Bir yılı daha geride bırakmak üzere olduğumuz bugün fark ettim ki, insanlar için geçmişe takılıp kalmadan yaşamak bir nebze olsun kabul edilebilirken, aynı şeyin gelecek için de geçerli olduğuna inanmak imkansız denecek kadar zor.

Geçmişin bitmiş olduğunu biliyor ve görüyoruz ama gelecek denen bir kavramın olmadığı kabul edilemez bir durum. Gelecek yoksa ne için yaşar ki insan? Yarın yoksa hayatın ne anlamı olabilir ki?

Ama yarın yok! Sadece yaşadığımız şu an var. Bugün bitmek üzere olan yılı geride bırakmaya hazırsın belki, ama yarın yeni bir yılın olmayabileceği ihtimaline hazır değilsin. İnsana üzüntü, kaygı, endişe ya da tam tersi yaşama sevinci veren şey yarın nedense. Yarını düşünmek, yarını planlamak, yarın olabilecekleri ya da kesinlikle olacak (!) dediklerinizi düşünüp hep bir sonraki adıma bağlı olarak mutsuz veya mutlu olunabileceğine inanmak, uykuya yatarken bile sabah uyandığında olacakları düşünmek, sıkıntıdan ya da heyecandan sağlıklı bir uyku fırsatını kaçırmak ve saymakla bitmeyecek daha nice örnek…

Şimdi diyelim ki birinin çok üzgün olduğunu gördünüz ve “niye üzgünsün” diye sordunuz? Dedi ki; “yavrum yarın yurt dışına yeni okuluna gidiyor”. Şimdi nerede? “Burada işte yanımda, görmüyor musun?” Daha gitmedi yani??? Elbette her ebeveyn yavrusundan ayrı kalacağına üzülebilir, ama daha gitmemiş, bak yanında. Peki sen ne yapıyorsun? Bir sonraki adımı düşünüp mutsuz oluyorsun, halbuki en mutlu olman gereken an’dasın, birliktesiniz, gülüp sarılabilir, gezip eğlenebilirsiniz. Tüm odak bir sonraki an’da olduğundan, şimdi yaşanması gereken ve bir daha gelmeyecek bir an’ı ve o an’ın getirdiği mutluluğu kaçırıyorsunuz.

Tam tersi de olabilir elbette. Siz yarın gerçekleşeceğini bildiğiniz (!) o muhteşem olayın sarhoşluğu ile yaşarken, tam yanı başınızda sizin sevginize, ilginize şu an ihtiyacı olan birilerini gözden kaçırıyor olabilirsiniz…

Sanıyorum çoğunlukla yaptığımız hata bu. An’dan uzak, belki geçmişi bırakmış ya da bıraktığını iddia eden ama sadece geleceğe odaklanarak yaşayan insanlar topluluğuyuz. Halbuki kaçırdığımız bir şey var. Yarın dediğimiz şey, sadece bugünü meydana getirecek an’ların bir araya gelmesinden sonra oluşacak belirsiz bir durum. Sen bugün neleri bir araya getirdin sor kendine. Endişe, öfke, nefret, korku ile dolu an’ların birleşiminden doğacak bir yarın mı yoksa hoşgörü, merhamet, sevgi, saygı, kabul, aşk ile dolu an’ların birleşiminden doğacak olan yarın mı daha huzurlu olacaktır?

Yılın bu son gününün her an’ının tadını çıkarın bence. Akşama veya bir sonraki güne hazırlanmayın. Yaptığınız her şeyi telaşla değil, coşku ve keyif ile yapın. Eğer biri size “ömür sadece bir gün, o da bugün” deseydi, bugün ne yapardınız onu düşünün ve öyle yaşayın. Ömürler bitiyor, yıllar geçmiş çok mu? Zamana takılmadan, geçen giden bir şey olduğunu düşünmeden ve sadece bizim bir şeylerin içinden geçip gittiğimizi düşünerek yaşayın.

Bu en güzel ve en mutlu gününüz olsun ve bundan sonra gelen olursa, güzellikte bugünü geçmek için yarışsın. Ve her biri sırası geldiğinde “güzellikte birinciyim” diye haykırsın.

Mutlu an’larınız olsun, Aşk olsun…

SİTEDE ARA

Go to top