“Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.

Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.

Sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok.

Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.”

demiş Ömer Hayyam… Yani tercümesi “sen yoksan dünya yok”!

İnan ki yok… Sen kokladığın için kokuyor çiçekler, sen gördüğün için yeşilleniyor ağaçlar. Sen acısını hissedebildiğin için acı çekiyor dünya ve sen güldüğün için gülüyor çocuklar. Sen öfke ve nefret saçtığın için oluyor kavgalar ve sen bir canlının başını okşadığın için oluyor sabahlar.

Sen yoksan ne çiçek var ne ağaç, ne acı var ne sevgi ve ne kavga var ne de barış. Her şeyi ama her şeyi anlamlandıransın sen. Sen adını koyduğun her şeysin. Çiçeksin, dikensin, ağaçsın, yere düşen kuru yaprak sensin, sevgisin, sevgilisin, öfkesin, neşesin, acı ve sevinçsin… Sen bildiğin her şeysin. Bir gün olmadığında bunların hiçbirinin anlamı olmayacak. Ne gözünün gördükleri, ne hissettiklerin ne de düşündüklerin var olacak senin yokluğunda, hepsi sen varsan var. Senin için var.

O yüzden hayatın anlamını da arama boşuna. Hayatını da diğer her şey gibi anlamlandıran sensin. Senin hayatının bir anlamı var evet ama onun adını da koyacak olan sensin. Eğer adını koymadıysan neyi arıyorsun. Kaybettiğin anahtarını, onun ne olduğunu bildiğin için arayıp bulabiliyorsun. Onun bir ismi var, neye benzediğini biliyorsun ve arayabiliyorsun; çünkü ona sen anlam kazandırdın, ne aradığını biliyorsun, gördüğünde onu tanıyacaksın. Peki ya hayatına bir anlam kazandırdın mı da her yerde “hayatın anlamını, hayat amacımı arıyorum” diye dolaşıyorsun. Ve pek çokları gibi sonunda bulamadığın için yakınıp hayal kırıklığına uğruyorsun. Boşuna dolaşma; anlamlandırmadığın, hiç görmediğin, hissetmediğin, ne olduğunu bilmediğin bir şeyi bulamazsın. Hayatın anlamı senden ayrı bir şey değil; seninle var olan bir şey. Hayatının amacı da bilmediğin bir şey değil; sadece unuttuğun bir şey. Bulduğunda da bu yüzden bulmuş olduğunu hissedeceksin, sadece hatırlayacaksın aslında. Hatırladığında “buldum” diyeceksin. Ne kendinden ayrı ne de senden uzak olan bir şey buldun. Sadece kendi potansiyelini keşfettin ve aslında içeride tanıdığın, bildiğin şeyi hatırladın ve kendini buldun…

Hepimizin farklı bir hayat amacı var, bu yüzden de hepimiz için farklı bir anlamı var hayatın. Sadece biz varsak var olan bir şey bu da, tıpkı diğer her şey gibi. Sadece yaşarken, bir şeyi tutup görebilirken, dokunabilirken, senin ona verdiğin biçimde bir anlamı var, var olduğunu zannettiğin her şeyin. Sen dokunduğun çiçeğe aşk dersen aşk olur, öten bülbüle aşık dersen aşık olur; sevgilinin gözlerine bakarken gördüğün, sana bakan Tanrı olur; dokunduğun her şey sevgi olur ve eğer sen istersen hayatın bir anlamı, yaşamının bir amacı olur. Sen yoksan, her şey yok olur.

Aşk’la yaşa ki anlamı olsun hayatın, Aşk olsun…

SİTEDE ARA

Go to top