Bir andır o, insanın hayatını sorgulamaya başladığı. Ben ne yapıyorum, niye yapıyorum, gerçekten mutlu muyum, istediğim şey yapmakta olduğum mu, buraya mı aitim, bunu mu seviyorum, onu mu istiyorum vs. vs. vs.

İşte bu deli sorularla geçer, hayatın farklı zaman dilimlerinde her insanın pek çok anı. Kimini fark eder, kimini bilerek görmezden gelir, kimini gerçekten görmez ama hepimiz yaşarız bu anları. Farkına varan için bir arayış başlar ve yollara düşer. Lao Tzu’nda söylediği gibi; “en uzun yolculuklar bile tek bir adımla başlar”.

Bunun bir başlangıç noktası var mı diye bana sorsanız, “bulunduğunuz nokta” diye cevap verirdim. Herkesin yolculuğu kendisine ait farklı bir noktadan başlıyor, farklı duraklara varıyor. Kimi durakta fazla, kimi durakta az zaman geçirilirken, bazı duraklardan insan koşarak kaçıyor ya da ayrılmak istemiyor. Ama bunlarda bir yanılsama sadece. Çok kalmak istediğimiz durak muhteşem, diğeri kötü diye düşünmemek gerekli. Bazen, bizim kendimizi bulmamızı tam anlamı ile gerçekleştirecek duraktan kaçarız. İçsel olarak korkutur bizi bu değişim ve oradan bir an önce uzaklaşmak ister, öyle sakin sakin bizi oyalayacak, değişimimizi geciktirecek durakları daha çok sever ve oralarda öyle oyalanıp dururuz. E ne de olsa hayat bu, sürprizlerle dolu, hiçbir şey göründüğü gibi olmayabiliyor.

Neyse… Böyle böyle devam eder yolculuklar. Düşe kalka, neyin bizim için uygun olup olmadığını anlamaya çalışarak yola devam ederken, bir gün o ilk adımı niye attığımızı unuttuğumuzu fark edeceğimizi bilmeden dolanıp dururuz. Ama bundan da beteri, tüm bu süreç boyunca aslında kontrol etmeyi öğrenmemiz gereken ama nedense bizim ısrarla yok etmeye çalıştığımız egomuz iyice şişer, nefsimiz bizi tamamen kontrolü altına alır. Böylelikle yeni bir uzağa düşeriz hem de hiç anlamadan, “Spiritüel Ego”…

İşte bu tam da “eyvahlar olsun” diyeceğimiz bir durum. Çünkü o andan itibaren, her şeyi bilen, gören, herkese akıl verebileceğini düşünen, deneyimi olmadığı her konuda bile bilgisi olan, kendini ol’du sanan ama olduğu yerde kalan biri haline dönüşür çıkarız. Spiritüel Ego denen şey kibrimizi o kadar artırır ki, uyanmak için çıktığımız yolda gözlerimiz iyice kör olur. Demiştik ya “hayat sürprizlerle doludur” diye. İşte bu da yolculuğun sürpriz sınavıdır.

Bu sınavdan muaf olmak için; her zaman yolda ayaklarımızın sağlam bastığından emin olmalı, akıl ve zihin ayrımını iyi yapmalıyız. Aklımızı kullanmaya ihtiyacımız var, zihnimizi ise durdurmaya. Bu farkı bilmediğimizde akıl da elden gidiyor vallahi. İşte o zaman fark ediyoruz, “Niye bu yolculuğa çıkmıştık?”. Ben kendime bu soruyu defalarca sordu. Hatta bir keresinde kalbimle aramda şöyle bir diyalog geçti. O’na dedim ki “çoktan unuttum”. “Neyi?” diye sordu kalbim. “Hatırlamıyorum” dedim. İşte ben de şok etkisi yapan bir an’dı bu ve belki de her şey bu muhteşem güzellikteki şoku yaşamak için yaşanmıştı.

Neyse oturup karalar bağlamaya gerek yok, “çay demleyin tekrar başlıyoruz” demiş bir zen ustası. Biz de yeniden başlayabiliriz. Artık ne yapmamamız gerektiğini biliyoruz. Önemli bir ayrıntı bu. Ne yapmak gerektiğini bildiğimizi düşündüğümüzde yanlışa düşmek daha kolaydır. Oysa ne yapmamamız gerektiğini bilirsek, doğru olanı yapma ihtimalimiz artar.

Ben de kendi yolculuğumda çayı baştan demleye demleye neleri yapmamam gerektiğini öğrendim ve kendimi Yoga yapar buldum. Ruhuma, bedenime ve zihnime aynı anda iyi gelen öncelikli yöntem benim için YOGA. Zamanla da yoganın yapılan değil ol’unan bir şey olduğunu deneyimlemek muhteşem. Ve en önemlisi de bildiğim tek şeyin hiçbir şey bilmediğim olduğunu keşfettim yoga ile. Her şey bir yanılsama ve bu kadar gerçek görünmelerinin tek nedeni, onların gerçek olması değil, bizim onun gerçek olduğuna bu kadar kesin olarak inanmamız. Bu nedenle de yoga sayesinde kendime ait yanılsamalarıma bakış biçimimi değiştirmek için, onlarla ilgili inancımı değiştirmem gerektiğini keşfettim. Çayı hep yeniden demlemek güzel bir şey de olabilir, tabi eğer arkasından yaptığımız şeyden emin olarak tekrar onu yapmaya devam ediyorsak.

Şimdi güzel bir çay demleyin; ya yeniden başlayın yolculuğa bulunduğunuz noktadan ya da emin olduğunuz o muhteşem şeyi yapmaya devam edin çayınızı içtikten sonra.

Aşk’la…

SİTEDE ARA

Go to top