8 gün 8 saatiniz olsa ne yapardınız? Toplam 200 saat ediyor; deniz tatili desek, yeni bir şehri tanımak, Likya yolunun bir kısmında yürümek, hayır yapmak, bir tatil sitesinde dinlenmek....ya da, bir dakika, bir para harcanacaksa bari bir altın bilezik olsun: Yoga öğretmeni olmalı, hatta Ayurveda uzmanı- ya da uzman uzmanı.

Hele hayatınızda üniversite eğitimi de varsa ve 4 yıl kadar marketing/ ekonomi/ işletme vs okunmuşsa bir pazarlama ile bu kadim bilgiler üzerine yepyeni bir kariyer kurulabilir.

Yoga sanatının en önemli amacı zihni sessizleştirmek; bunu bedenden başlayarak yapıyor çünkü beden ve bedenin sorunları somut bir şekilde kendini gösterebiliyor. Zihninizi, bilincinizi sessizleştirmek nasıl olabilir diye sorabilirsiniz ama ayağınızı yere basarken omurgayı dik tutmak ve bu harekete odaklanmak bile zihnimiz için bir egzersiz. Yoga bütünsel bir bilim dalıdır, yıllarınızı yogaya adasanız belki kapısını aralayabilirsiniz.

Yoga sanatını günümüzün sert ve hızlı ortamına uydurarak, hırs ve ivme ile sertifikalar dağıtarak hem yogaya hem de öğrencilere büyük haksızlık ediliyor olabilir mi?

Bütün gün masada oturarak çalışan insanlar yoga derslerine gelerek hazır olmadan kendilerini olmadık pozların içinde buluyorlar. Öğretmenlerin pozları öğretmedikleri derslerde, bir müzik eşliğinde nefes al nefes ver beraberinde, gökyüzüne gönderilen bacaklar, enginliğe açılan yüreklerle sakatlanan dizler, omurgalar ve boyunlar sayesinde yogayı anlamayan ve yoga yüzünden sakatlandığını sanan, yogadan korkan yüzlerce insan var. Yoga hocası olmak çok büyük bir sorumluluktur. Insanların sağlığı, bedeni, zihinleri ile çalışmak büyük bir meziyet ve hassasiyet gerektirir.

Baş duruşu, mum duruşu insanlarda uzun dönemli sağlık problemleri yaratabilecek kapasitesi olan, ciddi teknik gerektiren yoga pozlarıdır. Bir çok yoga hareketi düzenli olarak yanlış yapıldığında geri dönüşü olmayan (geri dönüşü olmayan!!) diz, kalça, omurga problemleri yaratacak kadar tehlikelidir. Bazı yoga stüdyolarında bir dersten diğerine, sonra bir diğerine girmeye teşvik edilen ve ÖĞRETMEN olmaya yönlendirilen yoga öğrencileri bu stüdyoların kurbanlarıdır. Yoga sanatını tam olarak anlayamadıklarından, yoga onlar için tüketim haline gelmiştir. Yoga felsefesini, nefesini ve nefsini anlamadan yoga öğretmeni olmak sadece bir taklitten ibarettir. Yoga okulları eğitim verilen ortamlardır. Bu gibi yerlerin en önemli sorumluluğu öğrencinin emniyeti ve sağlığıdır, stüdyonun zararı/ kârı değil.

Bir de 200 saatte alabileceğiniz: ‘Türkiye’nin en iyi eğitimi’, ‘Türkiye’nin en Kapsamlı eğitimi’, ‘Türkiye’nin en deneyimli Öğretmenleri ile Eğitim’leri ile yoga uzmanı, yoga eğitmeni, yoga eğitmen eğitmeni, ayurveda uzmanı, ayurveda ve yoga uzmanı, ayurveda-yoga-nefes öğretmeni, yoga uzmanlarının en uzmanı vs eğitimleri ile sonu gelmeyen aç bir sarmalın içine sürüklenen ‘tasarım yoga’ yoga sanatına yapılan en büyük haksızlıklardan biridir. Türkiye’de çok değerli yoga öğretmenleri ve çok değerli yoga öğretmeni yetiştiren öğretmenler mevcut ancak stüdyo kurtarma işlemi haline gelen ticari yoga eğitimlerine bir son verilerek yoganın özüne dönülmesi bir an önce gerekli. Yoga eğitmeni olmuş fakat yoganın gerçeğinden habersiz bir dolu insan, papağan gibi aynı sözcükleri söyleyerek ve aynı hataları tekrarlayarak, aynı pozları öğreterek insanların bedenlerini ve sağlıklarını tehdit ediyorlar.

Bir durup düşünmek ve Yoga Sutralara geri dönmek bile bu hatadan uzaklaşmak için iyi bir adım olabilir.

Namaste

 

SİTEDE ARA

Go to top