Utkatasasana'nın ismi Sanskrit dilindeki azılı, gururlu, yüksek, mağrur, üstün, engin, büyük, zor anlamlarını içeren Utkata kelimesinden gelir.

Türkçe'de bu duruş genelde Sandalye Duruşu olarak adlandırılır, çünkü görünmez bir sandalyeye oturuyormuş gibi görünürsünüz. Ama bu basit bir sandalye değil, daha çok bir taht gibidir.

Tarihsel olarak Hindistan'da sandalyeler çok kullanılmazdı, çoğunlukla insanlar zemine ya da toprağa otururlardı. Soylu insanlar, kral ve kraliçeler, onları genel düzeyden daha yukarı çıkartan ve Darshan (kralı ya da tanrısal konumu insanlarla birleştiren görme ve görülme eylemi) için daha kolay görülmelerini sağlayan tahtlara otururlardı.

Lord Rama'nın sürgünü, maceraları ve Ayodhya Krallığına nihai dönüşü hakkında bir hikaye olan Ramayana bir bakıma da bir sandalye veya taht hakkındadır. Olaylar Rama'nın üvey annesi ve bir seferinde kocasının hayatını savaş alanında kurtaran ve bu yüzden üç lütuf (ya da okuduğunuz versiyona göre iki lütuf) bahşedilen Kraliçe Kaikeyi'nin aslında tahtın gerçek varisi olan Rama'nın kral olmamasını ve oğlu Bharata'nın onun yerine kral olmasını ve Rama'nın 14 yıllığına sürgün edilmesini istemesiyle başlar. Fakat Rama'nın kardeşi Bharata hak etmediğini bildiği tahta oturmayı reddetti. Bunun yerine kraliyet koltuğuna Rama'nın sandaletlerini koyarak onların sahiplerinin yokluğunu vurguladı.

Bir taht etkileyici bir mobilya parçası olmaktan ötededir. Üstüne oturan kişinin güç ve otoritesini sembolize eder. Hükümdarın kararları krallığındaki herkesi etkiler, o nedenle tahta oturan kişinin bilge, adil ve Dharma(yaşamı ve evrenin kendisini devam ettiren ilahi buyruk) adına kişisel zamanından feragat etmeye hazır birisi olması gerekir. Layık bir hükümdar, bir Dharma Raja, halkını Dharma'ya uygun olarak korumalı ve onlara hizmet etmelidir. Bu çok büyük bir sorumluluktur. Sapkın düşünceler içinde olan Kaikeyi dışında Ayodhya'daki herkes Rama'nın kral olacak en uygun kişi olduğunu biliyordu. Bharata tahta oturmak yerine Rama'nın sandaletlerini tahtın üstüne koyarak kendi konumunun o ayakkabıları giymeye layık olmadığını gösterdi. Sandaletler şu mesajı veriyorlardı: Gerçek kral Rama burada değil, onun vekili olarak ben, elimden gelenin en iyisini yapacağım.

Asana

1.Dik dur ve ayakların kalça genişliğinden biraz daha açık olsun.

2.Nefes alırken kollarını kulaklarına yapışacak şekilde kaldır. Boyun ve omuzlarında gerginlik yaratmamak için kollarını kaldırırken kürek kemiklerini ve göğüs kafesini de kaldır. Dirseklerini kilitle ve bileklerinle parmaklarını uzun ve rahat tut. Kollarının, belinin merkezinden parmak uçlarına doğru uzadığını hayal et.

3.Nefes verirken dizlerini kır ve kalçalarını geriye doğru götür. Dizlerin bileklerini geçecektir.

4.Dizlerin hala kırılıyken göğüs kafesini yere dik olacak şekilde kaldırabildiğin kadar kaldır. Oturma kemiklerini aşağı doğru sal. Böylece, sandalyede oturan, hafif öne eğilmiş biri gibi görüneceksin.

5.Karnının alt kısmını içeri çek ve yukarı kaldır, vücudunun ön kısmı arka kısmını desteklesin. Ön kaburga kemiklerin arkadakilerle paralel olsunlar, göğsünü kaldırmak için kaburgalarını öne doğru çıkartma ya da belini kavisleştirme. Göğsünü kaldırmayı, arkanda hayali uzun bir kuyruğu uzatarak dengele.

