin şeyleri yaşatacaktır. Miden de garip bir hareketlenme hissedebilir, nefeslerinin sık ve kısa olduğunu fark edebilir ve kalbinin pırpır değil de rahatsızlık verecek bir şekilde hareketlendiğini izleyebilirsin. İşte böyle anlarsın sahte ve gerçek olanı. Ama sakın gerçek olanı iyi, sahte olanı kötü diye niteleme olur mu? Sadece gerçek veya sahte olanı fark etmenin coşkusunu yaşa. Gerçeği yani benliğinde korunması gerekeni koru hatta daha da güçlendir. Sahteyi yani dönüştürülmesi gerekeni ise dönüştür. Korkularını sevgiye dönüştür. Sadece sev, sevmekten başka çaren yok. Sadece sevdiğinde her şeyin olmasını istediğin gibi değil, olması gerektiği gibi olduğunun huzurunu yaşayacaksın. Unutma, sevmekten başka çaren yok.” ………

“Sevmekten başka çaren yok” cümlesini tekrar tekrar duyarken, ses giderek uzaklaştı, uzaklaştı ve sonra kesiliverdi.

”Gitme!” diyen kendi sesini duyduğunda gözlerini açmıştı bile. Gülümsedi, “çok güzel bir rüya gördüm” dedi kendi kendine ve gözlerini uykunun ağırlığı ile tekrar kapadı. Bilmiyordu ki, görülen her rüya bir düş değil bir yolculuktu aslında.

Peki onun tabiri ile uyandığında, rüya dediği olağandışı gerçeklikte ona söylenenleri hatırlama ihtimali olacak mıydı?

Aşk’la…

 

 

 

SİTEDE ARA

Go to top