Derdimiz Yoga bizim. Öyle dert deyince yanlış anlamayın sakın. Üzülmeyin bizim için, “vah vah çok dertliler diye” ya da takılmayın lütfen “dert” kelimesinin sözlük anlamına.

Hani büyükler derler ya; “senin de tek derdin gezip tozmak” diye, işte öyle bir şey bizimki. İşimiz gücümüz, neşemiz, gayemiz, tek amacımız, derdimiz, tasamız YOGA bizim. Yani bir ve bütün olmak, tek olmak tüm amacımız, tek derdimiz.

Dert kelimesi size olumsuz gibi gözükebilir ve onun negatif bir şeyleri ima ettiğini düşünüp yoga kelimesinin önüne yakıştıramayabilirsiniz.  Ama onu bir niteleme olarak görün ve neyi nitelediğine önem verin. O zaman anlam değişecektir. “Derdimiz Gıybet” deseydik eğer, haklısınız olumsuz bir şey ifade etmiş olurduk. Siz de sabah akşam gıybet yapan, bundan zevk alan, tek işi gücü başkalarını çekiştirmek olan diye düşünürdünüz doğal olarak bu tanımlamayı.

Oysa biz “Derdimiz Yoga” derken, çok güzel bir şey söylüyoruz. Belki de dert kelimesi ancak yoga kelimesinin önüne geldiğinde bu kadar naif ve güzel bir anlam taşıyabilir. Ayrıca düşünüyorum ki; kelimelerin de bir suçu yoktur belki. Bizim duyduğumuz, gördüğümüz ile biz de oluşan algıdan dolayı biz onu olumsuz olarak düşünmüşüzdür bugüne kadar.

Tıpkı ölüm gibi aslında. Mesela Tarot Falı’nda ölüm kartı çıktığında kimileri çok korkar ve hemen birilerinin veya kendisinin ölümünün yaklaştığını düşünür, endişe duyar. Oysa ölüm kartı çoğu zaman yeni bir oluşumu, doğumu, bitecek ve onun yerine yeni başlayacak döngüleri ifade eder. Yani düşünüldüğünün aksine, olumlu olduğu kadar aynı zamanda hoş da bir anlamı vardır.

Mesela Şiva (Shiva). “Hindu Üçlüsü’’ olarak bilinen üç tanrının sonuncusu; görevi evreni yeniden yaratmak için onu yıkmak! Hindu inancına göre, dünyadaki aksaklıkları ve kusurları yok etmek için onu yıkıp yeni baştan kuran Şiva’nın yıkımı gerekli ve onarıcı. Yani olumsuz bir anlamı olduğu düşünülen “yıkım” sözcüğü, pozitif bir amaca hizmet ediyor.

Mevlâna mesela; “ölmeden önce ölünüz” der. Ölüm buradaki anlamı ile, tasavvufi bir terbiyedir. Ruhun tüm dünyevi tuzaklardan arınması sonucu, nefsin egemenliğinden kurtulmasını müjdeler. Hiç de öyle bizim düşündüğümüz gibi bir anlamı yoktur burada geçen ölümün.

Mesela sufiler arasında bir deyim vardır; “Allah derdini artırsın” derler. Aman ha sakın “birbirlerine beddua mı ediyor bunlar” demeyin. Bu bir dua, bir temenni. Sufinin tek derdi Aşk’dır. Onlar hakikate ulaşmak için Aşk yolunu seçenlerdir. Ve derdi; gerçeğe ulaşmak olan, bunun için de AŞK ile yanan bir sufiye “Allah derdini artırsın” dersen, ancak sevinir bu duaya.

İşte bizim hikayemizde böyle canlar. “Derdimiz Yoga” bizim. O yüzden üzülmeyin bizim için derdi vardır diye, bir dua edin yeter “Allah derdini artırsın diye” …

Aşk olsun…

Go to top