Bir yola çıktığında, genelde yolun sonunda ne ile karşılaşacağına dair bir fikrin yoktur.

Yol seni sürükler, götürür bazen istemediğimiz yerlere, çıkmaz sokaklara, bazen de tamda olmak istediğimiz yerlere, yoldan çıkmadan devam etmek önemlidir, hayatın her alanında durum aynen böyledir. Çıktığım yollardan dönmek ya da vazgeçmek âdetim değildir, sonuca ulaşmak için çokça emek harcar ve mücadele ederim, sanırım bu kişiliğimden kaynaklanan bir özelliğim, başladığım işi, elime, yüzüme bulaştırmadan, elimden geldiğince en iyi şekilde bitirmek hep hedefim olmuştur.

Yoga ile kol kola çıktığım yeni yolda, sanki yeni bir evrene varmış, ben, sanki yola çıkmadan önceki beni geride bırakmış yeni bir insan olmuş gibiyim, belki de sadece öyle hissediyorumdur. Yoga ile yola çıktığımda yanımda olanlar ya da sonradan bana katılanlar var, mesela disiplin hayatım boyunca benimleydi, ama sabretmek pek başarabildiğim bir şey değildi, yoga ilk basamakta bana sabretmeyi öğretti dersem yalan olmaz. Yolum sabır üzerineydi ve sabırsız kişiliğimden dolayı yoldan çıkacağım üzerine bahse girenler kaybetti. Ben, sabretmeyi öğrenip yanıma disiplini de katınca yoga yolumda öncelikli rehberim asanalar(yoga duruşları) oldu, hele ki ne zaman asanaları, nefesle uyumlamayı öğrendim işin zor kısmını atlatmış ikinci basamağa zıplamış, işin içine yoga felsefesini de katmıştım.

Bu yeni evren hakkında her şeyi öğrenmeye kararlıydım, insanın kendi başarabildiklerine hayret etmesi ve yapabildiklerinden mutlu olması çoğu insan için tanıdık bir histir, lakin kırklı yaşlardan sonra bedenimizi bu kadar eğitebileceğimizi asla öngörmeyiz. Yoga yaparak bedenimizi birkaç haftada esnetmek, gevşetmek, ağrılardan kurtarıp, duruşumuzu düzeltmek tabi ki mümkün değil, disiplin ve sabır yanında yaptığın pratikler hayati önem taşıyor. Yoga ile çıktığın yolda birkaç ay sonra bedeninin düzeldiğini, ağrısız, sızısız uyandığını fark ediyor insan ve sabahları yataktan oflamadan, puflamadan mutlu bir şekilde kalkmanın değerini anlıyor. Ben yoga ile önce bedenimin iyileştiğini düşünürken hayretle fark ettiğim şey ruhumun ve zihnimin aslında bedenimden önce iyileşmiş olduğuydu. Oradan oraya atlayan düşünceler ve gereksiz takıntıların kirlettiği zihnim ve kendini bir kapana sıkıştırılmış hisseden ruhum, ben kendilerini ne kadar hırpaladığımı fark edene kadar değişmiş, dönüşmüş ve iyileşmişti. İnsanın kendi içinde kaybettiği parçalarını tekrar bir araya getirmeyi öğrenmesi, önce kendiyle bütün olması en önemlisiymiş, ben yoga ile bütünlendim, hayatımda çıktığım hiçbir yolda bu kadar kendi gücümün ve yapabileceklerimin farkında olmadım.

Şimdilerde en çok yoga yoluna daha erken çıkmadığım için üzülüyorum, keşke diyorum çok daha önce kesişseydi yollarımız ama yapacak bir şey yok geçte olsa kesişmiş olmasına şükrediyorum. Fiziksel bedenim sanki daha önce hiç bu kadar sağlıklı olmadı, yoga ile ağrılara, huzursuz ruhuma ve karman çorman zihnime veda ettim. Kendimden yeni bir ben yarattım, kabuk değiştirmiş gibiyim (sadece çok konuşmaktan vazgeçemedim, yapacak bir şey yok), yoganın hayatıma kattığı denge, beni benle bütünledi, sabır bana iyi geldi, yanında hoşgörüyü de hayatıma taşıdı, en önemlisi bırak gitsin demeyi öğrendim. Yoga ile çıktığım yolda bütünümü iyileştirdim, iyi ki çıkmışım yola, iyi ki öğrenmişim gerçekte yoga ne demek, iyi ki diyorum, iyi ki. Her yol gidilebilir, her yoldan sana uymazsa dönülebilir ama yoga ile bir yola çıkmışsanız eğer, yolunuzdan dönmemenizi diliyorum.

Hep yolda ve sevgi de kalın.
Namaste

Go to top