Yürüyüş meditasyonu herkesin kolaylıkla ve keyifle uygulayabileceği bir teknik. Yürüyüş yapmanın kendisi bile başlı başına bir meditasyon kabul edilebilir, bu teknik ise günlük yapılan ritimli yürüyüşlerimizden farklı olmakla birlikte normal yapacağınız bir yürüyüşün içine 5 – 10 dakikalık ufak çalışmalar halinde bile ekleyebilirsiniz.

Genelde Zen Budizm’inde yaygın olan bu teknik, oturma meditasyonundan hemen önce, zihni daha iyi odaklayabilmeyi sağlamak amacıyla uygulanır. Gözler açık ve hareket halinde uygulandığı için doğa ile iç içe, tüm duyularını kullanarak yapabilme imkanı vardır.

Hayatın temeli “yolda olmaktır”. Biz hep “bir yere varmak” olduğu yanılsamasına düşeriz. Sürekli hedefler koyar, koşuşturmalı, telaşlı ve tatminsiz bir hayat yaşarız. Bu yürüyüşümüze de yansır. Halbuki hayatta en mutlu olduğunuz an bir amaca doğru yürürken geçirdiğiniz süreçtir. Yürüyüş meditasyonunun amacı da tam olarak yürüyüş meditasyonunun kendisidir. Hiçbir yere varmadan, sadece yürürsünüz.

Yürüyüş meditasyonunu uygulamak için evde veya rahat ve huzurla yürüyebileceğiniz doğal bir ortamda olmanız gerekiyor.  Ayakkabı ile de yapılabilmekle birlikte mümkünse çıplak ayak ve toprağa basmak etkisini artırır. Normal yürüyüşün aksine bu teknikte çok yavaş yürümek gerekmektedir. Her adımı “ayağı kaldırmak, ayağı öne doğru uzatmak, ayağı yavaşça yere basmak” gibi adımlara bölerek çok yavaş yapmak ve her saniye yapılan hareketin bilincinde olmak gerekir. Çok yavaş yürüyeceğiniz için başlarda dengenizde biraz problem hissedebilirsiniz ve bu size bir şeyleri yanlış yapıyor hissi verebilir, fakat vazgeçmeden birkaç hafta bu çalışmayı sürdürdüğünüzde emin adımlarla yürümeye başladığınızı göreceksiniz.  

İnsan anatomisi geçmiş dönemlerde günlük kilometrelerce yürüyüşe göre şekil almışken şu an sürdürdüğümüz günlük yaşam rutininde hemen hemen hiç yürümememiz bu meditasyonu daha da gerekli hale getirir. Fakat yürüyüş meditasyonu uygularken kilometrelerce yürümek gerekmez, genellikle 4-5 metrelik ufak bir patika yolu belirleyip bu alan içerisinde sürekli gidip gelerek belirlenen süre kadar meditasyonu uygulamak tekniğin temellerindendir.

Çıplak ayak veya ayağınızı rahat ettirecek bir ayakkabı giyerek başlayın. Elleri önde kollar serbest olacak şekilde ya da belin arkasında tutarak sol elinizle sağ bileğinizi tutun. Sağ el serbest kalmalıdır, yumruk şeklinde sıkılmamalıdır. Gözleri ayakların 1-2 metre ötesine odaklayıp, elleri de ayarladıktan sonra yavaş yavaş adım atmaya başlanabilir. Bu tekniğin en önemli kısmı yapılan tüm hareketler en ince detaya kadar indirgenip hareket esnasında içinden ya da dışından sesli olarak hareketlerin bir yandan da tarif edilmesidir.  Örneğin “sağ ayağımı kaldırıyorum, kaldırıyorum, kaldırıyorum...” şeklinde ayağı kaldırma eylemi bitip, ayağı öne doğru ilerletmeye başlandığı veya ayağın yere değmeye başladığı ana kadar zihinde bedenin ne yaptığını tekrar etmek gerekir. Amaç, zihnin hareket ile beden koordinasyonunu tam bir farkındalık halinde tutmaktır. Hareket ile ifadenin tam bir koordinasyon içermesi çok önemlidir. Bu sebeple de bu teknik aynı zamanda “mindful walking” diye de isimlendirilir.  4-5 metrelik patikalar halinde yürümek için sık sık aynı yol içinde gidiş-geliş halinde olacaksınız ve bu dönüşler esnasında da hareketi aynı şekilde içinden tekrarlama devam eder. Dönüşler sağ taraftan yapılır, 90 derece şeklinde önce ayaklar tek tek çevrilerek basılır. Sonra tekrar 90 derece daha aynı şekilde dönerek tam dönüş gerçekleştirilip, artık tekrar düz yürüyüşe geçilebilir. Örneğin “sağa dönüyorum, dönüyorum, dönüyorum...” şeklinde dönüş tamamlanıp tekrar düz yürüyüş başlayana kadar sürer. Belirli bir patikada tam bir tur attığımızı düşünerek şu şekilde örnek verebiliriz: Düz yürüyüşe başlama esnasında “Sağ ayağı kaldırıyorum, sağ ayağı ilerletiyorum, sağ ayağı basıyorum, basıyorum. Sol ayağı kaldırıyorum, sol ayağı uzatıyorum, sol ayağı basıyorum, sağa dönüyorum (sağ ayağı döndür ve bas), sağa dönüyorum (sol ayağı döndür), sağ ayağı kaldır, sağ ayağı uzat, sağ ayağı bas, sol ayağı kaldır” gibi. Bu komutların hepsi kişide biter, yani istediğiniz hareketleri istediğiniz şekilde ifade edebilirsiniz, “sağ ayağı kaldır” yerine sadece “kaldırıyorum” veya “ilerletiyorum” fazla detaylı geldiyse sadece “sağ ayağı kaldır, sağ ayağı bas...” gibi de düzenleyebilirsiniz. Önemli olan tüm hareketleri tam farkındalıkla takip edebilmek ve eş zamanlı zihinde komut tekrar etmek.

