Neşeli bir ciddiyet içinde olmak, yoga pratiklerimin vazgeçemeyeceğim bir parçası. O gün ruh halim nasıl olursa olsun yoga pratiğine başladığım anda her şeyin nasıl bir sihirle dönüştüğünü fark ederim. İster sınıfımda katılımcılarımla olayım, ister kendi pratiğimde olayım, bir yerim-iz ağrıyorsa kesin geçer, hüzünlüysek ağlarız belki gülünecek halimize, belki de güleriz ağlanacak halimize.

“Kadınlık halleri işte” diyorum bazen sınıftaki tüm erkeklere rağmen. Erkekler bu işi her zaman biraz daha ciddiyetle yapıyorlar, çünkü etrafları kendilerinden fazla sayıda olan ve değişken bir ruha sahip, esnek, çocuk da kariyer de yapmış, yoga da yapan kadınlarla dolu. Hatta bir kısım kadınların, tek taşını da kendilerinin almış olması ekstra stres kaynağı olabilir mi onlar için bilmem. Bazen de bu ülke de yaşayıp da elimize ayağımıza dolanan son dönemin siyasi ve toplumsal malzemeleriyle, eldeki yoga malzemelerini birleştirince ortaya karışık nasıl bir pratik çıkacağını kim bilebilir. Bu konuyu, yoga hocasının yaratıcı gücüne bırakıyorum.

Yani yoga yapmak için mat, rahat ortam ve kıyafetlerin yanı sıra; yanımıza neşemizi, o günkü ruh halimizi, haberlerde izlediğimiz siyasilerin birbirlerine ettiği küfürleri, dünyadan haberleri, annemin tembihlerini, oğlumun ergenlik hallerini, patatesin kilosunun bugün kaç para olduğunu ya da Ohal’in kalkması ile beraber Euro’nun ne yapacağının merakını, hatta son zamlarla elektriği ne kadar kullanacağımızın hesabını da alabiliriz. Eh sosyal medyada neler olup bittiğinin bilgisi de mutlaka yanımızdadır.

Şimdi yoga pratiğini yöneten kişi olarak tüm bu yanında getirdiklerini, soyunma odasında kıyafetlerinle birlikte askıda bırak demek kolay tabii ki. Eldeki malzeme belli olduğuna göre, şimdi tüm bu malzemeyle ne yapacağımıza kalıyor iş?

Önce kocaman gülümserken, birbirimizin yüzlerine bakıyor, öylece sessiz oturuyoruz.

Bir arada olmanın verdiği gücü ve güveni hissederken yaşamın nasılda şimdide nefes aldığını fark ediyoruz.

Tüm olan bitenin bir parçası olmanın aidiyet duygumuzu arttırdığını bilerek derin bir nefes alıyoruz.

Nefesi verirken tüm yanımızda getirdiğimiz malzemeleri fark edip tekrar gülümsüyoruz.

Ben’i biz yapan her şeyi, bir arada olmamızı kutsarken, elde olanlarla, hiçbir şeyi tutmaya ya da bırakmaya çabalamadan bulunduğumuz yerden yoga pratiğine doğru dudaklarımızda muzip bir gülümsemeyi de yanımıza alıp başlıyoruz.

Go to top