İlk kez 21 Haziran 2015 tarihinde kutlanmaya başlanan “Uluslararası Yoga Günü”nün bu sene dördüncüsü kutlanacak.

Yoga hakkında bir fikri olmayan ya da sadece fikri olan, yogayı deneyimlememiş ya da deneyimlediğini zanneden pek çok kişi için “Uluslararası Yoga Günü” demek, insanların bir araya gelerek çeşitli mekanlarda, sokaklarda, kalabalık gruplar olarak yoga yapması olarak tanımlanabilir. Dışarıdan bakıldığında pek çok şey gibi bu etkinliğinde bu anlamda gözükmesi ve böyle anlaşılması çok normal elbette.

Ancak hatırlamak gerekir ki; kutlanılan birçok günün iki farklı cephesi vardır. Bir cephede kutlanan olay ile ilgili bir etkinlik, bir hareket, bir eylem gerçekleştiğini görürsünüz ki bu işin sadece görünen ve dikkatleri oraya çekme amacı ile gerçekleşen hareketlerden oluşan cephesidir. Bu cephe bakış açılarına göre bazı kişilere bir şey ifade ederken, bazı kişilere göre hiçbir şey ifade etmez. Ama istenen gerçekleşir ve her iki bakış açısının ilgisi de bir süreliğine de olsa o cepheye çekilmiş olur. Yüzeysel bir dikkat çekmedir bu ama yine de istenen ilgi yakalanabilir.

İkinci cephe ise görünmeyen taraftır. Orası eylemden çok hisler, duygular, anlamlar gibi daha içsel kavramlar barındırır içinde. Sadece bilen anlar ve yine sadece gerçekten anlamak isteyene anlatılır. Dışarıdan bakan sadece gerçekleşen hareketi görür, ama işin özüne bakan en gizli manaları görür.

İşte “Uluslararası Yoga Günü” nde gerçekleşen etkinliklerde böyle aslında. Birileri sadece yoga yapan birilerini, birileri spora benzer şeyler yapan birilerini, birileri de ne yaptığını anlamadığı birilerini görüyor. Ama bir diğerleri var ki; birliği, bütünlüğü, dinginliği, sevgiyi, var oluşu, yaradılışı ve daha nicelerini görüyor ve aynı şeyleri gerçekten görmek isteyenlere de bunu aktarıyor.

Hatırlayacak olursak yoga neydi? Birleşmekti. Var olan her şeyle birleşmek ve kendinizi olduğumuz gibi kabul etmekti. Sınırlarımızı ve zamanla kendimize koyduğunuz sınırları nasıl aşabildiğimizi görmekti. Bütünleşmekti. Ruhun, bedenin ve zihnin bütünleşmesi, nihayetinde ise tüm evren ile bütünleşmekti. Hiçbir şeyin bir diğerinden ayrı olmadığını fark etmekti yoga. Sevmekti, var olan her şeyi sevmek. Ol’maktı yoga, yapmak değil ol’mak ama asla oldum dememekti.

İşte bu yüzden kut’lanması gereken bir gün “Uluslararası Yoga Günü”. Düşünsenize, o etkinliklerde dışarıdan bakıldığında sadece birtakım hareketler yapıyormuş gibi gözüken insanlar aslında bir olmak, bütün olmak, kainata daha çok sevgi, hoşgörü, mutluluk getirmek için bir araya geliyor. Dışarıdan adına hareket denilen tüm o asanalar pek çok anlam barındırıyor derinlerde. Ve o asanaları yapanlar işte o enerjiyi yayıyorlar etrafa. Hep birlikte yoga oluyorlar ve en yakınından başlayarak etkiliyorlar çevrelerini.

Hadi bu sene bir değişiklik yapın ve siz de katılın bu etkinliklerden birine. Bir deneyin, en azından bir fikriniz olsun. Kim bilir belki de derinlerdeki anlamları keşfetmek istersiniz de, size yol gösteren bir öğretmen ile karşılaşır ya da düşündüğünüzden daha da şanslısınızdır da bir usta ile buluşur, ikisi arasındaki farkı da anlamış olursunuz.

Siz neye hazırsanız o da sizin için hazırdır. İşte tam da bu sebeple Uluslararası Yoga Günümüz kut’lu olsun. Çünkü inanıyorum ki dünyamız bir olmaya, bütün olmaya hazır. Peki ya sen?

Aşk’la…

 

 

 

 

Go to top