Sabahtan beri liseden arkadaşlarımla yazışıyoruz, otuz iki yıllık arkadaşlarım, araya yollar, yıllar, uzun ayrılıklar girse de, her bir araya geldiğimizde sanki dün ayrılmış gibi devam ediyoruz, insanın ilk gençlik yıllarında kurduğu sağlam dostluklarının meyvelerini topluyoruz.

Herkes hayatın koşturmacası içinde, büyümenin ve artan sorumlulukların yükü altında yaşamakta, çocuklardan, evliliklerimizden, hayatın nasıl gittiğinden konuşuyoruz, neden yoga diye soruyorlar, bana iyi geliyor diyorum, biz yapamayız diyorlar, neden diye soruyorum, en çok kafamı kurcalayan soru bu, herkesin bir bahanesi var, anlıyorum ki, kendimiz için biçtiğimiz roller içinde, kafamıza yerleştirdiğimiz blok halindeki sınırları aşmamız, güvenli limanlarımızın dışına çıkmamız ve sınırları kaldırmamız gerekiyor.

Çünkü bunu yapamadığımızda içinde bulunduğumuz hayat bence sıkıcı hale geliyor, yada ben normal bir insan değilim, tartışılabilir. Bana biçilen rolleri elimden geldiğince en iyi şekilde yapmaya çalıştım, evlat, öğrenci, eş, anne ve çalışan kadın oldum, uzun yıllar sanki başkaları tarafından belirlenmiş sınırların içinde yaşadım, gün geldi çocuklar büyüdü, üzerimdeki yükler hafifledi, ben kafamdaki sınırların benim elimi, kolumu bağladığını beni kendi hapishaneme mahkum ettiğini fark ettim. Onca okuyan, öğrenmeye ve yeniliklere açık olan biri olarak kafamdaki sınırlardan kurtulmam bayağı bir zamanımı aldı.

Sınırlardan kurtulmak için çıktığım macerada beni büyük süprizlerin beklediğinin farkında değildim, macera eğlenceliydi, gittiğim yolu ve kendimi büyük bir hevesle takip ediyordum, tabi bunları yapabilmem için gerekli cesareti de eşimden alıyordum, bizler parmaktaki yüzükler ve atılan imzalar dışında birbirini seven destekleyen arkasında duran birbirini boğmayan iki özgür ruhtuk, birbirimize ve çocuklarımıza rahat nefes alma alanları tanıdıkça daha güçlü ve mutluyduk, yolumda yürürken onlar beni engellemeden yanımda oldular. Sınırlardan kurtulma maceram sürerken, yolum yogaya çıktı ve biliyorum ki bu bir tesadüf değildi, hayatın düzenin içinde bir yerde karşılaşmamız gerekiyordu ve kırk yaşını aştığım ve hayatımı çekilmez hale getiren ağrılarla tanıştığım dönemde karşıma çıkması büyük sürpriz oldu.

Yoga; o günkü ben için sadece meditasyondan ibaretti ve ben sürekli oturmaktan çok sıkılırdım, kafamın içinde dönen duran düşünceler bunlar, kendim ve sınırlarımla mücadeledeyim, bir ileri, iki geri sınırlarımı genişletmeye daha doğrusu kaldırmaya çalışıyorum. En sonunda şeytanın bacağını kırdım, sınırlarımı kaldırıp kendimi bir yoga stüdyosuna taşımayı başardım, kolay olduğunu zannediyorsanız, yanılıyorsunuz, hep yazdığım gibi en zor şey insanın kendi benliği ve sınırları ile mücadelesiymiş, ben kazandım. Kazandım, kazanmasına ama yoga benim düşündüğüm gibi meditasyondan ibaret değil, hatta ashtanga yoganın yedinci basamağı DYHANA(meditasyon) biz sıradan öğrenciler için ulaşılması zor bir basamak, bu seviyeye ulaşabilmek için çok uzun bir yolu sabırla ve disiplinle yürümem gerekliydi. O yüzden ilk önce ASANA(duruşlar) ve PRANAYAMA(nefes çalışmaları) çalışmaya başladım, duruşlarım ve nefesimin gerçekten uyumlu bir hale gelmesi için ne kadar süre harcadığımı hatırlamıyorum, kafamdaki sınırlar kalkınca zamanımın ve hayatımın yönetimi benim ellerime geçmişti, önce bir olmayı, kendimle birlik olmayı, doğru nefes almayı, arınmayı öğrendim ve nefes ile içimdeki köprüyü kurmayı başardım, o anı yakaladığımda kendimi gerçekten güçlü hissetmiş, kendime teşekkür etmiştim, ama hala yolun çok başındaydım ve gideceğim yolda kendime güvenmem ve rehber olmam, sürekli öğrenmem şarttı, yoga maceramda yedi yılı arkamda bırakmak üzereyim, hala öğreniyorum, öğrenmem hiç bitmeyecek ve öğrendiklerimi öğrencilerimle paylaşıyorum, onlar benim rehberliğime güvenirken onları kafalarındaki sınırlardan kurtarmaya çalışıyorum, sınırlarını hiç değilse esnetmeleri için, en çok dört ders, bilemediniz beş ders gerekiyor, sınırları aştıkça kendilerinin ve yapabildiklerinin farkına varıyorlar daha bir hevesle stüdyoya koşuyorlar.

Biz el ele verip kafamızdaki sınırlarımızı kaldırdık, peki ya siz? Hala kendi sınırlarınızın içinde boğuşmakta mısınız? Gelin birlikte yoga yapalım, ilk önce bir ol, kendinin ve yapabileceklerinin farkına var sonra yavaş yavaş kaldırırsın sınırlarını, özgür bırakırsın bedenini ve ruhunu, en iyi kendin anlarsın kendini, zihnini temizlediğinde dünyan aydılanır ve her şey daha güzelleşir. Kendinin ve yapabileceklerinin farkında ol, kendi yolunda öncelikle kendini takip et.

Sevgi ve güvende kalın, kendinizin ışığı olun, hoşçakalın.

Namaste 

SİTEDE ARA

Go to top