İnsan hiçbir başarıya emeksiz ulaşamıyor, tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz. Birçok hayvan doğduktan ve anneleri onları temizledikten sonra hoplayıp zıplayıp yürümeye başlıyorlar, biz ise en kısa dokuz ay, bazen de iki yaşına kadar yürümeyi öğrenemiyoruz, insanın öğrendikçe evrimleştiğini düşünüyorum.

Bizim gelişimimizi tamamlamamızın temelini öğrenmek oluşturuyor, bu yüzden öğrenme ve öğrendiğimizi hayatımıza uygulama yeteneğimiz bizi diğer canlılardan ayırıyor. Her insan için öğrenmenin şekli değişik olabilir, kimi okuyarak, kimi görerek, kimi deneyerek öğrenirken, kimileri öğrendiklerinin kendisi için yeterli olduğunu düşünür, bazen yıllarca bir kelimenin anlamını yanlış biliriz, sonra bir kitaptan kelimenin gerçek anlamını öğreniriz, o yanlışı düzeltme anının hazzı hiçbir şeye benzemez. İnsanın kendini bulunduğu yerden, daha yukarılara taşıması için öğrenmenin şart olduğunu düşünenlerdenim, öğrenmeye tüm kanallarımla açık olmanın beni şimdilerde getirip oturttuğu yeri, yıllarca düşünsem aklıma getiremezdim, dersem yalan olmaz.

Üniversiteyi bitirdikten sonra kariyerine anne olarak devam eden, üst üste doğurduğu iki ve yılar sonra gelen üçüncü çocukla, uykusuzluk, mama ve kirli bezler üçgeninde dönüp duran ben, hayatımın sonsuza kadar böyle devam edeceğinden şüphelenmeye başlamıştım ki, bir gün baktım çocuklarımı kırmadan, dökmeden büyütmeyi başarmışım. Bu arada çocuk nasıl büyütülür öğrendim, hatta üç çocukla yüksek lisans bile yaptım.  Arada iş hayatına daldım, beş yıl içinde on beş yıllık koşturdum, büyük bir zevkle çalıştım, iş hayatı bana kendime ve başarabileceklerime daha fazla güvenmem gerektiğini öğretti.

Ben öğrendikçe evrimleşenlerdenim, yedi yıl önce yoga derslerine gitmeye başladığımdan bu yana öğrendiğim her yeni bilgi bana hiç bilmediğim bir evrenin kapılarını açtı, ben o evrene davetsiz bir misafir olarak daldım, kimsede beni geri çevirmedi, üstelik de  karşıma öğretmeye gönüllü insanlar çıktı, sanırım bu da benim şansımdı. Ben yoga için zaman ayırmadım, yoga bana onun için zaman yaratmamın önemini ve gerekliliğini sabırla anlattı, bende iyi bir öğrenci olarak can kulağıyla dinledim, hiçbir zaman vazgeçmeyi düşünmedim, en zor duruşları yapmayı başarmaktan çok, en doğruyu yapmak hedefimdi ve sanırım disiplinle çalışınca hedefime ulaştım.

Kendi öğrencilerime yogaya bu pencereden bakmaları gerektiğini ve bir bütün olarak sizi iyileştiren bir disiplinden uzaklaşmamaları gerektiğini sabırla söylüyorum. Tabi yoga herkese uyacak herkes yogayı çok sevecek diye bir şey yok, büyük bir hevesle stüdyoma gelip birkaç ders sonra bırakanlar var, sanırım bu onların tercihi, benim yapabileceğim bir şey yok.  Öte yandan öğrenmek isteyene, öğretebilmek çok büyük bir mutlulukmuş, kendimde eğitmen olunca daha iyi anladım, kendi öğrendiklerimin üzerine sürekli bir şeyler ekleyip, yoga yolumda öğrenerek yürümeye devam ediyorum.

Yoga hakkında öğreneceğim daha çok şey var biliyorum, bilmediğimi bilerek yürüyünce, öğrenmek daha kolay ve cazip hale geliyor, her öğrendiğimi bir çocuk heyecanıyla paylaşıp, öğretiyorum. Sanırım kaç yaşına gelirsem geleyim, öğrenmekten ve öğrendiklerimi paylaşmaktan vazgeçmeyeceğim, yoga yolunda her zaman mutlu bir öğrenci olarak kalacağım. Öğrendiğiniz her yeni bilgiyle evrimleşip, dönüşmenizi ve öğrenmekten asla bıkmamanızı tüm kalbimle diliyorum.

Yolunuz öğrenmek üzerine olsun, bilgiyle kalın, hoşça kalın.

Namaste

 

Go to top