Yoganın merkezinde öğretmen-öğrenci ilişkisi bulunur. Özgürlüğü öğrenmemiz ustalarımız yoluyla olur.

Vedik zamanlarda guru ve shishya (usta ve öğrenci) arasındaki ilişki gayet yakındı, şu andakinden farklı bir şekilde neredeyse aile gibiydiler. Şu anda ise yoga öğrencileri eğitimlere internet üzerinden kayıt olabiliyor, kredi kartı ve PayPal ile ödeme yapabiliyor ve bu eğitimlerini önceden belirlenmiş bir zaman diliminde tamamlayabiliyorlar. Eskiden seçtikleri öğretmenleri tarafından kabul edilecek kadar şanslı olan öğrenciler, öğretmenleri onlara yeterince olgunlaştıklarını söyleyene kadar o ashramda yaşarlardı. Bu zaman zarfında öğrenci öğretmenine odun kesmek, su taşımak, hayvanları ve ekinleriyle ilgilenmek gibi yararlı uygulamalarla ya da ne gerekiyorsa onu yaparak hizmet etmekten sorumluydu. Öğretmen-öğrenci ilişkisi kelimenin tam anlamıyla paha biçilemezdi; ama öğrenci öğretisini tamamladığında öğretmenine guru dakshina denilen bir ödeme borçluydu. Bu para olabilirdi; fakat genelde değildi. Çoğunlukla bu ödeme hizmet şeklinde ya da öğretmenin istediği her hangi bir şey olurdu.

Patanjali, Yoga Sutraları’nda (bölüm bir, 24-26. Mısralarda) Ishvara’nın esas guru, antik zamanlardan beri öğretmenlerin öğretmeni olduğunu söyler. Ishvara bir kişi değil tabii ki, ama kendisi bizi alışılageldik, zorlanmış ego temelli halimizden aşkın ve sınırsız hale getiren yüksek bilinçtir. Antik zamanlardan beri insanlar bu nihai öğretmeni tanımlayan semboller üretmişlerdir. En kalıcı kullanılan sembollerden biri Surya yani Güneş’tir. Gayatri Mantra diye bilinen güzel bir Vedik duası Güneş’i “zihnimizi aydınlatan” olarak tanımlar. 

Ramayana’nın yüce maymun kahramanı Hanuman, neredeyse doğumundan beri Surya’dan büyülenmiştir. Bebekken gökyüzündeki Güneş’i görmüş ve onu çok yüksekteki lezzetli bir mango sanmıştır. Kuvvetli maymun bacaklarıyla dünyadan sıçrayarak yükselmiş ve uzun maymun kollarıyla uzanarak Güneş’i tutmak istemiş, başarmıştır da (bebekken bile Hanuman’ın doğa üstü bir gücü vardı.).

Güneş'i ağzına attı ve yemeye başladı, bu durumun evreni karartması tabiki de Tanrıların bir şeylerin ters gittini fark etmelerini sağladı. Güneş Hanuman'ın ağzını yaktı, ama Lord İndra elmas yıldırımını (Vajra) Hanuman'ın çenesine savurana kadar inatçı maymun Güneş'i ağzında tutmaya devam etti. Hanuman ağzını açıp Güneş'i ağzından düşürdü ve evrenin aydınlığı normale döndü. Fakat Vajra onu yaralamıştı. Aslında çenesini kırmıştı (hanu) ve onu bugün bildiğimiz lakabıyla "çenesi kırık olan" yapmıştı. Tanrılar Hanuman'ın güçlerini geçici olarak ondan almışlardı, ama çenesinden dolayı üzgün oldukları için, ileride Lord Ram ile karşılaşıp ona hizmet ettiğinde Hanuman'a güç, hız, şekil değiştirme, -saflık- arzusuzluk, şaşılacak bir hafıza ve gerçek bir Tanrı aşığının özelliklerini bahşettiler. 

Bu arada, Hanuman'ın eğitime ihtiyacı vardı. "Neden Surya'ya sormuyorsun?" diye önerdi annesi Anjana. "Her gün at arabasıyla bütün dünyanın etrafını dolaşıyor ve her yerdeki her şeyi görüyor. Bütün kutsal yazıtları biliyor ve senin uçabileceğinden çok daha yükseklere ve uzaklara uçuyor. Eminim ki sen bebekken gerçekleşen şu küçük meyve hadisesini unutmuştur." 

Böylece Hanuman Surya'dan öğretmeni olması istedi, ama Surya reddetti. Hanuman'ı onu yemeye kalktığı için affetmişti, "Benim çok sıkı bir programım var, hiç boş vaktim yok. Sürekli devam etmek zorundayım. Seni eğitmek için duramam ve ayrıca ben hareket halindeyken sen nasıl verimli bir şekilde öğrenebilirsin?" diye sordu. 