Bu şekilde yürüyüş zihnin anda kalmasını sağlar, oturuş meditasyonu için bireyi hazırlar. Eğer oturarak meditasyon yapabilecek bir yerde değilseniz, örneğin iş yerinizde, çok kısa sürelerle bu çalışmayı uygulayabilirsiniz. Eğer oturarak meditasyona geçmek için ön hazırlık olarak yapıyorsanız, en önemli kısım oturuş meditasyonuna ayrılan süre ile aynı olmasıdır. Yani 10 dakika oturarak meditasyon yapacaksanız, öncesinde yapılacak yürüyüş meditasyonu da 10 dakika olmalıdır. Hem de içsel bütünlüğümüzü bozan endişe, acı gibi hisleri bu şekilde yavaş ve huzurla yürürken ayaklarınızdan akıttığınızı hayal ederek  bir çeşit topraklama yapabilirsiniz. Siz bu acı hissini fark edip akıtmaya başladıkça içinizde biriken fark etmediğiniz negatif duygular iyice su yüzüne çıkacak, bunları fark ettikçe kendinize daha merhametli hale geleceksiniz.

Eğer hareket ve komut aynı anda karmaşık görünürse yürüyüşünüz nefesinizle senkronize hale getirerek de çalışabilirsiniz. Ayağı kaldırırken veya yere basarken kaç nefes saydığınıza dikkati yönlendirmek de alternatif bir yöntem olarak kullanılabilir.

Çalışma esnasında bir yandan da gülümsemeyi asla unutmayın. Gülümseme tüm meditasyonlarda kullanılır, sizi bir şeye dikkatinizi odaklı tutabilmenizi sağlar. Canlı bir gülümseme dikkatinizi uyanık tutacaktır.

Özellikle sabah saatleri enerjinin daha yoğun olduğu saatlerdir. Bu saatlerde yapacağınız yürüyüşle alacağınız enerji size kendinizi bedensel ve ruhsal olarak daha güçlü hissettirir.

Yavaş ve dingin yürüyüşünüz oturduğunda gün boyunca tüm hareketlerinizde bir hafifleme, daha az telaş ve daha çok bilinç fark edeceksiniz.

Yazıyı Thich Nhat Hanh’ın Taze Biçilmiş Çimen Kokusu kitabından bir sözüyle bitirirken hepinize huzur dolu bir çalışma diliyorum :)

“Yürüdükçe daha bilinçli bir hale gelebilirsin. Uyanabilir, dünyadaki gerçek acıyı görebilirsin. O zaman bu dünyadaki her yol, -gömülü mayınlarıyla hala çocuklar ve köylülerin havaya uçtuğu Beyrut’un dış semtlerinden Vietnam sokaklarına- her sokak, her patika yürüyüş meditasyonu yolun olur. Bir kez uyanınca bu yolları yürümekte duraksamayacaksın. Acı çekeceksin ama umutsuzluktan, öfke ya da kendine yönelik korkulardan değil; bütün varlıklarla arandaki derin bağdan ötürü olacak acın. Çünkü hissedeceğin, bir aydınlanmışın, bir Bodhisattva’nın sınırsız duygudaşlığı olacak.”

 

SİTEDE ARA

Go to top