6.Enseni uzun tutarak sanki bir taç takıyormuş gibi kafatasının tabanını ve başının tepesini yukarı doğru kaldır. Gözlerinde sakin bir bakış olsun ve alnın açık olsun. Her ne kadar bu poz çaba gerektirse de tahtına dikkatli ve dengeli bir şekilde otur. Gözlerini, çeneni ve dilini kasmadığını kontrol et. Her türlü kasılmayı nefes verirken serbest bırak. Bu pozda sessizce nefes alarak 10 nefes boyunca dur.

7.Pozdan çıkmak için nefesini verirken kollarını indir, dizlerini düzleştir.

Eğer kollarını tamamen kaldıramıyorsan ellerini üst bacaklarına koyup bastır. El tabanlarının üst bacaklarınla bağlantılı olduğunu hayal et. Omurganı ve göğüs kafesini kaldır, köprücük kemiklerinin üzerindeki deriyi omuzlarının üstüne ve sırtına doğru çek.

Bu harekette bacaklarının arasına bir blok koyarak ya da bir duvara karşı çalışarak bacaklarını ince bir şekilde ayarlayabilirsin. Sırtını duvara yaslayarak ve topuklarını süpürgeliğe koyarak dur. Bir ayağının topuğunu diğer ayağının parmaklarına koy. Şimdi arka ayağını ön ayağının seviyesine kalça genişliğinde koy. Kalçanı duvara yaslı tutarak dizlerini kır. Kollarını kaldır ve karnının alt kısmını güçlü bir şekilde arkaya ve yukarı doğru bastır. Ayaklarını yere, kalçalarını duvara bastır, üst bacaklarını topuklarına doğru indir.

Bacakların kuvvetli ve dengeli bir şekilde çalışıp başının tepesinden yukarı doğru yükselirken gerilimi ve dengeyi bul. Bu pozda rahatlık nerede? Denge nerede? Nefesini ve gözlerindeki sertlik ile yumuşaklığı fark et. Bu tahta oturmaya hazır mısın?

Bu poz bacakları ve bilekleri güçlendirir, göğüs ve omuzları gerer ve karın içi organlar ile kalbi uyarır. Poz çok uyarıcı olduğu için özellikle de uyku sorunları yaşıyorsanız, yatağa girmeden önce yapmayınız. Ayrıca vücudu ısıtan bir poz olduğundan soğuk kış sabahları için güzel bir seçimdir.

 

Derin Düşünce

Hayatında üstlenebileceğini hissettiğinden daha büyük sorumluluk veren bir konumda hiç kaldın mı? Bharata gibi, başka birisine daha uygun olduğunu düşündüğün, fakat senin yapmak zorunda olduğun bir iş sana verildi mi? İnsan ötesi bir otoritenin ya da yüksek bir gücün yardımına başvurmak sana yardım etti mi ya da eder miydi? Senin "yapan" olmadığın, aslında sadece Dharma'nın(değerli bir amacı gerçekleştiren) bir tecellisi olduğun bilgisiyle rahatladığını hayal et.

Ramayana'da kahraman maymun savaşçı Hanuman'ı içeren başka bir taht hikayesi daha vardır. Kraliçe Sita'yı Ravana'nın pençelerinden kurtarmak göreviyle Lanka'ya uçan Hanuman, Ravana'nın huzuruna çıkartılır. Gururun ve egonun enkarnasyonu olan Ravana etkileyici yükseklikte olan tahtına oturur ve Hanuman'a aşağılayıcı bir şekilde bakar. Her şeyin altından kalkan Hanuman sihirli güçlerini kullanarak kuyruğunu uzatır, uzatır ve uzatır; ta ki kuyruğu kıvrılarak Ravana'nınkinden daha yüksek bir taht oluşturana kadar.

Hanuman'ın gücü ve güveni, kendisinin, Rama'nın yani en etkileyici Dharma Raja'nın hizmetlisi ve elçisi olduğu bilgisinden kaynaklanır. Rama'ya olan inancı ona kendine güveni vermiştir, aynı Bharata'nın Rama'ya olan inancının, Rama'nın yokluğunda krallığı yönetmesini sağlaması gibi. Saygıdeğer bir silsiledeki yerinizden güven aldığınız ve bu silsile ve öğretmeni onurlandırmak için elinizden gelenin en iyisini yaptığınız bir zamanı hatırlayın.

Zo Newell, Ph.D., ERYT 500

Çeviri: Dr. Çağın Çilingir ve Dr. G.Ü. Arya Doğan

Yazının orjinali için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

https://yogainternational.com/article/view/the-mythology-behind-utkatasana-chair-pose-fierce-pose

Go to top