İyiliğin son kullanma tarihine hızla yaklaşıyoruz sanırım. Tarih net olarak belli olmasa da zamanımız azalıyor.

İşin ilginç yanı: Sokak köpeklerine (ki hayvanların beslenmesi, korunması, sevilmesi çok doğal) mama verince kendini iyi insan olarak etiketleyenler, kendi çıkarları için yanı başındakini rahatsız etmekten çekinmemenin kötülüğe giden yolda atılan bir adım olduğunu fark etmiyorlar.

Bencillik, kötülüğün ikiz kardeşi oysa. Vicdan iyiliğin tek yumurta ikizi olduğu için bu bağın bilinirliği kesindir de çift yumurta ikizlerinin kardeş oldukları bile bazen anlaşılmaz malum. O nedenle söylenmelidir ki, bencillik de kötülüğün çift yumurta ikizidir.

Ego, nefs ya da bencillik… Nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bu kardeşler bırakın dört nala koşmayı, neredeyse ışınlanma yöntemiyle hayatlarımıza etki ediyorlar artık.

Biz bile kendimizdekini göremiyor, aynadaki halimize dert yanıyoruz. Yani başkalarının yaptıklarını görüyor, kendimize toz kondurmuyoruz. Oysa kötülük de iyilik gibi içimizde varlığını sürdürüyor. Bize düşen bir seçim yapmak ve yolumuzu ona göre belirlemek.

Neden bunları yazmak gereğini duydum, çünkü geçen günlerde küçük bir kız çocuğu öldürüldü. Ondan birkaç gün önce yine küçücük bir can katledilmiş ve uygulanan yöntemler bizleri dehşet içinde bırakmıştı. Kısa bir süre önce de yavru bir köpeğe yapılan işkenceye ağladık. Son zamanlarda şiddete maruz kalan kadın, çocuk, hayvan, ağaçları buraya yazsam sayfalar almaz.

Alenen kötülüğün yükselişine tanık oluyoruz kısaca. Oysa şu cümleleri kaleme almak bile yakıyor canımı. Nereye gittiğimiz çok açık: Karanlığa. Ancak unutmayalım, o karanlığa gömülmeden önce hala vaktimiz olabilir. İyiliğin tedavülden kalkmaması için ciddi, kararlı ve yoğun bir çalışmanın içinde olmalıyız.

Evet çalışmalıyız. İyi birer insan olmak için bu şart. Çünkü iyilik de tıpkı kaslarımız gibi, çalıştıkça gelişir ve güçlenir. Sadece sosyal medyada paylaşmak, hashtaglemek yetmez, eyleme de geçirmeliyiz düşüncelerimizi.

Dönelim ve dürüstçe soralım kendimize “Hangi konuda egomuza, hangi konuda vicdanımıza hizmet ediyoruz?” diye.

Vicdan yalan söylemez, sadece çığırtkan egonun sesinden söylediklerini duymak zorlaşır. Ancak odaklanır ve kararlı olursak, o derinden gelen fısıltıyı duyabiliriz. Evet, ne zaman olduğu net olarak bilinmese de iyiliğin son kullanma tarihi hızla yaklaşıyor ancak umutsuzluğa düşmek, pes etmek, susmakla çözüm bulamayız.  Bu dünyayı iyilik kurtaracak ve unutmayalım ki hiçbir karanlık aydınlığa karşı koyamaz.

SİTEDE ARA

Go to top