Kulağa çok bencilce geliyor değil mi? Eskiden, yaşımın daha küçük olduğu zamanlarda kendisini hayatın merkezine koyan, herkesten önce kendini düşünen insanlar için bende böyle düşünürdüm, yanılmışım.

Aslında bu dünyada iyiliğin, güzelliğin, mutluluğun başı da önce ben diyebilmekten geçiyormuş, çünkü önce ben diyen insanlar, kendini seven ve kendine inanan insanlarmış ve her şeyi sevebilmenin başı önce kendini sevmekten geçiyormuş, düşünsenize bir kere kendi ev halinizi erkek ya da kadın olmanız fark etmez, aileniz varsa eğer onlar senin önüne geçiyorlar, yanlış ifade ettim sen onları kendi önüne koyuyorsun ve büyük bir hata yapıyorsun, hayat onların etrafında dönmeye başlıyor ara sıra oyun dışında kalıyorsun kapıdan olmazsa, pencereden kendini oyuna geri atıyorsun.

Sonra bir gün geliyor, hep kendinin önüne koyduğun herkes çekip gidiyor sen tek başına kalıyorsun, kendinle ne yapacağını bilemeden, ben eskiden nasıl biriydim diye düşünmeden edemiyorsun, çünkü unutmuşsun eski seni, çekip gidenlerden bir şey beklemiyorsun aslında, saçımı süpürge ettim diye sitemde etmiyorsun, herkesi kendi önüne koymaya baştan gönüllü olmuştun, susuyorsun, sessizleşiyorsun.

Kendim için bunu söylemek yanlış olur aslında çok nadirde olsa bencillik ettiğim, evdekileri birbirlerine emanet edip kafa dinlemeye çekip gitmişliğim, bir kaç gün sorumluluklarımı terk etmişliğim vardır, gerçi eve döndüğümde kaybolan evi yerine getirmek için günlerce uğraşmışlığım, kendime saydırmışlığım da vardır. Evdekilerin çok sık çekip gitmeyeyim diye böyle bir yola başvurduklarından şüphe etmiyor da değilim. Çocuklar büyüdükçe daha çok kendime vakit ayırıyorum, yapmaktan zevk aldığım şeyleri yapıyorum, bu yaştan sonra nasıl yoga yapacaksın diyenlere inat öğrenmekle kalmadım eğitimini aldım kendi öğrencilerime ders veriyorum.

Yoga hayatımı tümden değiştirdi, bedenimi eğittim, zihnimi susturdum, ruhumu dinlendirdim, hayatımın benim ellerimde olduğunun farkındayım ve o hayatı mutlu yaşamaya çalışıyorum, kendimi artık daha çok seviyor ve önemsiyorum, herkesten önce ben kendime inanıyorum, istediğim zaman tüm güçlükleri aşacak güce sahip olduğumun farkındayım. Ayaklarımı daha sağlam basıyorum yere toprakla bütünleşip yeryüzü oluyorum, aldığım her nefesle tüm hücrelerime sadece oksijen değil, mutluluk, huzur ve ışık gönderip içimi aydınlatıyorum dünyamı ısıtan güneş oluyorum, zaman zaman yağmur olup yağıyor kötülükleri temizlemeye çalışıyorum, kimi zaman ılık bir meltemle umudu taşıyorum yarınlara, çünkü herkesten önce bana ben gerekliyim, kendimi seviyorsam eğer, etrafımdakileri iki kat fazla seviyorum, önce kendimle barıştım sonra bu zor dünyayla yaşayıp gidiyoruz dostça, birbirimize çok şey öğretiyoruz, farkına varıyoruz mutlu insanların mutlu toplumları oluşturduğunu, daha iyi ve daha güzel günler görmek için hep beraber çabalarsak eğer böyle günlerin geleceğine inanıyorum, başarmak için istemek, inanmak, çabalamak gerek, haydi hep beraber bunu çocuklarımıza borçluyuz.

Girne/Ocak-2017

SİTEDE ARA

Go to top