Vata diyeti:
Vata tipi insanlar, yeterli ve doyurucu miktarlarda yağlı, sıcak, tatlı, ekşi ve tuzlu yiyecekler ile beslenmelidir.

Yaşam rutinlerinde olması gerektiği gibi beslenme konusunda da düzenli olmak zorundalar. Vata çok hassas ve değişken olduğu için sindirim sistemini düzenli çalışması, iştahlarının normal seyrinde ilerleyebilmesi için öğün atlamamaya ve aynı saatlerde yemeye özen gösterilmelidir. Her gün aynı saatte yemek yemek kanımızdaki insülin/glükagon dengesini ve sindirim ateşini düzenlemeye yardımcı olacaktır. Gün boyu ılık su tüketmek Vata’nın soğuk özelliğini azaltmak adına faydalı olur.

Soğuk ve çiğ yiyecekler yerine sıcak çorba ve sulu yemekler tercih edilmelidir. İyi pişmiş, nemli ve güçlendirici tahıllar (yulaf, bulgur, kinoa gibi) ayrıca havuç, pancar, tatlı patates ve balkabağı gibi topraklayıcı kök sebzeler Vata’nın desteklenmesine yardımcı olarak huzursuz bedeni ve zihni besler ve köklendirir. Küçük taneli bakliyatlar (kırmızı ya da yeşil mercimek gibi) daha kolay hazmedilir. Süt ürünleri tüketilecekse tarçın gibi baharatlarla tatlandırılmalı, taze peynir tüketilmelidir. Ayrıca peynirlere baharatlar eklenebilir (karabiber gibi).  Sulu ve tatlı meyveler (şeftali, kayısı, tatlı portakal, taze incir gibi) buruk meyvelere göre daha iyidir. Hayvansal gıdalardan uzak durulmalıdır. Kuruyemişlerden de badem, fındık, kabak çekirdeği, ceviz tüketilebilir. Vata’lar, kafeini tamamen hayatlarından çıkartmalıdır çünkü kafein sempatik sinir sistemini uyarır ve adrenal bezlerini çalıştırır. Zaten sempatik sinir sistemi uyarılmış halde olan Vata’lar için bu çok tehlikelidir.

Pitta diyeti: Pitta tipi insanlar, çok sıcak olmayan, ılık ve tatlı, buruk, kekremsi tattaki yiyeceklerle beslenmelidir.  Vata’larınki kadar olmasa da düzenli bir hayat ve beslenmeye ihtiyaçları vardır. Suyu Pitta ısısını arttırmayacak ölçüde ılık olarak içmelidir. Pittalar, genellikle serinletici ve alkalize edici tahıllar (kinoa, akdarı, yulaf, arpa) ile enfeksiyon önleyici, kanı temizleyen yeşil sebzeler (ıspanak, roka, pazı, nane) tüketmelidir. Şeftali, nektarin ve kavun gibi tatlı ve sulu meyveler, ghee ya da hindistan cevizi yağı gibi serinletici yağlar ve taze peynirler Pitta için uygundur.

Pitta’ların iştahları çok açıktır, gereğinden fazla yememeye özen gösterilmelidir. Süt ürünlerini kararında tüketmeli, yağ metabolizması hassasiyeti yaşanabileceğinden süt ürünlerinin dozu kaçırılmamalıdır. Vata kadar olmasa da çiğ sebze tüketimi en aza düşürülmelidir. Acı ve pul biberden kesinlikle kaçınılmalıdır bunlar Pitta’yı çok yükseltir. Sindirimi iyi durumdaysa hayvansal gıdalar tüketilebilir ancak yine dozu kaçırılmamalıdır.

Kapha diyeti: Kapha tipi insanlar, hafif, hazmı kolay, kuru ve sıcak gıdalar, acı, buruk ve kekremsi tattaki yiyeceklerle beslenmelidir.  Kaphalar istedikleri kadar sıvı ve sulu yiyecekler tüketebilirler. Sıvı beslenme sindirim sistemi üzerindeki stresi azaltır ve asimilasyonu artırır. Kaphanın soğuk özelliğini etkisiz kılmak için ılık beslenmeye ağırlık verilmelidir. Kapta tipi insanlar, daha hafif tahıllar (akdarı, mısır, karabuğday) ile minimum karbonhidrat alımı yapmalıdır. Bunun yerine Kapha’nın karbonhidrat alımının çoğu yeşil yapraklı sebzeler, enginar ve brokoli, karnabahar ve lahana gibi turpgillerden sebzeler aracılığı ile gerçekleşmelidir. Meyvelerden buruk tadındakileri tercih etmelidirler. Genellikle mercimek ve fasulyeler gibi vejetaryen protein hayvansal proteine göre daha uygundur. Soğuk süt ürünlerinden kaçınılmalıdır. İştahları çok olmasa da bazen gereğinden fazla yemek yiyebilirler. Bu yüzden düzenli ve dengeli, yeterli bir beslenme biçimi uygulanmalıdır. Bal haricindeki tüm tatlı yiyecekler azaltılmalıdır.

Tüm dosha’ların beslenmesi üzerine söylenecek genel ilkeler ise şöyledir: Yemek, sakin bir ortamda sadece yemeğe odaklanmış bir halde başka hiçbir şey ile ilgilenilmeden yenmelidir. Yalnızca yemek yiyip doymak için değil, bizim için önemli hammaddeleri en sağlıklı biçimde bedenimize almalı, işlemeli ve metabolize etmek üzere yemek yemeliyiz. En nihayetinde en iyi sindirim de ağızda başlamaktadır. Dolayısıyla yemek sakin, yavaş ve iyi çiğnenerek yenmelidir. Yapısal farklılıklar, fizyolojik özellikler göz önünde bulundurularak ve dengeli olmak ve dengede kalabilmek için alt tat da gün içerisinde alınmalıdır. Yemek yedikten sonra bir sakince oturulmalı ve sindirime izin verilmeli, harekete geçilmemelidir. Kahvaltı ve akşam yemeği miktar olarak az ve hafif olmalı, öğlen ana öğün olmalıdır. Çünkü sindirim ateşinin en yüksek olduğu saatler, öğle saatleri yani 12.00 – 13.00 arasıdır. Öğünler arasında da en az üç saat olmalıdır. Yemek ile tüketilen sıvılar asla soğuk olmamalıdır. Çünkü soğukluk sindirim sistemini yavaşlatır. Meyve ve salata dışında çiğ gıda alınmamalıdır. Meyve ve salata da dosha’lara bağlı olarak dikkatli tüketilmelidir.

 

SİTEDE ARA

Go to top