Geçen yıl sonu, yine o hareketli derslerimden birinde asana gösterirken boynumla omuzum arasında bir gerginlik hisettim. Ne olduğu önemli değildi asanayı gösterdim, başım ağrıyordu ama olsundu, hallederim şimdi ben onu diye düşündüm.

Korkmadım, çekinmedim, ağrım var diye hayatımı durdurmadım, analiz etmedim. Sabah yataktan kalkamayınca nedense nezle olduğumu sandım, çok nadir olduğumdan nezle olunca ‘film izlerim, çorba içerim, yatarım...’ gibi fantaziler ile sevinç duyarım. Her ne kadar nezle belirtisi olmamasına rağmen baş ağrısının ve halsizliğin nedenini buna bağlayarak kendimi pek de oynatmadan hayatın anlamını düşündüm. İlk gün sevinçle ‘ohhh ne güzel hasta oldum’ diyen ben bu durumun üçüncü güne sarkması sonucu azıcık düşünmeye ve bedenime ne olduğunu araştırmaya başladım- mesela baş aşağı duruşlarda sol diyaframım sanki hava almıyordu, ayakta duruşlarda sol tarafım da zayıflık, nefesimde sıklık ve sığlık oldukça belirgindi. Baş ağrıları için sabah akşam yağlı ayurvedik bakımlar iyi geliyordu ama 10 gün sonra hala başımı çeviremiyor ve hatta acaba yeni bir felç geçirdim de haberim olmadımı diye düşüncelerle boğuşurken kayropratik randevuma tamamen üst beden ve boyun donuk şekilde vardım. Testler sonucu C1 de sinir sıkışması vardı- mikro milimetrik bir sıkışma beni darmadağın etmişti. Ve, o sıkışma sol tarafı etkilediğinden bedenimin sol tarafı sinyal veriyordu. İki hafta sonra sınava girmem gerekirken ben o siniri yerine yerleştirmekle meşguldum. Yoga hocası olmanın zevkli yanları!!

Hiza ile ilgili kişisel bir deneyimle yola çıkmamın nedeni o sinirin mikro milimetrik hizasından oynamasının bedene olan etkilerini sergilemekti. Son zamanlarda hizada yoga için söylenmedik şey kalmadı, bir Iyengar Yoga hocası olarak herkesin kendi aydınlığına kendi zamanında geleceğini düşündüğümden bir şey söylemek ihtiyacı duymadım. Tam bir sene önce bu sinir sıkışmasını yaşayana dek. Hiza konusu zor bir konu; hem ayurvedik olarak hem de yaşam biçimi olarak kendi beden ve ruhumuzdan oldukça uzak yaşıyoruz. Günün önemli bir zaman dilimini oturarak, bilgisayar başında ya da artık oturduğumuz, yattığımız, yemek yediğimiz her alana giren akıllı telefonlar sayesinde parlak ekrana bakarken bulduğumuz vücudumuzu epeyce örseliyoruz. Ruhumuzu dinlendirmek, kalbimizi ve nefesimizi açmak adına gittiğimiz yoga sınıfları çoğaldıkça hizanın önemi büyüyor.


 

Hiza’nın TDK anlamı şu: ‘doğru bir çizgi üzerinde bulunma durumu’. Buna örnek olarak TDK perdelerden ve duvarlardan örnekler vermiş. Cansız yüzeylerden. İngilizcesi ise biraz daha kompleks; hiza ‘düz bir çizgide olma ya da izafi olarak doğru pozisyon’ demiş. Her bedenin kendine ait bir hizası (doğru olma hali) ve hizada olma durumu var ancak biz bunu oturarak ve bedenimizin yanlış yönlendirmeleri ile (kambur durma ve duruş bozuklukları, tek kalçayı dışarı atarak durma, aynı pozisyonda oturma/ sıkışma, aslında ağrıdan kaçmak için edinilen bir takım alışkanlıklar) tamamen bedenimizin izafi doğru pozisyonunu kaybettiğinden kaynaklanıyor.

Wikipedia’da ‘alignment’- hiza yazınca 7 ana başlık çıkıyor: arkeoloji, mühendislik, teknoloji, biyoloji, linguistik ve tipografi ve diğerleri. Diğerleri dediğimiz başlık altında önemli birkaç alt başlık var, bizi ilgilendiren: beden hizası: sporda ve dansta- kemiklerin doğru yerleşmesi ve kasların daha az çalışması demiş. Burada kemiklerin doğru yerleşmesi kısmı önemli. Örneğin dişlerinizin tamamen hizadan çıkmış olduğunu düşünün- ortodontik cerrahi bu hizayı düzeltmek için var. Omurgamızın hizadan çıktığını düşünün (ileri seviyelerde skolyoz, kalça çıkması, ona bağlı olarak diz ve iç organ sorunları) ya da benim durumumda boyunda milimetrik hiza çıkışı ve sonuçları… Bacakların düz olmaması, eklemlerin kendi isteğimiz dışında uzaması (ki bunun sonucunda hiper uzamış eklemler ve sorunları) karşımıza ilk çıkanlar. İnsanların kendilerini botoks ve başka adlarını bilmediğim bir sürü tedaviye maruz bırakmaları da ‘alnımın sağında kırışık...’ ‘kaşlarımın ortasında çizgi’ vs gibi tepkilerle düzeltmeye gitmek, yani kendi istekleri doğrultusunda bedeni hizaya sokmak gibi geliyor bana.

