Geçen gün karşıma bir ilan çıktı. BEACH YOGA…

“Plaj yogası da ne demek şimdi?” dedim kendi kendime.

Yani plajda yoga olsa bir derece, ama bunu gerçekten anlamadım. Duyduğum “Power Yoga”, “Fast Yoga” gibi garip yoga stillerinin arasına şimdi bir de bu eklenmişti. Yakında gideceksiniz bir salona ve size “Yoganızı nasıl alırdınız?” diye soracaklar. Benim ki ortaya karışık lütfen…

Her zaman söylediğim gibi ben yoga eğitmeni değilim, niyetim de hiçbir yoga eğitmenini ya da stilini eleştirmek değil. Sadece bir yoga hayranı, tutkunu bir öğrenci olarak yoganın başına konan bu sıfatlardan rahatsızım. Ve bildiğim kadarı ile de doğu felsefesinde bu tip tanımlar yok.

Neydi yoganın amacı? Neden yoga yapıyoruz? İçimize dönmek, bedenimizi gevşetirken zihnimizi gevşetmek, sakin ve dingin kalabilmek, bir sonraki adımı düşünmemek, birleşmek ve bütünleşmek, yargılardan ve düşüncelerden uzaklaşmak, ruhumuzu dinlendirmek, meditasyona hazır olmak vs. vs. saymakla bitmeyecek içsel amaçları yok mu yoganın? Peki bunun güçlüsü, hızlısı olduğunda tüm bunlar nasıl olacak? Ya da siz öyle plajda, kumsalda, dışarıda bir sürü caydırıcı varken (tabi eğer tam anlamı ile bir yogi/yogini değilseniz) nasıl yoga yapacaksınız? Hızlandırılmış sınava hazırlık kursları gibi, hızlandırılmış içe dönüş, 15 dakikada birlik bilinci diye bir şey olabilir mi?

Power yoga diyorlar; daha dinamik bir müzikle, yogaya ters bir şekilde nefes için ağızlarını kullanarak, bildiğimiz tüm klasik asanalara garip ilaveler yaparak, hiç yoga ile tanışmamış biri tarafından izlendiğinde vazgeçmeye bile sebep olacak kadar zor ve iddialı bir hale dönüştürüyorlar asanayı. “Bu mu yoga?” diyor izleyen. Benzer tek yanı yoganın temelindeki asanaların üzerine kurulmuş olması o kadar.

Sonra fast yoga… 10 bilemedin 15 dakikada yoga… Nasıl yani? Hani biz hiçbir asanayı ısınmadan yapmayacaktık, hani mutlaka rahat yatış asanaları yapacaktık da nefesimizi izleme fırsatı bulup içimize dönecektik. Hani en son asana olan “Savasana” ile bitirecektik yogamızı. Şimdi birileri diyebilir ki “canım hiç yapmamaktan iyidir yani”. Hayır efendim, iyi falan değildir. Yoga’nın bir amacı, bir tarzı, bir felsefesi var değil mi? Sen 10-15 dakikada ne yapıyorsan yap ama ona başına hızlı diye bir sıfat koyup yoga deme lütfen. “Sabah egzersizi” de, “öğlen arası egzersiz” de, “uykuya hazırlık egzersizi” de ama lütfen ve lütfen YOGA deme. Bu binlerce yıllık tarihi olan yogaya ve ona gönül verenlere büyük haksızlık.

Gelelim geçen gün duyduğum plaj yogası olayına. Şimdi sırf plajda yapıldı diye adı bu mu oldu? Öyle ise bile plajda yoga daha uygun olur diye düşünüyorum. Evde yoga, sokakta yoga, her yerde yoga gibi plajda da yoga olabilir ama “ev yogası” diye bir tanım nasıl yoksa (yoksa o da mı var) “plaj yogası” diye bir şey de olmamalı.

Bütün bunlar son derece ticari ve işin özünden uzak. Bırakın yoga sadece yoga olmak isteyenlere kalsın. Savasana da 15 dakika hiç kıpırdamadan duramayan, alnını yere koyduğu asanalarda kalamayan, yoganın kendine göre olduğunu düşünmeyen insanlara; bunu öğretmek, içselleştirmeleri için emek vermek ile uğraşmak istemeyen birileri tarafından uydurulan diyeceğim kimse gücenmesin; hızlı, güçlü, kumsalda, tatilde falan gibi olmayan yoga çeşitleri bunlar. Hem onları hem de yoga hakkında hiçbir fikri olmayan insanları yanlış yönlendirmeyin. Bırakın yoga yogaya gönül vermiş ve özünden vazgeçmeyenlere kalsın. Gerçek ustalar hazır olana onu sevdirecektir. Yogamızı bölmeyin, çoğaltmayın, teklikten uzaklaştırmayın.

Tıpkı Hz. Ali’nin dediği gibi; “İlim bir nokta idi, cahiller onu çoğalttı”.

Aşk’la…

 

 

 

 

 

 

Go to top