Ben Yoga ile bayağı bir geç tanıştım, gerçi geç de olsa tanışmak hiç tanışmamaktan iyiymiş, bunu anladım. İnsanların hiç bilmediği şeylere karşı ön yargılı olmasının ne kadar yanlış olduğunu, Yogaya başladığım ilk gün öğrendim.

Nedense, hakkında hiç bir bilgim olmadığı halde, yogayı sadece meditasyondan ibaret, bütün gün oturmak olduğunu düşünmek gibi çok yanlış bir fikre sahiptim. Sonra günün birinde, yoga yapan birileriyle tanıştım ve onlardan yoganın sadece meditasyondan ibaret olmadığını öğrendim. O ara artan sırt ağrılarıma yoganın iyi gelebileceğini düşündüm. Yoga dersine katılıp ne yapabileceğimi görmek ve denemek için, derslere katılan arkadaşa, yogaya gitmek istediğimi söyledim. Gerçi çok şaşırmıştı, sanırım ben ona göre yoga yapabilecek birine benzemiyordum. Tam da o gün yeni bir merkezde yoga derslerine başlayacağını ve onunla gidebileceğimi söyledi.

Yaklaşık dört yıl önce, bir mart günü, Shivani'ye böyle adım attım ve yoga ile tanıştım. Tanışmak o tanışmak, bir daha da vazgeçemedim. Şimdi düşününce, bunların aslında birer tesadüf olmadığını, sanki her şeyin hayatımızı planlayan güç tarafından planlanmış olduğuna inanıyorum. Gerçi, ilk dersten sonra yogadan vazgeçemememin ve bu kadar sevmemin sırrının, yoga eğitmenim ile aramda oluşan pozitif enerjiyle büyük ölçüde ilgili olduğunu farkettim. Bu yüzden Shivani'de ilk gün tanıştığım, sevgili hocam Begüm, yoga ile hayatıma girdi ve sonra dostum, kardeşim oldu.

İlk başladığımda hareketleri, haliyle oldukça komik yapıyordum ama Begüm hiç eleştirmedi. Gerektiği zaman geldi hareketlerimi ufak dokunuşlarla düzeltti, zaman içerisinde ben kendimi eğittim ve bir sabah uyandığımda hiç bir yerimin ağrımadığını, sırt ağrımdan eser kalmadığını, yataktan mutlulukla kalktığımı farkettim. Kendim için yaptığım en iyi şeyin yogaya başlamak olduğunu anladım.

Yogaya başladığımda ilk fark ettiğim şeylerden biri doğru nefes alamadığım olmuştu ve buna çok şaşırmıştım. Zamanla doğru nefes almayı, dik durmayı, kendi kendime yanlış hareketlerimi düzeltmeyi de öğrendim. Yoga ile ilgili yazılar okumaya ve öğrendiklerimi çevremdeki insanlarla paylaşmaya başladım. Sonra günün birinde, Begüm, bir süreliğine Hindistan'da yaşamaya karar verdi, kendini daha da geliştirmek için yaptığı bir yolculuktu. Onun adına çok sevinmiştim ama onsuz kalmak ve yoga yapamamak zor gelmişti. Kendime yeni bir hoca bulmam gerekiyordu ve yeni hocam Shivani’de zaman zaman beraber yoga yaptığımız, derslerine çok severek katıldığım Suzie oldu.

Benim yogayı bu kadar sevmemin, bir daha vazgeçemememin ve hep ileriyi hedeflememin en büyük nedeni bu iki muhteşem kadındı. Yogada önümü aydınlatan ışıklarım oldular. Birbirlerimizin hayatına yogayla girdik ve dost, kardeş olduk. Yoga hayatıma birbirinden güzel insanlar kattı. Yoga eğitmeni olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Bu fikri aklıma sevgili dostum Ceren soktu. Ben de araştırmaya başladım. Bir sürü yeri araştırdım, çoğu Türkiye'deydi ve benim için gidip gelmek zordu. Bir work shop’ta Begüm'e eğitmen olmak istediğimi söyledim, onunla ve birbirinden güzel yedi kadınla eğitmenlik maceramız böyle başladı. Üç koca ay boyunca çalıştık, didindik, birlikte güzel günler geçirdik sonunda eğitimimizi tamamladık. Artık hepimiz birer Winyasa yoga eğitmeniyiz.

Güzel, şeyler yapabileceğimizi, hayatlarına dokunduğumuz insanlara faydalı olabileceğimizi düşünüyorum. En önemli yoga felsefesinin önce kendimize sonra çevremize saygı duymak olduğunu bilerek çıkıyoruz yola. Güzel günlerde hep birbirimize destek olacağız, birbirimiz kollayacağız.

Hepinizin yolu açık ve aydınlık olsun.

Girne/Kasım-2015

 

SİTEDE ARA

Go to top