Kafamda kelime kazanları hafiften kaynamaya başlarken, kazanın altına odun atıp ateşi harlıyorum, kelimeler fokurdamaya başlarken yazı pişiyor.

Pişen yazı, sayfalara dolarken gözlerimi kapatıp yeni yazının taze kokusunu içime çekip, kendime ve başarabildiklerime gülümsüyorum. Hiç hesapta olmayan yeteneklerimin farkına varmanın keyfini sürüyorum.

İnsan olarak doğduğumuz, insan kalmakta zorlandığımız bu hayatta en önemlisi içimizdeki insana varabilmektir. Gitmek bir eylemse eğer, varmak onun nihai sonucudur. Varmak için çıktığın yolların en çetini kendine olanıdır, gerçek seni bulabilirsen eğer bu senin şansındır. Bu yolun sonunda içinden bir sanatçı, bir ebeveyn, bir yazar, bir yoga eğitmeni, bir müzisyen gibi daha sayamadığım bir sürü şey çıkabilir ama içinizden bir insan çıkmazsa aslında diğerlerinin hiçbir önemi yoktur.

Her gidişin yönü bambaşkadır. Kendini alıp yola çıkarsın; bir şehre, bir ülkeye, bir insana, bir amaca, bir hedefe doğru giderken, senden eksilmeyi seçenleri bir yol ayrımında bırakır, seni tamamlayanlar, destekleyenler ve sulayıp yeşertenlerle el ele daha güçlü olursun. Yalnız ya da insanlarla birlikte varmak için çıktığım, varmaya niyet ettiğim her yolda aldığım her nefes ile cesareti ve kendime olan inancımı içime çekiyor, tüm korkularımı dışarıya bırakıyorum. Korkularımın beni olduğum yere bağlaması benim hayallerime ve varmak istediğim hedeflerime engel olmasına izin vermiyorum. Bunca yıldır öğrendiğim en önemli hayat tecrübesi, korkularının üzerine yürüdüğünde onların senden kaçıp saklandıkları oldu. Bu bilinçle, kendime inanç ve cesaretle çıktığım yolların hepsinde başarılı olamasam da, başarabildiklerim beni çoğalttı, güçlendirip büyüttü. Bugüne gelebilmek için geçtiğim yollardaki engellerin izlerini içimde taşıyorum, o izler benim tecrübelerim. Bağırarak ağladığım, gözyaşlarımı tükettiğim, bolca kendime acıyıp ya da suçlayıp, ümitsizlik kuyularına yuvarlandığım, kendimi çok mutsuz hissettiğim karanlık zamanlardan geçtim. Sonra kendime saklandığım karanlıklardan aydınlığa çıkmayı zorda olsa öğrettim, silkinip kalktım hayata kafa tuttum, ben yenilmez değildim ama ayakta kalabilmek için mücadele edebilirdim.

Yogaya doğru gitmeye başlamakta öncelikli amacım iyileşmekti ve ben vardığım yerde kendimi ve iyiliği buldum. İçimdeki bir garip insanın kendine ne kadar kör olduğunu ve kendini görmeyi unuttuğunda aslında hayatının eziyete dönüştüğünü keşfettim. Bütün yollar sana varmalı ve senin insan olarak kalabilmene yardımcı olmalıymış. Sanıyorum insan kalmayı başarabildim, kadın ya da erkek olmaktan, üzerine yapıştırdığın her türlü etiketten önce insan olmak, kendine bakıp yaptığın hataları görebilmek, onlardan aldığın derslerle yola devam edebilmek her şeyden daha önemliymiş. Meğerse hayat çok çabuk sona varabilen ve o sonun ne zaman seni yakalayacağını bilemediğin bir yolculukmuş, sen kendi faniliğini unutmadan yürümeye devam ettiğinde, yaşadığın zamanın içinde kalabilmeyi, mutluluğu kendi içinde aramayı ve huzur ile kol kola yürümeyi öğreniyorsun.

Daha yürüyeceğim uzun yollarım olmasını ümit ediyorum, hayatta hiçbir şey için geç kalmak söz konusu değilmiş, vardığım her yeni kapıda ben kendi içimde yeni bir ben keşfettim ve ona insan olmanın ne kadar önemli olduğunu öğrettim. Yürüdüğümüz yollarda bulduğumuz iyi insanlarla barış dolu bir dünyaya varmayı, öyle bir dünyayı çocuklarımıza bırakmayı diliyorum.

Sevgide kalın. Hoşça kalın. Namaste

SİTEDE ARA

Go to top