Maria Farantouri’nin güçlü ve olağanüstü sesi arabanın içini dolduruyor, alıp başımı gidiyorum, tüm dikkatiyle sadece gözlerim ve kulaklarım yolda kalıyor. Karlarla kaplı seksen sekiz kışına, kimseyi kaybetmediğimiz, kayıpların acısıyla yüzleşmediğimiz bir zamana ışınlanıyorum.

Göbek adı “ümit’’ bir avuç genciz en büyüğümüz yirmi beş, bilemediniz yirmi altı yaşında, hayatın tüm yüzleriyle henüz tanışmamışız yeni bir yılı karşılamak için bir aradayız. Pembe gözlüklerimiz ve umut dolu hayallerimiz var, her kafadan bir sesin çıktığı, her şeye kahkahalarla gülebildiğimiz, gülüşlerimizin gözlerimize ulaştığı tasasız zamanlarımızın son demlerini yaşadığımızın farkında değiliz.  Hayatın ilk dönemecini geçmiş ama daha hayat telaşı denilen şeyin içine düşmemişiz. Bilmiyoruz çok yakında bu tasasızlık hali sona erecek ve hayat üzerimize kara bir bulut gibi çöküp, ara sıra güneşi görmemize izin verecek. Güzel günler, güzel insanlar bir bir çekip giderken ve sen eksilirken, yaşamla yüzleşip ne zaman bu kadar karamsar bir insan haline geldiğini, ne ara bu durumu kabullendiğini düşüneceksin. Yıllar birbiri ardına devrilip seni büyütürken, ilk şaşkınlığın geçecek toparlanmaya başlamayı öğreneceksin. Hep ayaktaydın belki ama zorluklara karşı daha dik durman gerektiğini ve eğer mücadeleden vazgeçersen kaybedeceğini anlayacaksın. Herkesin kendine gelme zamanı farklı ama aslında daha olgun yaşlarda, hayata dair her şeyi büyütmediğinde, sakin kalabildiğinde içinden çıkılmayacak sorunun olmadığını da fark ediyorsun. Olduramadıklarına üzülmek yerine, oldurabildiklerine ve ne istediğine odaklandığında aslında hayatın sana ne öğretmeye çalıştığını kavrayıveriyorsun. Eğer hayatın yükünü birlikte taşıdığın insanlar, her daim sana destek olanlar varsa şanslısın, çünkü çok sıkıldığında kapısına gidebileceklerinin varlığı seni rahatlatıyor.

Yağmur sonrasının o berrak gökyüzünde güneşin parıldadığını görebilmen için hayatından kaç mevsim gitmiş hesaplamaya çalışıyorsun. En çok hayret ettiğin çocukların ne ara bu kadar büyümüşler, çok fazla şeyi kaçırmışsın. Onlar büyürken sen aynı kalmamışsın, değişmiş başka bir kadın olmuşsun. Yedi yıl önce hayatına yogayı katmış, kendi içindeki diğer kadını hayretle keşfetmişsin. Zamanın akış hızına alışmışsın, sevdiklerinle beraber geçirdiğin anların ne kadar değerli olduğunu, gönül birliği yaptığın, sevgiyle buluştuğun, kocaman gülümsediğin, seni gülümseten, birlikte mutlu olduğun insanların varlığına daha çok şükreder olmuşsun.  

Bir yılın daha tarihin sayfalarına karışması için geri sayım başlamışken aklımda bu ve benzeri düşünceler dolaşıp duruyor, yüreğim sıkışıyor, gözlerimden yaşlar yuvarlanıyor, aslında neye bu kadar üzüldüğümü bilmiyorum. Geçen zamanda kaçırdığım önemli anlara mı, yıllarla sayıları artan kayıplarıma mı, yoksa bu kadar büyüdüğüme mi, emin değilim. Bir muhasebeci gibi hayatımın bu yılki bilançosunu çıkarıyorum, bu yılda aramızdan tamamen çekip gidenler, ya da başka bir yerde yaşamaya başlayanlar, aramıza katılanlar, yeni tanıştıklarım, tanışmadan sevdiklerim, ışıkları ile beni aydınlatan, bilgileri ile beni çoğaltan insanlar var. Bu yıl hayatın içinde olmaya dair bir sürü şeyin daha çok farkına vardım. Mesela yavaşlamayı, kendime şefkat göstermeyi, kendi sınırlarımı, karşımdaki ne hisseder diye daha çok düşünmeyi, bunca yıl sonra gerçekten ne istediğimi daha iyi anladım. Ve hala mücadele ettiklerim var, mümkün oldukça daha az konuşmayı ve daha çok dinlemeyi öğrenmek için çabalıyorum. Ben antikalık sınırını aşmış bir kadın olarak, uzun bir zaman önce hayatımın üstüne her seferinde örtebildiğim karanlık örtülerden kurtulmayı başarabildiğim için kendimle gurur duyuyorum. Hiç kolay olmadı bu hale ulaşmak ama sonuçta istediğinde ulaşamayacağın hedef, eğer istersen değiştirmeyi başaramayacağın hiçbir şey yok, aslında gerçekten istediğinde hayatını bile kökten değiştirme gücüne sahipsin.

Her şeyin başı sağlık ve ben bu fikrimin sıkı takipçisiyim. Kendinin, sevdiklerinin ve çevrendekilerin sağlıklı olması demek, hayatında huzura ve mutluluğa daha çok alan açılması demek. Dünyaya gelen herkesin az ya da çok bu dünyayı değiştirme gücü olduğunu düşünüyorum ya da böyle düşünmek bana iyi geliyor.

Yeni bir yıl gelip hayatımızın başköşesine kurulmak üzere. Elinizden geldiğince önce kendinizden başlayın değişmeye, iyi duygulara, sevgiye, hoşgörüye, dürüstlüğe, adalete hayatınızda daha çok yer açın ki, içinizi kirleten kötü duygular korkup pılısını pırtısını toplayıp çekip gitsinler. Umarım yeni yıl, bolluk, bereket, daha çok sevgi, daha çok huzur, daha çok mutluluk getirir.

Kayıplarınızın az, umutlarınızın sonsuz, dileklerinizin gerçek olduğu yeni bir yıl olsun, yeni bir yılda yeniden buluşmayı diliyorum. Herkese mutlu yıllar.

Sevgiyle kalın. Namaste.

SİTEDE ARA

Go to top