Hitit duası olduğu söylenen bir dua vardır. Çoğunuz da biliyorsunuzdur bu duayı. Gerçekten Hitit'lilere mi ait yoksa onlara mı atfedilmiş bilmiyorum ama her bir satırı pek güzel ve anlamlıdır.

Son üç satırı da derinden etkiler insanı.

Tanrım;

Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,

Pek çok şeyin farklı olmasını isteriz çoğumuz. Sahip olduğumuzdan, yaşadıklarımızdan daha farklı, daha değişik olmalıdır bazı şeyler. Hissederiz bunu. Peki niye öylece bırakırız. Alışkanlık haline dönüştüğünden mi, artık normalimiz olduğundan mı, düzenimiz bozulmasın diye mi, tembellikten mi yoksa korkaklıktan mı? İhtiyacımız olan cesaret mi? Cesur biri olduğumuzda değişimi gerçekleştirebilir miyiz? Ne çok soru geliyor insanın aklına. Kesin bir cevabı var mı bilmiyorum, bildiğim şey cesaretin insanın ruhunu özgürleştirdiği ve beraberinde daha çok mutluluk, keyif ve neşe getirdiği. Böyle olunca da belki bizler rutinde değişen bir şey görmüyoruz ama rutinlerimizin frekansı değişiyor, akış daha ritmik olurken hayatlarımız da her şeye daha çok cesaret edebileceğimiz bir hal alıyor.

Ya da kim bilir, belki de duanın bundan sonraki satırında anlatılan gibidir olan…

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sabır,

Bazı şeyleri değiştirmek mümkün olamayabilir hayatta. Kendimize karşı olan sorunluluklarımız, başkalarına karşı olan görevlerimiz yani bizim seçimlerimizden bahsediyorum. Öğrenmek için, tekâmül etmek için yaptığımız seçimlerden. İşte bu seçimleri çoğu zaman ne olursa olsun yaşamak gerekiyor. Durumları değerlendirirken, bazen bunları değiştirme ihtiyacı duymamıza rağmen yapmak istemememizin hatta yapamamamızın sebebi bunların kendi seçimlerimiz olması olabilir mi? Durumu bu şekilde kabul etmediğimiz ve gerekli dersleri geçemediğimiz için tekrar tekrar aynı şeyleri yaşıyor olabilir miyiz? Ne yaparsak yapalım bazı şeyleri değiştiremiyor muyuz? İhtiyacımız olan sabır mı? Sabırlı biri olduğumuzda hayat daha mı kolay olur? Burada da pek çok soru var. Her şeye bir anlam vermeye çalışan bizlerin ardı arkası kesilmeyen soruları…

Peki ne yapacağız şimdi? Sabır mı gerekli bize cesaret mi?

İşte burada duanın en can alıcı ve son satırı çıkıyor karşımıza…

Ve ikisi arasındaki farkı anlayabilmek için de bilgelik ver.

Neye ihtiyacımız olduğunu bilmenin tek yolu bilgelik sahibi olmak. Nasıl bilge olur insan? Bunun bilgi biriktirerek olamayacağını biliyoruz artık. O halde bize deneyim gerekli. Deneyim bilgelik getirecektir. Ama yaşanan deneyimin bilgeliğe dönüşmesi için de farkındalığa ihtiyacımız var. Farkındalık olmadan yaptığımız, öğrendiğimiz her şey uçup gidecektir akıllarımızdan ve yaşamlarımızdan. Yaşadığımız her şeyi farkındalıkla yaptığımızda, deneyimlerimiz bize bilgeliği getirecek ve sonunda olanın bizim seçimiz mi yoksa bize dayatılan bir şey mi olduğunu fark edebileceğiz

Yani ihtiyacımız olanın sabır mı cesaret mi olduğunu bilmemizin tek yolu deneyimlerimize gereken değeri vermek. Onları iyi kötü, güzel çirkin, keyifli üzücü diye ayrıştırmamak. Sadece deneyim olarak kabul etmek ve yaşadıklarımızdan öğrenmek…

Aşk’la diyelim o halde ve duanın tamamı da okuyarak haftaya güzel bir başlangıç yapalım.

“Tanrım beni yavaşlat.

Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir.

Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele.

Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükunetini ver.

Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.

Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama yardımcı ol.

Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek ya da kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara dalabilmeyi öğret.

Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat. Hatırlat ki, yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha önemli şeyler olduğunu bileyim.

Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru bakmamı sağla. Bakıp göreyim ki, onun böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine bağlıdır.

Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et. Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.

Ve hepsinden önemlisi…

Tanrım;

Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için CESARET,

Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için SABIR,

İkisi arasındaki farkı bilmek için BİLGELİK ver.”

 

SİTEDE ARA

Go to top