Bu yazı çok kişisel yorumlarla dolu olacak. Eleştiriden kaçınma eğilimli bir insan olarak biraz da zorlanarak yazacağım; ama konuyu sadece beni rahatsız ettiği için değil, yogaya dair bir algı hatta belki ön yargı yarattığını düşündüğüm için de yazmak istedim. Yoga camiasında veya belki kapsamı daha da daraltırsam sosyal medyada tanık olduğum ve bunca yıldır yoga ile türlü şekillerde iç içe olmama ve “Yogayı kim ne için yapıyorsa yapsın, illa faydasını görecektir” düşüncesini taşımama rağmen bende yogaya karşı antipati yaratan bir yaklaşımdan bahsetmek istiyorum. Sonunda kendimce alternatif bir yaklaşım da sunarak.

Facebook’ta ve Instagram’da yogaya dair takip ettiğim çeşitli grup ve bireysel hesaplar var. Grup hesaplarında çoğunlukla duyurular paylaşıldığından bu yazının konusuna sadece bireysel yoga eğitmeni hesapları giriyor. Bir de Instagram’daki yoga atölyesi/okulu hesapları.

Yerli ve yabancı Instagram yoga hesaplarında dikkatimi çeken iki şey var. Birincisi, daha estetik odaklı ve çoğunlukla zor pozlara dair fotoğraflar olması– ki estetik kaygılı olması elbette görsel bir platformda olduğumuz için oldukça anlaşılır ve makul bir şey. Zor pozlar konusunda ise aynı fikirde değilim. Biraz çeşitlenebilir. Bunlara çok takılmıyorum. Bende asıl antipati yaratan şey, bu görsel kaygıdan ziyade, gönderilerin altına yazılan metinler. Bunların, yoga hakkında sadece kulaktan dolma bilgilerle fikir edinen insanlar için belirli bir ön yargı oluşturduğuna inanıyorum. Bu tarafıyla da iyi bir şeye hizmet etmediğini düşünüyorum. Çünkü “yogacı kızlar” diye bir kavram var mesela. Çiçeklerle böceklerle özgürlükle tarif edilen. Bu algıda bu tür paylaşımların payı olduğuna inanıyorum. Belki tutuculuk, ama dediğim gibi bu benim kişisel fikrim.

Genelde gözlemlediğim, yoga gönderilerinin altında fazlasıyla soyut ve hayata dair derin cümleler yer alıyor. Kimilerinde vaaza varan üstten bir tonda, kimilerinde sevimli ve etkileşime açık bir tonda…Ama cümleler üç aşağı beş yukarı aynı. Belki istatistiğe vursak, çok rahat bir kavram haritası çıkarabiliriz. Ve bu en sık kullanılan kelimeleri bir örnek cümleyle yapay zeka programına yüklesek, çok kısa bir süre sonra bize aynı cümleleri kurabilir hale gelir.

Vurgu yapmak istediğim kısmı, çoğu metnin basmakalıplığı. Elbette her biri çok bireysel, belki çok da hissedilerek yazılan şeyler. Ama karşı taraf için sahiden ne ifade ediyor? Kişisel Instagram hesabınızda her şeyi paylaşabiliyorsunuz; ama profilinize “yoga eğitmeni” yazdığınız anda bunun bir sorumluluğu olmalı gibi geliyor bana. Bu sorumluluk kime karşı? Bence sadece yoganın kendisine. O bir yol, siz de o yolun yolcususunuz. Kişisel deneyiminiz ne kadar biricik olursa olsun yoganın bir parçasıysanız, yoganın kendisine/geleneğine dair bir sorumluluğunuz olmalı diye düşünüyorum.

Sözler ve deneyimler elbette önemli, ama kimse baş aşağı duran bir kadın ya da adam “Şükredecek ne çok şeyiniz olduğunu fark edin” dedi diye şükretmeyi öğrenemez. Hayatta öğrenme bu şekilde gerçekleşmiyor. Bir dostla dertleşmenin bir terapistle yapılan görüşmenin yerini tutamaması gibi…İkisi bambaşka şeyler. Çok iyi bir yoga eğitmeni dahi olsanız; sözleriniz, davranışlarınız kadar etkili olamaz. Çocuklar dahi ebeveynlerinin sözlerini değil davranışlarını örnek alıyor.

Bu gönderilere alternatif ne olabilir diye kendi kendime düşündüm. İlla bir şeyler yazılması gerekiyorsa, görseldeki poz hakkında karşı tarafa katabileceğiniz bir kişisel deneyiminiz varsa örneğin, bu çok değerli olabilir. “Kalp açıcı bir poz sizde şu duyguları yaratabilir, sebebi de şu şu şudur”. “Bu pozu yaparken parmak köklerinizi mata bastırmak daha kolay poza girmenizi sağlar”. Bahsettiğim bu türden deneyimlere dair paylaşımlar. Hocam yoga derslerinden birinde, birine bir şey öğretirken ne kadar çok duyuyu işin içine katabilirseniz o kadar akılda kalıcı olur ve öğrenme daha kolay gerçekleşir demişti.  Sadece zihne hitap ettiğinizde söylenilenler havada asılı kalıyor, içselleştirilme aşamasına gelemeden de unutulup gidiyor. Fiziksel örnekleri sadece öğretici ipuçları anlamında vermedim. Gönderiniz elbette sizin bireysel deneyiminizle de ilgili olabilir; ama bunu bana sadece zihne hitap eden ve çok içi boşaltılmış sözcüklerle değil de mümkünse duyularıma da hitap edebilecek bir şekilde aktarırsanız, belki benim dünyamda bir fark yaratırsınız.

Ben kendi adıma bu tür bilgilerle karşılaştığımda daha dikkatle okuyorum. Çünkü bana bir şey katıyor. Sonra belki bir pozu yaparken aklıma geliyor, söylenileni hatırlıyor veya deniyorum. O zaman sizin pozitif söyleminizin gidemediği bir yere gidiyor bu gönderi ve içeriği…Benim deneyimime dönüşüyor. O zaman, o artık benim yogamın bir parçası haline dönüşüyor. Yazıda bahsettiğim türden gönderiler ise maalesef Siri cümleleri olarak kalıyor …

Go to top