Yazının başlığından şekil olarak yapmak anlaşılsa da aslında anlatmak istediğim, yoga yapmaya başlamadan önce yapmamız gereken duygu temizliği.

Malum yirmi birinci yüzyılın dünyasında her şey bir yarış; kim daha güzel, kim daha zengin, kim daha çok kazanıyor, en çok kazandıran meslek hangisi, gözümüz hep en, enlerde, bizde bunların peşinde, fark etmiyoruz, fark ettirmiyorlar ya da biz fark etmemekte kararlıyız. Kendimize koyduğumuz hedefler hep enler, ortalama olmayı ya da aşağılarda kalmayı kabul etmiyoruz. Aşağılarda kalmak derken tercihiniz bu olsun orada kalın demiyorum ama her şeyin bir başlangıç noktası var ve emeklemeden yürünmez demek istiyorum.

Sağlam temeller üzerine bir şeyler inşa etmek için işe baştan başlamak gerekiyor. Genelde pek uygulama alanı bulmuyor söylediklerim, genelde başarmak için her türlü riske girmekteyiz, şahsi hırslarımız bize rahat vermiyor, çoğu insan için kazanmak için her yol denenebilir, bu düşünce yapılarıyla yarattığımız yeni dünyada çoğu insan mutsuz. Egolar, hırslar çarpışmakta artık kim sağ kalırsa. Bu durum sadece iş hayatında kalmayıp tüm hayatımıza sızdığında, kendimizi toplumsal bir histerinin içinde buluyoruz, durumumuz vahim. Bütün bu anlattıklarım herkes için geçerli, biliyorsunuz istisnalar, kaideyi bozmuyor.

Şimdi yoga açısından duruma bakalım. Yukarıda yazdıklarımın hepsi yoga için de geçerli. Günümüzün yüksek egolu ve hırslı insanları yogayı da kendi hayatlarındaki yarışın içine çekiyorlar. Bir insan her şeyde en iyi olmak zorunda değildir. Aslına bakarsanız sağlıklı bir hayat sürmek için öylede olmaması gerek. Rahat olmak, hayatın keyfini sürmek önceliğimiz olmalı. İçinde bulunduğumuz hayatı yaşanabilir hale getirmek için önce sanırım gökyüzünde gezen egolarımızı makul bir seviyeye çekmemiz, kendimizi ve hırslarımızı biraz olsun törpülememiz gerekir ki bu dünya daha güzel bir yer haline gelebilsin. Hayatım boyunca büyük hırsları, yüksek hedefleri olan bir insan olmadım. Bu çalışma hayatımda da böyleydi. Geldiğim makamlar yöneticilerimin takdiri, çalışkanlığımın ödülüydü. Çalışkan olmak ile hırslı olmak arasındaki uçurum çok derin, ben o uçurumdan hırslarım yüzünden hiç yuvarlanmadım bu benim kişisel tercihimdi. Ve aynı felsefeyi yoga öğrenmeye başladığımda da sürdürdüm. Hiç etrafımdaki insanlara bakıp ben ne zaman bu seviyeye geleceğim diye düşünmedim dersem yalan olur. Ama onlardan daha iyi olmalıyım, en iyi olmalıyım hiç demedim. Sadece çalıştım, geldiğim seviyede ben en iyiyim iddiam yok, azimle çalışıp geldiğim bu yerden çok memnunum. Bu sebeple yoga yoluna çıkmaya karar verenlerin öncelikle hırslarını ve egolarını yolun başında bırakmaları gerekiyor çünkü yoga bir yarış değildir. Sizi götüreceği yerde en iyisi olmanız önemsizdir, doğruyu yapmaya çalışmanız yeterlidir.  Yoga ile hırslar aynı paralelde olamazlar. Hırslar ve yüksek hedefler sizi yolunuzdan çevirebilir, bu yüzden temizleyin düşüncelerinizi, bırakın kendinizi yoganın yoluna, sizi akışıyla sağlığa yönlendirsin ve fiziksel ve düşünsel arınmaya, kendinizi değişmiş, dönüşmüş bulmak için gerekli olan tek şey akışa uymaktır.

Çık yoga yoluna sende arın, değiş ve dönüş, üzerinde yarattığı mucizeyi fark et, sadece fark et. Yoga yolunda yoldaşınız hırslarınız ve egonuz değil, azminiz ve disiplininiz olsun.  Yolunuz açık olsun, sağlıkla ve güvenle yürüyün.

                                                                                         

Go to top