Yazmak, daha doğrusu yazabilmeyi becerebilmek insana kendini inanılmaz iyi hissettiriyor. Yazabildiklerin senin kelimelerle, cümlelerle dansının hayata geçen gerçekleri ve o gerçekler seni yazarken fark etmeden eğitiyor.  

Hiç ummadığın zamanlarda bir kelimenin peşine takılıp giderken aslında o kelimelerin bir yazıyı oluşturabileceğinden emin değilsin. Bilgisayarımda her zaman başlanmış ama tamamlanamamış birkaç yazı öylece durur, bir fikre kapılıp giderim, yazı tamamlanamadan kelimelerim tükenir, o tükenme halinde içimde çöreklenen korkuyla her seferinde “Tamam bu sefer bitti bir daha yazamayacağım galiba’’ derim. Aslında yazılar bilir devamlarının geleceğini. Sessizce, yargılamadan beklerler orada bitirilebilecekleri zamanın gelmesini ve çoğunlukla biterler, nadir olarak da olsa bitmeden başka yazının içine karışanlarda olur, eh o kadar kusur kadı kızında da oluyor.

Büyüdükçe, yeryüzünde çokça vakit geçirip, bir gün gelip aslında bir misafir, sonsuz değil sonlu olduğun gerçeğini kabul edince aslında senin değil, hayatın seni yaşadığını ve bunun çok yorucu olduğunu fark ediyorsun. Sürekli iki adım ileri, bir adım geri bir dans pistinde aynı dairenin içinde kendi gerçeklerim dediklerinle çözülmez bir düğüm haline gelip, gitgide daha fazla dolaşmakta ve huzursuz bir insan haline gelmektesin. Zamanda yolculuk gerçek anlamıyla mümkün olmasa da biz insanların geçmişe gitme, daha önce yaşanmış sorunlara takılı kalma, geçmişten pişman olma ve hep bir hayıflanma halleri sürekli mevcuttur. Bu takılı kalma ve pişman olma hallerinin uzun sürmesi, insanın yavaşça hayattan elini eteğini çekmesine neden olur. Bu durumdan çıkmak için kendin için en doğru tercihi yaptığın an yeryüzüne yeniden gelmiş gibi olursun.

Yazabildiğimi böyle sorunlara takılı kaldığım, nefes alamadığım bir anda aklımdan geçen birbirinden kopuk düşünceleri bir kâğıda aktardığımda fark ettim. Yazarken, kendi yazdıklarımı okurken, ben kendimi gerçekten tanıdım. Kelimeleri dönüştürebilmeyi öğreniyordum, zihnime üşüşen kelimeler bilgisayarımın ekranında bir yazıya dönüşmeye başladıklarında bana aslında bir şey öğretmek için ortaya çıkıyorlar. Bir kelimenin mayalanıp, yüzlerce kelimeden oluşan anlamlı bir yazıya dönüşmesi için gereken süreçte, dönüp dönüp o kelime hamurunu karıştırıyorum, bir süre bırakıp dinlendiriyorum, dönüp tekrar baktığımda, yeni kelimeler eklenip çoğaldığını görüyorum.

Bu hayatta, lisede okul tercihim dışında, bütün sorumluluk ve seçimler bana ait, ben kendi hayatımın hep direksiyonundaydım. Bazen her şey çokta yolunda gitmedi, büyük kazalar yapıp, ağır bedeller ödedim, sonra o kazalardan çıkardığım derslerle, gözyaşlarımı silip, yaralarımı temizledim, arada kanayan yerlere yeniden pansuman yaptım. Bütün tercihlerim, tecrübelere dönüşmese bile benim hayatım aslında tecrübelerimin ışığında sürüp gidiyor. Hep doğru tercihler mi yaptım? Hayır böyle bir şey söylemem mümkün değil. Bazen yaptığım kötü tercihlerin sonucunda kendimi tekrar ayağa kaldırabilmek içinde çok uğraştım. Sonra büyüdüm, öyle çok büyüdüm ki bu kadar büyüyebildiğime inanamadım, çünkü içimdeki yarı deli, yarı çılgın o çocuğu büyüdüğüme hala ikna edemedim. Bir an gelip kabul ediyor tamam diyor sonra mızıkçılık yapıyor hayır kabul etmiyorum diyor. “Bak” diyorum “yarım asırdır bu topraklarda köklenmektesin, yaşadığın hayat senin özgür tercihindi, büyürken, kendinde içinde yaşamlar büyütüp çoğaldın, çoğaldıkların bile çoğalabilecek çağlara geldiler, daha neye direniyorsun”. Omuzunu silkiyor, “olsun ben bulunduğum yerde mutluyum” diyor.

Ben tercihlerim ve onların sonucu tecrübelerime dayanarak büyümeyi kabul etmenin beni olduğum yerde bırakacağına, hatta unutabileceğine inanıyorum. O yüzden hep hevesle yeni yollara sapmanın, zamanın akış hızını değiştirdiğini, durağanlaşan hayatımı canlandırdığını yeni ufuklara açtığım her yelkenle tecrübelerimle herkesin hayatına dokunabildiğimi biliyorum. Öyleyse ben ne zaman istersem o zaman büyüyeceğim ya da hiç büyümeden bu dünyadan geçip gideceğim. Tercih sizin, ister büyüyün ister büyümeyin ama tecrübelerinizden çıkardığınız derslere güvenin.

Her yeni günde dünyaya doğan güneşi görerek ve huzurla kalın. Hoşça kalın. Namaste

SİTEDE ARA

Go to top