Bugünlerde aklıma gelen bütün başlıkların, önünde, arkasında, sağında solunda dolanıp duruyorum ama başlık yazıyı bir türlü doğurmuyor.

Doğurmadığı gibi başlık öyle boynu bükük kalıyor. Yazılmış yazılarımın başlığı, başlığı olanların yazısı yok bir garip durumdayım. Kendimi bir boşlukta süzülüyormuş gibi hissediyorum. Bilgisayar ekranına boş boş bakarken içimdeki kıpırtıyı, parmaklarımdaki karıncalanmayı hissediyorum. Bir yerlerde kapalı tutulan cümlelerim, özgür kalmış üzerime doğru koşuyorlar, parmaklarımdan ekrana dökülüyorlar.

Hayatın içinde yuvarlanıp gitmekteyiz. Kimileri kayıp gitmekte, kimileri bizi çoğaltmakta. Çoğunlukla öğrenmekte, fırsat bulduğumuzda öğrendiklerimizi uygulamaya çabalamaktayız. Yeni bir dönem, yoga derslerim başladı, ilk kez derslerime katılan, disiplinle kendini stüdyoya taşıyanlarla, başlayıp aradığını bulamadıkları için bırakanlarla, eleştirmeden, yargılamadan yola devam etmekteyiz. Bazı giysiler her bedene uymaz, gitmek isteyenleri zorlamak ve ısrar etmek yok, özgürce kendi yollarına dönerler. Her yerde yeni açılan eğitimlerin reklamları. Kimisi tartışmasız çok donanımlı hocalar tarafından veriliyor ancak üzülerek görüyorum ki, kimisinde hoca kendisi daha tam olarak yoga gerçeğinin farkında değil, sadece asanaları öğretmeye çalışarak, eğitimi bitirmeye çabalamakta, asıl sorun işin maddi kısmının onu daha çok ilgilendirmesinde. Ağzım bir karış açık seyrediyorum, insanların bu cesareti nereden aldıklarını bilmiyorum, özellikle adada denetimde büyük eksiklikler var, beden üzerinde çalışıyoruz ve en ufak bir yanlış hareketin doğuracağı sonuçların geri dönüşü olmayabilir. Şu anda çevremdeki on kişiden en az ikisi sertifika almış durumda, elinizi sallasanız bir eğitmene çarpıyorsunuz, birçoğu aldıkları eğitimin eksikliğinin içsel olarak farkındalar, ders vermek için aceleleri yok. Yoga nedir bilerek gelenler eğitim ve içeriğini sorgulamaya başlamış ama atı alan Üsküdar’ı geçmiş. Gerçekten yoga gönüllüsü olan bir insanın yapabileceği bir şey değil bu, her meslekte olduğu gibi yoga eğitmenliği de itibarsızlaştırılmakta, bilenler ve bilmeyenler aynı kefeye konup yargılanmakta ve iyilerde ne yazık ki bundan payını almakta.

Herkes aynı yolda yürüdüğünü düşünse de, bazılarımız doğru yolda kalmakta kararlı, bazıları dolambaçlı yollara sapıyor. Bilmeyenlerin öğrencisi olup yoga yapmaktan vazgeçenler, tüm eğitmenlerin aynı olduğunu düşünüyor. Ne kadar yanıldıklarını bilmiyorlar ama onları suçlayabilir miyiz? Tabi ki suçlayamayız, çoğunlukla bir şans daha tanımayacak kadar uzağa kaçıyorlar, bir kez daha denemeye karar verenler, doğru kapıyı çalmaya başaranlar için hala bir ümit var. İnsanların yogaya başlamakta beklentiler farklı olsa da tek bir amaç var aslında, sağlıklı bir hayat sürmek için çaba harcamak. Dr. Chritiane Northup ‘’Kadının Bedeni, Kadının Bilgeliği’’ adlı kitabında, kadınların yaş aldıkça kas kütlesinin yerini yağ dokularına bıraktığını, kaç yaşında başlarsanız başlayın egzersizin bu durumu tersine çevirip, metabolizmanızı hızlandırabileceğinizi yazıyor. Hal böyle olunca sabırla çaba harcamanın ne kadar önemli olduğu sonucuna varıyoruz. Zaman bizi yavaşça eskitirken, içindeki ruh hala gençliğindeki gibi cıvıldıyorsa ve sen kendin için bir şey yapmaya kararlıysan yogaya başlamanı öneririm. Yoga bir değişim ve şifa kapısı. Öyle derinden iyileştiriyor ki bazen kendini bile tanıyamıyorsun. Bu değişim sadece görünüşünle ilgili değil, sen fark etmeden daha derinden değişiyorsun, bir gün kendine bakıyorsun sen artık çok başka bir yerde duruyorsun.  

Şimdilerde arada beni gelip bulan bedensel ağrılar, beni daha çok düşünmeye yöneltiyor. Yogaya başlamasaydım ne olacaktı diye kendime soruyorum. Yalan yok, yaş antikalık sınırına atlamış durumda, ama dünya sağlık örgütüne göre orta yaş sınırı altmış beş ve bu araştırmaya göre daha çok gencim. Ama tabi ki ağrılar genç, yaşlı ayırımı yapmıyor ve bu da geleceğinden endişelenmek için yeterli bir sebep. Ağrılar, bazen yoga yaparak, bazen de eğer çok şiddetliyse ilaçlarla geçiyor ama mutlaka geçiyor, bana ve hayatıma tutunup kalmıyor. Yoga yapmıyor olsaydım eğer bu ağrıların kalıcı olabileceği ve hayatımı zorlaştıracağı gerçeği ile yüzleşiyorum. Bu yolda sabırla yürümenin yolun bir yerinde eğitmen olma kararımın doğruluğunun ve yoganın üzerimdeki iyileştirici etkisinin farkındayım.

Bugün artık geldiğim noktada her şey daha sağlıkla yaş almak ve daha kaliteli bir yaşam sürdürebilmek için ve biliyorum ki ben bunu başarabilirim. Ben başardıysam, isteyen ve disiplinle kendini o stüdyoya taşıyan herkes başarabilir. Kararlı, disiplinli ve sabırlı ol. Unutma, her şey cesaretle attığın küçücük bir adımla başlar.

Hoşça kalın. Sağlıkla Kalın. Namaste.

Go to top