Hayat hızla geçip giderken karşı koyamadığımız, durduramadığımız, yavaşlatamadığımız süreç büyümek. Büyümenin sonucunda hayatın bize kazandırdıkları ve kaybettirdikleri ile kendimizi yaratıyoruz.

Büyümek benim açımdan en çok manevi biriktirmeyi, bilgi, insan, tecrübe, hayata sevgi ve iyi niyet penceresinden bakmayı ifade ediyor. Büyüdüğüm ve büyürken topladıklarımdan ve bana uymayınca çıkardıklarımdan, kısacası kendimden ve hayatımdan hep memnun kaldım. Çünkü büyümek beni, bugün hayata kafa tutan, doğru yolda kalmaya dikkat eden, kendinin farkında olan bir kadın yaptı.  Hayata birçok pencereden baktım, bazen baktığım pencereler, karanlığa, bazen sonsuz bir aydınlığa, bazen dipsiz kuyulara, bazen yeni ufuklara açıldı. Her seferinde zorlukların üstesinden gelip, yüzümü umuda dönmek için çokça mücadele ettim. Her şart ve koşulda en çok kendi gücüme inandım. İnanmak önemliymiş, insanın kendine ve sürdürdüğü hayata inanması gerekiyormuş. Hayatımın iplerine sıkı sıkı asılıp, yolunda gitmeyenlerin suçunu kadere yüklemedim, kendimi her yanlışta inceden inceye sorguladım, kısacası bugünkü kendimi büyürken yavaş yavaş oluşturdum.

İnsanız, çokça kusurluyuz, başaramadıklarımızın ya da gücümüzü aşanların suçunu hayata, başkalarına yükleyip sorumluluktan kaçmaya çalışmakta üstümüze yok. Aslında suçları yüklenip, çözümler aramaya başladığımızda ilk adımı atmış oluyoruz, sonrası çorap söküğü gibi geliyor, insan kendini fark edince, sanki kendini dışarıdan izliyormuş gibi bir hisse kapılıyor, arada kendimi bile takip etmekten yorulsam da başarabildiklerime hala şaşırıyorum.  Çoğu insan için hayat zor ve karmaşıktır, hedefe kolaylıkla ulaşamaz, yorulur, vazgeçersin, işin sırrı vazgeçmeden zorlukların üzerine gitmekte, hayatın karmaşık denklemleri sabırla çözmekte gizliymiş. Büyüdükçe öğrendim, öğrendiklerimi, bildiklerimle birleştirince dönüştüm, bilgiyi paylaştıkça çoğaldım.

Bugün başardığım her şeyde en büyük emek bana ait. Bana inananları, arkamda durup beni destekleyenleri yok saymam söz konusu değil, onlar olmasa belki bu kadar cesur olamazdım, sanırım bana inananların yüzünü kara çıkarmadım. 

İnsanın keşkelerinin hayatını kısır bir döngüye çevirdiğini düşünüyorum. Bu yüzden keşkelerim ve pişmanlıklarım yok benim, hayatı geldiği gibi kabul edip onu çoğunlukla kendi çabamla değiştirdim. Yalnız şunu söylemeden geçemeyeceğim, yoga ile daha erken tanışamadığım için üzgünüm ama geçte olsa tanıştığım içinde kendimi şanslı hissediyorum. Yoga yoluna çıkarken arkamda olanların desteği büyüktü, onlar bana inandı ben emek verdim, çalıştım ve başardım. Kendimin bile hayret ettiği bir performans gösterdim diyebiliriz. Öğrenenden, öğretene dönüşme önemli bir adımdı ve o sınıra geldiğimde kendimi öğrenci-öğretmen olarak buldum artık bunun zamanı gelmişti de diyebiliriz.

İnsan hayatına genellikle alışkanlıkları ile devam ediyor. Yenilikler bize yabancı, bilmediğimizi denemiyoruz, denemediğimiz için bilinmez olarak kalıyor. Ama bazen gözümüzü kapatıp kendimizi tereddüt etmeden yeniliğin içine atmamız ve kendimize yeni bir kapı açmamız alışılmış hayatımızı değiştirir. Benim böyle cesur bir kararla girdiğim yoga kapısı hayatıma o kadar büyük bir değişim kattı ki, bazen aslında hep bu yönü aramışım gibi geliyor. Büyürken, yeniliklere direnmemek, denemek gerekiyormuş bunu öğrendim. Şimdi sınıfıma yoga ile tanışmak için gelenlere rehber olup, öğretmeye çalışıyorum. Her olumlu geri dönüş benim için büyük bir hediye, bence her yoga eğitmeninin hedefi birilerinin değişimine ve dönüşümüne yardımcı olmak ve yogayı sevdirmektir. Hep bu yol üzerine yürüdüm ve böyle devam edeceğim, çünkü yoga ile birilerine faydalı olmak benim öncelikli hedefim.

Büyüdüğümüz gerçeğini değiştiremeyiz ama yoga ile sağlıkla büyüyebiliriz. Bir yoga sınıfına gelin alışkanlıklarınızın dışına çıkın, sabredin ve üzerinizde yarattığı değişimi görün, hayatınız iyi yönde değişirken siz mutlu olun, mutlu kalın.

Sabırla, disiplinle ve yoga ile yenilenerek büyüyün, hoşça kalın.

Namaste 

 

SİTEDE ARA

Go to top