1 – Kendine selam
Güne olabildiğince sakin başla. Yataktan acele etmeden çık, gerekiyorsa bunu yapmak için saatini 15 dakika önceye kur. Yüzünü yıkadıktan sonra aynaya bak,

gülümse, mümkünse yüksek sesle “seni seviyorum” de. İnanmasan da de. O gün berbat hissediyor olsan da. Sözcüklerdeki titreşimler tahmin ettiğinden daha güçlü. 

2 – Güneşe selam
Mümkünse sabah, benim gibi gece kuşuysan akşam, yoga yap. 1.5 saatlik ders değil, 10 dakikalık bir mini uygulama dahi olur. Matın üzerine çık, vücudun ne istiyorsa onu yap. Takip etmen gereken bir akış, zorunda olduğun pozlar yok. Sadece ak. Yoga yapmayı bilmiyorsan, sadece birkaç esneme hareketi yapabilirsin. Kendine vardıktan, varmayı araştırdıktan sonra isimlerin önemi yok nasılsa. 

3 – Ne yersen osun 
Kalktığın andan itibaren yediklerine bir bak. İş telaşıyla her sabah kuru poğaçalar, tostlar mı yiyorsun; hiç yemeden geçiştiriyor musun? Vücudunu dinle. Sabah senden 1er kaşık bal+limon+sirke de isteyebilir, kuru incir de, koca bir bardak su da… Benim gibi kahvaltıya hemen başlamak istemeyenler de, minik bir başlangıç yapabilir. Ben yazın 2 kaşık chia tohumu, kışın 1 bardak suya 8 damla propolisle başlıyorum güne. Bir aktara gir, seni çeken bir ürün, belki sadece renginden ötürü almak istediğin bir çay var mı? İç sesine güven.

Günün geri kalanında az ve öz ye. Kaliteli, mümkünse organik içerikli besinler tüket. Tabi ki söylemeye gerek bile yok: Doymadan kalk. Beslenme stilinle ilgili Ayurvedadan yardım alabilirsin, ya da kan grubuna göre beslenmeden, belki de York testinden; yapına uyan ve uymayan besinleri hayatından çıkar, çıkaramıyorsan regüle et. 

4 – Diğerleri(!)ni kabul et 
Her gün kaç kişiden kaç şey beklediğini düşün. Metrodaki oturan adamdan bir kadın olarak kalkmasını bekliyorsun, iş yerinde öğle yemeği molasında arkadaşın anlattıklarını tüm benliğiyle dinlesin istiyorsun, sevgilinden çiçek, annenden anlayış… Beklemesen de kabul etsen? Hayal kırıklığı olmadan yaşamak en çok seni rahatlatacak bir yaklaşım olmaz mı? 

5 – Sanat için sanat ve aslında senin için sanat
Duş alırken şarkı mı dinlersin, akşam yatmadan bir festival filmi mi izlersin, yeni açılan galeriye mi uğrarsın; sana kalmış. Daha geniş bakalım, Meral Teyze’nin yaptığı o aklını alan sufle de sanat, evrenin sana sunduğu her bir yaprak da, sokakta gördüğün o bebeğin gülümsemesi de. NE kadar tadını çıkarabilirsen çıkar. 

6 – Dur! Ve nefes al
Her saniyesinde koştuğun, otomatiğe bağladığın hayatında kendine bazı anlar yarat. İster saat koy, istersen bunaldıkça yap; dur ve bırak. Uzaklara doğru dal, sadece nefesini izle. Tek bir nefes dahi kaçırmamacasına, bırak evrenin enerjisi doldursun içini ve her nefes verişinde sen de bir parça daha teslim olmayı dene. Kendine bu mini-meditatif anları hiçbir zaman fazla görme. Her iş yarım bekleyebilir, herkes de senin iyi hissetmeni…  İyi hissettiğinde herşey daha tıkırında gitmiyor mu zaten?

7 – Anda kal
Her birimizin “multitasking” yaşadığı bir hayattayız. Yürürken telefonla konuşman, yemek yerken televizyon izlemen, arkadaşını dinlerken düşünmen gerekmiyor. Senin için sıkıcı ve anlamsız işleri bir kenara ayır, zevk alabileceğin her aktiviteye hakkını ver. Yürüyorsan sadece yürü, duvara bakıyorsan sadece duvara bak, yemek yiyorsan da sadece ye. Ayağının her köşesini böylesine hissetmemiş, boşluğun tadını böylesine çıkarmamış, yemeklerin lezzetine böylesine varmamışsındır hiç. Bir çok öğretinin sana sunduğu şu fikre yüreğinde yer ver; geçmiş yok, gelecek yok, olan tek şey an. 

8 – Bırak
En zorlarından biri de olsa, tavırların en faydalısı. 

İki anlamda da ele alabilirsin. Unutamadığın, seni çok üzen, hoşuna gitmeyen, o an içini sıkan ne varsa bırak… Zihnini kurcalamaya devam edecek, evet, daha cok meditasyon yap. Daha kolayı mı lazım? Kendini başka bir konuya ver; hemen bir kitap açıp okumaya başla, sevdiğin bir arkadaşınla konuş… 

Diğer taraftan, olmasını çok istediğin, tüm vaktini, benliğini, enerjini alan neyse; onu da bırak. Bırak ki eğer hayırlısıysa senin için, sana gelebilsin. 
S.G. Buddha’dan hepimize gelsin “You only lose what you cling to” (Yalnızca sıkı sıkıya sarılmış olduğun şeyi kaybedersin)

9 – Gününü sev
Film biter bitmez yatma, ya da telefonu kapadıktan hemen sonra. Yataga uzan, gözlerini kapamadan önce o günü düşün. Seni mutlu eden insanları, keyiflendiren anları, aldığın tatları… Eğer kabul veremediğin bir an, içinde fokurdayan bir huzursuzluk var ise; herkesin ve her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu, başka türlüsü olamayacak olduğu için ancak bu şekilde varolduğunu, deneyimlemen gerekmeyen hiçbir şeyi yaşamadığını, yolda bunların baharat olduğunu hatırla. 

10 – Kendi mini yöntemlerini bul
Seni ne mutlu ediyor, ne zaman rahatlıyorsun, gülücükler saçmaya başlıyor; adeta bir ilham perisine dönüşüyorsun. İzle, kendinle vakit geçir, yalnız kal. Farklı yiyecekler dene, egzersizler yap, hatta yapmam dediğin şeyleri de yap. Fark et, her gün değişiyorsun ve belki bugünden itibaren kendini çok başka bir şekilde mutlu edebilirsin. Kendini daha yakından tanımaya bugünden başla.

Namaste 

 

 

Go to top