Bundan on yıl önce biri bana sen ileride yoga ile ilgileneceksin hatta yoga eğitmeni olacaksın dese ona kahkahalarla gülerdim. Ben ve yoga, hiç benlik değil derdim, anlayacağınız yoga bana fersah fersah uzaktı. Yoga ile uzaktan yakından bir tanışıklığım, hakkında herhangi bir fikrim yoktu, açıkçası fikrim olmamasına rağmen ön yargılarım vardı, utanarak söylüyorum yogayı sadece meditasyondan ibaret sanıyordum.

Cahillik bilmediğin hiç ilgi alanına girmemiş şeyler hakkında söyleyecek bir sözü, her zaman bir fikrin olmasıymış şimdi çok anlıyorum, bunu anlamakta büyümenin getirisiymiş. Hani sürekli deriz ya yaşımız kaç olursa olsun, gönlüm hep on sekiz, işte buda büyük bir yalan neden yalan diyorum biliyor musunuz? Çünkü eğer bedeniniz ve zihniniz sağlıklı değilse hiç kusura bakmayın gönlünüz on sekiz olamıyor, tamda içinde olduğunuz yaşı, hatta daha fazlasını hissediyor, böyle hissederken büyüyorsun.

Büyümek gerçekten güzel bir şey insanı, daha az ön yargılı, hayatın daha çok farkında ve kendine daha özenli hale getiriyor, yaş aldıkça, her şeyin başının sağlık olduğunu, sağlıkla büyümenin ne kadar önemli olduğunu anlıyorsun. Hele de büyürken etrafında hastalıklardan, ağrılardan sürekli şikayet eden insanlar olmuşsa, bunların büyümenin bir getirisi olduğunu düşünüp telaşlanıyorsun. Her şeyin başının sağlık olabilmesi için, sana faydası olacak bir şeyler yapman gerektiğinin farkına varıyorsun, bedenin sana ihanet etmeye başlamadan uyandıysan eğer ne mutlu sana çünkü ne kadar geç o kadar zor.

Kırklı yaşlarda yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayan kronik ağrılar hayatımı olumsuz etkilemeye başladığımda kendim için bir şeyler yapmanın zamanının geldiğini anladım. Ben kapalı salonlarda, yürüme bantlarında koşacak, ağırlıklarla çalışacak bir tip değilim, zaten amacım kas yapmak, iyi görünmek falan değil, genler sağlam görüntüde sorun yok ama ağrılar parazit yapıyor ekran karlı görünüyor, hayatı çekilmez kılıyor. Bir sürü spor denedim fayda olmadı dersem yalan olur, içinde spor kelimesi geçen hareketlere gıcığım, sporun hiç bir türünü denemedim, aslında ağrılarım olmasa bir şey yapasım yok, öylece yayılasım var ama hayat ağrılı sızılı geçemez diye düşünüyorum o yüzden kendime uygun bir şeyler bulma peşindeyim, azıcık araştırıyorum en kolay ne yapabilirim diye, ben böyle araştırırken pat diye karşıma çıktı yoga, öylece ansızın, hiç planlamadan, hakkında bolca yanlış fikrim varken, madem kendisiyle karşılaştık bari ayıp olmasın deneyeyim diye başladım ben yogaya o günden bugüne altı yıl olmuş, yoga ile geçen altı yıl birbirimize kopmaz halatlarla bağlandık, bana verdiklerini büyük bir minnetle kabul ettim, hayatımı iyileştirdi, güzelleştirdi benim hiç bilmediğim gücümü ortaya çıkardı bana yeni ufuklar açtı.

Gerçekten yoga bir derya, öğrendikçe, okudukça, pratik yaptıkça karşına çıkan yeni bilgiler seni her seferinde daha fazla şaşırtıyor, yogaya daha fazla inandırıyor. Hayatına dokunan bir sihirli değnek gibi yoga seni değiştiriyor, bende bundan nasibimi aldım değiştim, dönüştüm, daha hoşgörülü bir insan oldum. Yoga eğitmenliği beni çok farklı yerlere sürükledi bu dönem üniversitede fizyoterapi bölümü öğrencilerine ders vermeye başladım, ben kendimi aştım, şimdilerde öğrencilere teorik ve uygulamalı olarak yoga öğretirken daha bilmediğim ne çok şey olduğunu fark ediyorum, öğrenmenin yaşı yokmuş hala öğrenmeye devam ediyorum, bu çabalar benim hayatımı eğlenceli hale getirirken kendimi daha işe yarar hissetmeme sebep oluyor, yoga ile çıktığım bu yolda sağlıkla yürüyorum, daha öğreneceğim ve öğreteceğim çok şey var biliyorum. Hiç bir fikrim olmadan başladığım yoga için nereden, nereye diyorum. Her yeniliğin size sağlık ve iyilikler getirmesini diliyorum, sevgiyle kalın.

Namaste.

SİTEDE ARA

Go to top