Birkaç gündür tanıdığım, tanımadığım, öyle bir kişinin varlığını ilk kez öğrendiğim bir sürü insanın, eski, yeni TEDX konuşmalarını (bu arada tedx paylaşmaya değer fikirler organizasyonu demekmiş, bunu öğrendim) internetten seyrediyorum.

Çoğu konuşmacı kişisel gelişim hakkında kendi fikirlerini, kendi yaşamlarından örneklerle anlatıyor. İzledikçe diyorum ki; tamam güzel hoşta, zaten birçoğumuz burada anlatılanları biliyoruz, fakat bir yerde hata var, uygulamada söylenenleri teğet geçip bildiğimizi okuyoruz. Tüm anlatılanlar bir balonun içinde bizden uzağa doğru yükseliyor. Sanki onca dinleyen, bu konuşmaları yapan insanları dinlemeye değil, görmeye gitmiş, hiçbir şey duymamış ya da duyduklarını hiç anlamamış gibi davranıyor. Bana bu insanların yaptıkları sunumlar güzel konuşmalar olarak kalmış, bizlere ve yaşamlarımıza bir katkı sağlamamış gibi geliyor. Kişisel gelişim kitapları içinde durum aynı. Herkes okuyor fakat sanki bu okumaların kimseye bir faydası olmuyor. Sanırım kişisel gelişmek için çoğunlukla konuşmalar ve kitaplar yeterli gelmiyor, bunu istemek ve kendine ve değişmeye doğru bir adım atabilmek gerekiyor. Toplum olarak değişmeye başlamak için önce birey olarak kendimize çeki düzen vermemiz, önce oturup kendi eksikliklerimizi ve hatalarımızı görmemiz lazım. Çoğunlukla yaptığımız gibi suçu sürekli başkalarına yükleyerek bir yere varamayız.

Aslında bireysel olarak hep başkalarının düzelmesini ya da karşı tarafın bir şeyler yapmasını beklediğimiz için o konuşmalar ve kitaplarda anlatılanlar doluştukları balonun içinde anlamsız sözcükler olarak kalıp, bizden uzaklaşıp topluma bir yarar sağlamıyorlar. Dinlediklerimizi ya da okuduklarımızı pratikte hayatımıza uygulamayı başaramıyorsak eğer bunların herhangi bir önemi de kalmıyor. Uzun bir zaman önce kendimi değiştirmek için kendimi anlamaya ve nerede hata yaptığımı görmeye ihtiyacım olduğunu fark ettim. Bunu anlamamda yoga felsefesinin çok büyük rolü oldu, bende herkes gibi sıradan bir insanım, kendime tarafsız bir gözle baktım, öyle süper güçlerim falan yoktu. Öyleyse kendime payeler yüklemekten vazgeçmekle başlamaydım, tüm toplumsal rollerimden önce ben bir süreliğine yeryüzünde konaklayan bir bireydim. Çok konuştuğumu inkar etmiyorum. İlk önce bazı durumlarda konuşmanın dozunu kaçırdığımı ve susmam gerektiğini anladım. Hayatım boyunca isteyerek hiçbir insana tek bir kelime kötü söz söylemediğimi rahatlıkla söyleyebilsem de çok fazla konuşunca bazen istemeden kırdıklarımda olmuş olabilir. Şimdi durduğum yerden bunu görebilmem belki yaşımın, belki tecrübelerimin, belki de tüm o birikimin bir sonucuydu. İlk önce birbirimizi duymaktan vazgeçiyoruz, gerisi çorap söküğü gibi geliyor, sonra zamanla görmeyi de unutuyoruz.

Bazen kendimi aralarında hayalet gibi hissettiğim insanların karşısında buluyorum, öyle ben merkezli insanlar ki omuzlarından tutup sarsmak, bir soluk al lütfen demek istiyorum. Beni bunu yapmaktan ne alıkoyuyor bir fikrim yok, belki de yardım edemeyeceğimi düşünüyorum ama sanırım en büyük neden alacağım tepkiden korkuyor olmam. Bir farkındalık yaratmak için korkmadan mücadeleye başlamak gerek. Kendin ve yakın çevren hedef kitlen olsun, çoğu zaman konuşmadan susarak, sadece davranışlarla bile değişimi başlatabiliyorsun. En zoru yargılardan arınmak, zihni ve dili iyiye doğru evriltmek, düşündüğünü o anda söylemekten kendini alıkoymayı başardığında ilerlemeye başlıyorsun, konuşmadan önce bunu söylersem karşımdaki insan nasıl etkilenir diye düşünmeye başlıyorsun. Sonra zamanla içinde bir hoşgörü havuzu oluşturuyorsun, olumsuz tüm fikirleri ve sözcükleri önce bu havuza daldırıp güzelce yıkıyor, sonra başka bir açıdan tekrar görmeye başlıyorsun.

İtiraf etmeliyim ki oldukça zor bir süreç ama imkansızda değil, kendin dahil kimsenin kusursuz olmadığını kabul etmek işini daha da kolaylaştırıyor. Bazen bu değişim konusunda bazı araçlar sana yardımcı oluyor, benimki yoga ve yazmaktı, belki seninki heykel ya da resim yapmak, bir başkasınınki şarkı söylemek veya okumak, herkesin onlarca değişik yolu olabilir. Ama bil ki işini kolaylaştıracak bir şeyler buluyor, bulduklarının faydasını fazlasıyla görüyorsun. Şimdilerde ağzından çıkacak her sözcüğe dikkat etmekle işe başlayabilirsin ve gerisinin onu takip edeceğinden emin olabilirsin.

Her şey kendini anlamaya doğru attığın bir adımla başlar ve bir bakarsın bir değişimi başlatmışsın. Unutma önce kendinle başla.

Hoşça kalın, sevgide ve anlayışla kalın. Namaste


SİTEDE ARA

Go to top