Hiçbir mum, kendini aydınlatmak için yanmaz; o sadece yanar ve ışığı etrafını aydınlatır.

Siz hiç mum gibi yandınız mı?

İçten içe eriyen, dışa dışa akan oldunuz mu?

Ya da yanarken etrafınızı kirlettiğinizi düşündünüz mü?

Alevinizden bir parçanın kopması sonucunda, bir şeylerin tutuşacağı endişesi yaşadınız mı?

Bir mum bunların hiç birine kafayı takmaz aslında, olsa olsa bir insan düşünür, bazılarını da dert edinir o kadar.

Salamba Sarvangasana, yani mum duruşunda kaldığımız müddetçe olmasa da bir ara böyle felsefik düşüncelere geçmiş olabiliriz. Tabii eğer harekette 30 sn ya da 1 dakika gibi bir sürede kaldıysak ve bu süre içinde hepimizin dilinden düşmeyen “hareketin içinde kal” cümlesinin manasına yaklaştıysak.

Sessizlikte yaşanan farkındalıklar, mum gibi aydınlatır, içinde bulunduğu karanlığı. Mum duruşu da onlardan biri sanki.

Hareketi düşünelim hep beraber, ne yapıyoruz önce sırt üstü yatarak satıh genişletiyor, ardından bacakları kendimize çekerek bir insanın olabildiği en küçük alana geçiyor, derken bacakları beden ve başımızın üstünden yere paralel duruma getiriyoruz. Yayılıyor, büzülüyor, bükülüyor ve ondan sonra da bacakları dimdik gökyüzüne doğru gönderiyoruz.

Aslında her harekete ulaşmak için, önce başka hallere geçiyor, sonra istediğimiz kıvama ulaşıyoruz.

Yani, hiçbir zaman dosdoğru olmak istediğimiz yere ışınlanamıyoruz. Bir hazırlık evresi, bedensel ve düşünsel ısınma dönemi geçirmek durumundayız. O aşamalarda da kıvrılıp bükülmeler, ters dönmeler, bildiklerimizi alt üst etmeler, alışkanlıkları aşmalar, korkulardan geçmeler yaşıyoruz.

Kademe kademe geçiyoruz engelleri, basamak basamak çıkıyoruz merdivenleri. Bir mum nasıl ki “aman hemen yanıp da söneyim” demezse, biz de birinci basamağa basmadan on beşinciye ulaşamayacağımızı hatırlamalıyız. Hatırlamalıyız diyorum, çünkü biliyoruz ama bazen unuttuğumuz için birilerinin ya da bir şeylerin hatırlatması gerekiyor.

Yoga eğitmeni olsak da, bu yolda yıllarımızı versek de bu böyle. Hiç “ben unutmam” demeyelim. Zaten, devre dışı bıraktığımız için karşımıza tekrar tekrar çıktığını bilmiyor muyuz?

Ben, başkalarına odaklanıp, onları aydınlatmak için çaba sarf ederken kendimizi unutmayalım diye hatırlatma yapıyorum. Başta kendime.

Ya da yoganın şu tüketim toplumunu aydınlatmak için yaktığı mumun üstünden zaman geçince, bir sürü mum yakacağım diye ilkini unutmayalım. Ve o bir sürü mumu yakmak için tüketim toplumunun girdabında biz de kaybolmayalım.

Bazen bir adım geri gelmek gerek, girdabı görebilmek için ve neler olup bittiğini anladıktan sonra, etkilenmeden girdabın içinden geçip, bir adımla ilerisine ulaşarak, yola devam etmek.

Mum gibi…

 

 

 

Go to top