İçinde yaşadığımız sonlu zaman dilimine hayat diyoruz ve bir gün doğan güneşi göremeyeceğimizi düşünmeden yaşıyoruz.

Bu dünyada fani değil de, bakiymişiz gibi davranmaktayız, hayatın önemini fark etmeden, hayata anlamlar ve beklentiler yükleyip onların peşinde koşarken aslında sonlu zamanımızı usulca tükettiğimizi, en güzel zamanları kaçırdığımızı ve an ’da kalmayı beceremediğimizi anlamamız ne kadar sürüyor.

Bazılarımız hiç anlamıyoruz, bir sonraki gün için plan yapmanın anlamsızlığında, beş, on yıl sonrası için planlar yapıp, doğmak için yarıştığımız hayatı planlarla kaybetmekteyiz. Dünya kendi hikâyesini anlatırken, biz hikâyenin içinden geçen önemsiz kahramanlarız, biz gittikten sonra da hikâye sürmekte, sürdükçe yeni oyuncular hikâyede yerini alıp düzeni devam ettirmekte.

Yoga hayatımın kıyılarına vurduğunda, kırklı yaşlara adım atmış, çok büyümüş olmanın şaşkınlığında, kendime yeni bir yerde, yeni bir düzen kurmuş, koşturmacalı bir yaşamdan, sakin bir yaşama balıklama atlamıştım. Hayat yavaş çekim ilerliyor ben anın tadını çıkarıyor, önemini anlayamadan kaçırdığım kırk yıla üzülüyordum. Elbette zamanımı hiçbir şey yapmadan, boşa geçirmiş değildim ama koştururken çocuklarımı büyütmüş, ben de onlarla bayağı bir büyümüş, biraz durulmuştum, eh tabi ki sakinlikte benim gibi hiperaktif biri için bir yere kadardı, ufaktan sıkılma sinyalleri vermeye başlamıştım.

Yoga o sakinlikte karşıma çıkınca ben de peşine takılıp gittim, kendimi yoganın tam kalbinde buldum. Ben nasıl yaparım, yaşım kırk olmuş, evde çoluk, çocuk, iş, güç beni bekler demedim, hayatım boyunca sadece kendim için yaptığım tek şey yogaya başlamak oldu, nefes ve asanalar insanı öyle meşgul tutuyor ki pratiğin boyunca etrafındakilerinin farkına varmıyorsun. Stüdyoda sanki sen ve matın, bir de fonda hocanın sesi var, zaman akıp giderken, seni de yanında götürüyor. Her gün yeni pratiğinle kendini biraz daha ileriye taşıyor, iyileşiyorsun, bedenini eğitirken fark etmeden ruhunu ehlileştiriyor, zihnini temizliyorsun.

Üç yıllık yoga öğrenciliğinden sonra eğitmen olmaya karar verdim. Yoga da öğrenci ya da öğretmen olmak birbirinin içine geçmiş kavramlar, çünkü öğrenmenin sonu yok, aynı hayat gibi, artık ben oldum, her şeyi öğrendim demek mümkün değil. Yoga engin bir deniz, daldığın yerden çıkman kolay olmuyor, yavaş yavaş sindirerek öğreniyorsun, öğrendiğini öğretiyorsun, gelişiyorsun, bu bilgiyle gelişme kendini iyi hissettiriyor. Hele de yoga ile hayatlarına dokunduğun insanlara faydalı olmak, her ders sonunda mutlulukla ışıldayan yüzler işte bu paha biçilemez, para ile satın alınamaz bir hediye. Eğitmenliği sırf bu yüzleri görmek, bana iyi geldiği gibi başkalarına da iyi gelmesi için yapıyorum diyebiliriz. Çünkü yoga artık hayatımın vazgeçilmezi ben nereye gidiyorsam sırtımda matım benimle geliyor, ayrılmaz bir parçam oldu. Kendimi dünyamı yanımda taşıyormuş gibi hissediyorum, matımı yaydığım yerde kendi evrenimi kuruyorum, tek başıma ya da öğrencilerimle ders yapmam fark etmiyor, akışa kapılıp gidiyorum, kendimi peşimden sürüklüyorum, yorgunluktan ölürken çıktığım matımın üstünden dinlenmiş olarak kalkıyorum.

Pratiğimi yapmadığım zamanlar eksik hissediyorum, bazen sadece matımın üzerinde oturup düşünüyorum, hayatım boyunca yeniliklere ve öğrenmeye açık bir insan oldum, belki de bu özelliklerim beni buralara taşıdı. Şimdilerde bu sağlığa kavuşmuş beden, sakinleşmiş ruh, temizlenmiş zihin benim mi diyorum, bazen gerçekten kendime bile inanamıyorum, mucizelere inanmak gerekmiş, ben artık inanıyorum. Yoga karşınıza çıkmışsa eğer, peşine takılın, bırakın sizi götürsün derim, gerçekten iyi geliyor, her şeyden önce iyi hissettiriyor, sanki yoga seni daha iyi bir insan yapıyor, kendinin bir üst modeli gibi oluyorsun. Ben gerçekten böyle hissediyorum, sanki insan olarak bile altı yıl önceyle, şimdiki ben arasında büyük bir fark var, sanki daha sevgi dolu, daha olumlu ve daha sabırlıyım yogaya ve bana kazandırdıklarına minnettarım. Geç deme, zor deme, vaktim yok deme, bahane üretme, sadece başla, peşinden gelenlere inanamayacak sen de kendi mucizene tanık olacaksın. Keyifle, keşifle ve sevgi ile kalın.

Benim yüreğim, sizin yüreğinizi selamlıyor.  

SİTEDE ARA

Go to top