Yoga derslerimize başlarken yaptığımız duanın bir yerinde şöyle der ustam: “Nasıl ki yağmurdan sonra akan sel suları kaldırım kenarındaki yaprakları sürükleyip götürürse, izin verdiğin takdirde nefesin de düşüncelerini öyle alıp götürür.”

Bu sabah kendimi o kadar bunalmış hissettim ki, ufacık bir sebepten bir ara gözyaşlarıma hakim olamadım. Boğazımda kelimeler düğümlendi, göğsüm sıkıştı. Tam da hıçkırıklarımı durduramadığımı fark ettiğimde aklıma geldi ustamın cümleleri. Beni o duruma getiren şey sadece düşüncelerimdi. Yapmam gerekense nefesime onları alıp götürmeleri için izin vermekti. İzin verebilmem için de nefesimi fark etmem gerekiyordu.

Gözlerimi kapadım. Birkaç kısa, sık ve rahatsız eden göğüs nefesinin ardından, uzun ve derin nefesler alarak nefesimi diyaframıma indirmeyi başardım. Sadece nefesime odaklandım ve düşüncelerimi sanki sahilde bir banka oturmuş, geleni geçeni izleyen birisi gibi izlemeye başladım.

Nefesim düşüncelerimi yağmurdan sonra kaldırım kenarından akan yağmur suları gibi alıp götürürken, giderek hoşuma giden bir oyuna dönüştü bu süreç. Rahatlamaya başladıkça daha çok keyif alır oldum bu oyundan. Sonra kuantum fiziğinin müthiş buluşunu hatırladım; “eğer izleyen olmazsa izlenen de olmaz” ve bir süre sonra düşüncelerimi izlemeyi tamamen bıraktım. Artık ne izleyen vardı ne de izlenen. Sadece nefesim vardı ve ben aldığım nefesten başka bir şey değildim.

Hiçbir şeyin önemi kalmıyor nefesimize izin verdiğimizde. Ne problem olarak görülen şeyler, ne üzüntüler, ne de bizi mutlu ettiğini zannettiğimiz olaylar, insanlar, sahip olunanlar; hepsi yok olup gidiyorlar sanki hiç olmamışçasına. Sadece sebepsiz bir mutluluk kaplıyor içinizi. Öylece çocuksu bir coşku ile gülümsüyor insan hayata.

Peki ya sonra, gözlerimizi açtıktan sonra ne oluyor? Kendi illüzyonlarımıza geri dönüyoruz tabii ki. Ama unutmamak lazım ki illüzyon bir yanlış algılama ve duyu yanılmasından başka bir şey değil, eğer izin verirsek aşılabilir ve değiştirilebilir. Kim bilir; belki de Yunus Emre’nin şu sözleri gibi sadece aradan çekilmek gerekiyor…

“Ey sende sana sığmayan ben… Çekilirsem aradan ne ben kalır ne de sen…”

Aşk’la…

 

 

 

SİTEDE ARA

Go to top