"Ya sana ayak uydurursam?"diye sordu Hanuman. "O zaman beni öğrencin olarak kabul eder misin?" 

"Ayak uyduramazsın."diye cevap verdi Surya, "Ama kabul." 

Hanuman uçtu ve yüzünü Surya'nınkine döndürdü. Öğrencisinin devamlılığını takdir eden Surya gökyüzünde hızlanırken aynı anda yazıtları da açıklıyordu. Doğal olarak Hanuman hocasıyla yüzyüze, her zaman arkaya doğru yolculuk ediyordu. Olması gereken de zaten bu değil midir? Hocaya sırtını dönmemelisin, bu saygısızca olur. Kimileri der ki Hanuman'ın bu arkaya doğru gidişi Surya Namaskar'ın(güneşi selamlama) kökeni olmuştur. Eğer dikkat ederseniz, Surya Namaskar hareketlerini yaparken matınızda geriye doğru gitme ve sonra tekrar öne gelerek seriye devam etme eğilimindesinizdir. 

Hanuman o kadar adanmış bir öğrenciydi ki bütün Veda'larda bir hafta içerisinde ustalaşmıştı. Peki Surya'dan ayrılmanın bedeli neydi? Surya, Hanuman'ın gitmesinden de biraz rahatlamıştı ki herhangi bir ödemeyi reddetti. 

"Özverili bir öğrencinin öğrendiğini görmek kendi başına bir hediyedir." dedi Surya. 

"Peki o zaman."dedi Hanuman, "Sana sadece minnetimi ve namaskarlarımı (saygı ve selamlarımı) verebilirim." Ve böylece, Hanuman'ın Surya'ya olan guru dakshina'sıyla Surya Namaskar akışı doğmuş oldu.

Uygulama

Tarihsel olarak, şu an Surya Namaskar olarak bilinen asana akışları, Surya'yı enerji ve dünyanın ışığının kaynağı olarak onurlandıran eski bir gündoğumu uygulamasından gelmiş olabilir. 1920lerde Aundh'un Rajası kendi küçük krallığındaki (Maharashtra'nın bir parçası) okullara belirlenmiş bir güneşi selamlama serisini soktu ve bütün erkek, kadın ve çocukları kendi fiziksel ve ruhsal sağlıkları için onları bu uygulamaya iten küçük bir kitap yayımladı.

Bugün çoğu yoga öğrencisi eğitimlerinin başında bu uygulamanın farklı tarzlarını öğreniyorlar(duruşlara mantralarla eşlik ederek ya da etmeyerek). Her ne kadar bu akışın kesin doğru olan bir yolu yoksa da genel olarak 12 asananın sıralamasını içeriyor, içlerinde simetrik ayakta duruş pozu (Tadasana), kolları kaldırma, toprağa dokunmak için eğilme, bir atılım, "v" şeklindeki çoğunlukla yere bakan köpek olarak bilinen bir asana, göğsün yukarı doğru kalkması şeklinde akacak bir yüzükoyun duruş, bunu takip eden bir yere bakan köpek, başka bir atılım, tekrar öne eğilmiş bir şekilde toprağa dokunuş, kolları kaldırma ve başlangıç pozuna geri dönme var. Akışın her döngüsünde önce geriye sonra ileriye doğru hareket edilir. 

Surya Namaskar içerisinde akarken yüzünüzü hocanıza döndüğünüzü hayal edin, herhangi bir hoca değil, İshvara, yani sizin ideal, size rehberlik eden, hayatınızı ve evreninizi aynı Surya'nın dünyayı aydınlatması gibi aydınlatan öğretmene. Bütün hareketlerinizi sevgi ve minnettarlık ile sergileyin.

Derin düşünme

Düşünün, Hanuman'ın güneşe yaptığı gibi siz de bir insanı ya da durumu yanlış değerlendirdiniz mi? Aslında sandığımız gibi olmayan bir hedefe düşünmeden atladığımızda ne olur? Sizin için önemli olan bir şeye adandığınız bir zaman düşünün. Lezzetli bir mango gibi gözüken, fakat çok daha büyük, sıcak ve sindirilemez olan bir iş veya ilişki. Kimse sizi hatanızdan vazgeçirmeye çalıştı mı? Siz dinlediniz mi? Kafanızdaki bu meyve hayaline tutunmayı kırmak için ne bedeller ödediniz? Bu sırada yaralandınız mı? Bunun sonucunda herhangi beklenmedik bir ödüle ulaştınız mı? Hatanızın ruhsal açıdan önemli olduğunu düşünüyor musunuz?

Yazan: Zo Newell, Ph.D., ERYT 500

Çeviri: Dr. Çağın Çilingir ve Dr. G.Ü. Arya Doğan

Yazının orjinali için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

https://yogainternational.com/article/view/the-ancient-origins-of-surya-namaskar-sun-salutation

Go to top