‘Kemiklerim düz değil, bu benim anatomim’ de çok sık duyduğum bir yargı. Anatominiz sizin için yapılmış, seçilmiş mükemmel çalışan bir düzenektir. Anatominizi bilmek ve bunun size sağladıklarının farkında olmak hem matınızın üzerinde hem de dışarıda çok önemlidir. Ancak anatominiz sizi aldatacak derecede mobilyalaştırılmış, eğrilmiş ve o eğriliğe de alışmıştır. Yoga, sizi içine doğduğunuz ve yaşadığınız mizacınıza yani sattvic (bilge, saf) olmaya doğru yönlendirir, buna izin vermemiz ve kendimizi bu ışıkla tanımamız Yoga’dır. Hiza kemiklerinizin düz olması ya da anatominizle ilgili bir sorun değil, anatominizin size sunduğu zorlukların asana sırasında üstesinden gelmektir.

Yoga asana yaparken bir çoğunuzun bildiği gibi Nadi’ler: ida, pingala ve sushumna (dişil/erkek ve merkez enerji kanalları) bir iletişim ve terapi halindedir, hizada yapılmayan yoga asana nadi’lerin çalışmasını yavaşlatır ve sonuç olarak yoga asanadan alacağınız yararı azaltır. Yoga asananın günümüzde ki işlevi sağlık ve bedensel terapi ise özellikle hiza ve bedeni tanımak şarttır.

Peki bedeni yoga asana sırasında hizaya sokmak ve yoga asanayı bedenimize zarar vermeden yapmak, asanayı uygularken asanadan maksimum yararı alabilmek neden bu denli kabul edilemez bir nosyon haline geldi. Hizada olmak öğrenciye ve öğretmene büyük bir sorumluluk yükler; öğretmen yönerge verirken örneğin ‘ayak bileğiniz, diziniz ve kalçanız aynı hizada olsun’ derken öğrenciye o noktalara bakmasını ve onu hizaya getirecek hareketleri yapmasını ister. Bazı kişilerde topuğu azıcık ileri ittirmek gerekirken bazılarında bu hizayı bulabilmek için başka minik düzeltmeler yapmak durumunda kalırlar. Hiza bedeninizi gelemeyeceği bir yere gitme konusunda sizi zorlamaz, hiza mikro düzeltmeler ile bedeninizle tanışmanızı sağlar, derslerimde sık sık belirttiğim gibi: ten-kas-kemik ilişkisidir hiza. Öğrenci kendi bedenine dürüst ve yargısız bakabildiğinde ancak bu hiza olabilir. Bazı öğrencide yıllar alır, bazı öğrencide birkaç ay; ancak ısrarla yoga yapan öğrenci bunu bir gün bulur. Beden hizası bir sanattır. Bedeni hizada çalıştırmak gözlem yapmayı gerektirir, tam bir konsantrasyon ile bedenin alışa geldik değil gerçek ihtiyaçları ile tanıştırır öğrenciyi. Sizi hizaya davet eden öğretmen sizin anatominizi ve yoga matının üzerinde sizin sağlığınızı kolluyor ve sizi asana sırasında sakatlanmaktan koruyordur. Yüreğinizi açın ve sizi hizaya davet eden öğretmeninizi bırakmayın çünkü kalbimizi, ruhumuzu ve nefesimizi açabilmek için, bunları yaparken sakatlanmamak için, asananın sağlık veren yanlarından faydalanmak için hiza şart. Birçok tanınmış, yüksek mertebeli yoga hocası hizanın önemini vurgular: Sharon Gannon (Jivamukti Yoga), Maty Ezraty ve Chuck Miller (Ashtanga Yoga), Richard Freeman (Hatha Yoga), Cindy Lee (Om Yoga) Kuzey Amerika’nın en önemli ve ısrarla Iyengar Yoga yapmış birkaç yüksek mertebeli hocasından sadece en meşhur olanları. Hepsi de gururla Pune’de BKS Iyengar ile çalışmış olduklarını vurguluyor.

BKS Iyengar, Light on Life kitabında şöyle der: “Bedenimin hizası sayesinde zihnimin, benliğimin ve zekamın hizasını buldum.” Eğer yoga ile ilişkinizi derinleştirmek istiyorsanız o zaman Kosha, bedeninin ve zihnin katmanlarını çalışmanızı öneririm. Fiziksel katman ve enerjik katman birbirinden ayrılamaz, siz onları ‘zihnim yapmak istiyor ama bedenim izin vermiyor’ dediğinizde ayrı ayrı hissedebilirsiniz ancak Annamayakosha (fiziksel beden) Pranamayakosha (enerjik beden) bu ikiliyi birbirinden ayıramazsınız. Hele hele Manomaya Kosha (zihinsel beden) Vijnanamaya Kosha (Entellektüel beden) Anandamaya Kosha (ruh bedeni) bu katmanların birbirinden ayrı hareket etmesi hastalık ve rahatsızlık ile gelir. Hiza ile çalıştığınızda kapanmış olan enerji yolları (ya da daha yaygın bir dille: kaslar/ damarlar/ parasempatik sinir sistemi/ kemikler ve bedeninizin içinde yer alan ve bedeninizin hayatını sürdüren herşey!) açılır ve beden olarak daha rahat edeceğiniz gibi zihninizi de sessizleştirebilirsiniz.

Yogaya güvenerek ve bedeninizin hizasını öğrenerek yoga asana yaparsanız, yoga hayatınızı değiştirerek zenginleştireceği gibi bedeninizi dinç zihninizi dingin tutacaktır.


SİTEDE ARA

Go to top