Küçük bir çocuk yaşamı deneyimlerken her şeyi olduğu gibi kabul gücü çok fazladır. Yani Tao, küçük bir çocuğun vasıtasıyla kendini bütün muhteşemliği ile ifade eder.

Birbirine zıt ama birbirini bütünleyen iki prensip (Yin&Yang) onun tüm varoluşuna yansımıştır ki bu yaşam enerjisinin sorunsuzca kendini ifade ettiğini bize bütün sevimliliği ile anlatır. Çünkü o kendini henüz iyi veya kötü, değerli veya değersiz, sevimli ya da sevimsiz, sevilebilir yada sevilmez, başarılı yada başarısız olarak ayırmayı öğrenmemiştir.

Bu sabah beni son dönemde en çok etkileyen cümleyi ve dahi deneyime dönüşmüş, tecrübe ettiğim ve farkındalık alanında tuttuğum bir konuyu paylaşmak istedim;

“Her şeyin iki yönü vardır.

Biri diğerinden daha iyi ya da daha önemli değildir.

Tek bir şeye takılıyorsan ya da tutunuyorsan onu tamamlayan diğer kutbun ne olduğunu fark et ve deneyiminde bu kutba da yer aç. Funda Battle”

Yoksa hep biraz eksik kalıyoruz. En önemli parçamızı önce ayırıp, sonra bütünlenmeye çalışıyoruz. Tuhaf olan çoğu kişisel gelişim tekniğinin de bunu öğretmesi. Örn, kendini değerli hissetmeyen birinin, değersiz parçasına sahip çıkıp onu farkındalık alanına davet edip şefkat ile sarmadan, sarmalamadan, “ben değerliyim” diye cümle tekrarları ne büyük zaman kaybı.

Gece olmadan gündüz olur mu? Biri diğerinden daha mı işlevsel?

Bütünsel algılamak, anlamak, hissetmek, önce kendimizi ve parçalarımızı ayırıp yok saymadan, içimizde hissettiğimiz iyi ve kötü, güzel ve çirkin, başarılı ve başarısız vs. olarak nitelediğimiz parçalarımıza eşit dikkat verip, şefkatle bakarak içsel sesimizi duymak şimdilik zor olsa, acı verse bile, tekrar Tao'muza geri dönmek için denemeye değmez mi?

 

SİTEDE ARA

Go to top