Şimdilerde yoga popüler olsa da ve bu sayede zihin, beden, nefes üzerindeki olumlu etkileri anlaşılsa da yogaya ilk başladığım yıllarda durum biraz farklıydı.

Toplumda bazı insanlar yogayı din gibi algılarken kimileri de yogaya sosyete sporu gözüyle bakıyordu. Çalışma arkadaşlarım arasında bile, yoga eğitimine gittiğime şahit olan bazıları “İbadete mi gidiyorsun? Allah kabul etsin.’’ diyerek bana şaka yapıyor, yoganın bir din olmadığını onlara anlatmaya çalışsam da kabul etmiyorlardı. En sonunda ben de onlara gülüp geçmeye ve kurdukları cümleye karşı “amin” demeye başladım. Aynı insanlar yoganın faydasını ve bir tapınma şekli olmadığını anlamış olmalılar ki, bir süre sonra yoga seanslarıma katılmaya başladılar. Yoganın din olarak anlaşılma algısı artık bu dönem büyük ölçüde ortadan kalktı.

Bazı insanlar da yoga yapanların maddi manevi son derece iyi şartlarda yaşayan, işleri güçleri olmadığı için kendilerine meşgale, hatta paralarını harcayacak yer arayan kişiler olduklarını düşünüyorlardı. Onlara göre yoga bir tuzu kuru sporuydu. Halbuki bu tuzu kuru yogacıların arasında hiç tahmin etmeyecekleri ölçüde acıların içinden geçip gelenler vardı. Kimileri fiziksel bedenlerinde oluşan hastalıklarla, kimileri yaşadıkları yoğun aile ya da sosyal travmalarla, büyük kayıplarla, bazıları da derin düşüncelerle uyanmışlardı. Bu uyanmayla birlikte yoganın farkındalıklarına ve hayatlarına kattıklarını gördükten sonra bazılarının içinde eğitmen olma isteği oluşuyordu. Böylece fiziksel, zihinsel gelişim sağlayan bu yöntemleri insanlara aktarabilecek, onların hayatlarını olumlu yönde değiştirebilecek olmanın heyecanını yaşıyorlardı. Aralarında maddi durumu iyi olanlar varsa da, kimilerinin gelir düzeyi orta hatta ortanın altındaydı. Dişinden tırnağından artırıp yoga eğitmeni olmak için çaba gösterenler, kredi alıp eğitimini tamamlamaya  çalışanlar vardı.

Tamamladılar da, şimdi her biri başka yerde insanlara daha sağlıklı ve farkındalıklı yaşamaları konusunda yardım ediyorlar.  Sonuçta demek istediğim, acılar yogacılara çok yabancı değil. Değil ama bildikleri bir şey var, iyileşmek kabullenmekle başlar.

 

Go to top