Kadim Ayurveda bilgisi, evrenin bize fısıldadıklarını dinlemeyi öğretir. Evrenle iletişim halindeyken, bu fısıltıların bazen çığlıklara dönüştüğünü fark ederiz.

Makrokozmosun halihazırda bize sunmuş olduğu nimetlerin işaretlerini net bir şekilde görebilmek için kendi frekansımızı, tıpkı bir radyo frekansı ayarlar gibi, evrenin frekansına eşitlememiz gerekir. Bunun için bir mikrokozmos olan insan, kendi bedenini keşfetmeye başlayarak yola koyulmalıdır. Ayurvedik öğretiler bunun için muhteşem bir rehberdir.

Kendimizi keşfetme yolunda bazı temel kavramları benimsemek önemlidir. Bir önceki yazıda bahsedilen, doğadaki 5 elementin insan bedenindeki farklı kombinasyonlarda ve farklı oranlarda bir araya gelmesiyle ve birbirleriyle meydana getirdikleri etkileşimlerle Dosha adı verilen, her bireye özgün olan kavram ortaya çıkar. Dosha, Sanskrit dilinde ‘hata, yanlış, saf olmayan’ anlamlarına gelir. Ancak bu terimler, doshaları açıklamak için yetersiz kalır. Dosha’lar doğru oranlarda ve denge halinde iken uyumlu bir psiko-fizyoloji oluşturur. Ne zaman denge bozulur ve uyumsuz hale gelirler; o zaman beden dokularına zarar vererek ‘yanlış, saf olmayan’ anlamlarına gelen Dosha kelimesini yansıtırlar. Bu şekilde dengesizleşen ve düzensiz hale gelen Dosha’lar, giderek dokuların daha çok harabiyetine sebebiyet vererek hastalıkların oluşumuna davetiye çıkarırlar.

Diğer bir deyişle Dosha’lar - Vata, Pitta, Kapha - evrenin yapı taşı olan beş elementin canlı et ve kemiğe bürünmesi yoluyla insan bedeninin yapısını oluştururlar. Vücut fizyolojisinin temellerini çizen DNA’nın oluşumuna yardımcı enerji kompleksleridir. Bu enerji kompleksleri de, nitelikleri sayesinde, yani Gunalar, sayesinde bilinebilir. Einstein’ın da dediği gibi, evrende var olan her şeyin enerjiden oluştuğu göz önünde bulundurularak; insan bedeninin temellerinin de bu enerji kompleksleri halinde atıldığı bilgisi kadim Ayurvedik metinlerde mevcuttur.

Bu bilgiye göre Vata Dosha; hava ve eter elementlerinin, Pitta Dosha; ateş ve su elementlerinin, Kapha Dosha; toprak ve su elementlerinin insan bedenindeki formlarıdır. Bu Dosha’lar ve elementler her bedende farklı oranlarda, farklı dokularda, farklı alanlarda yoğunlaşmış halde bulunurlar. Her bedenin farklı enerjiye ve farklı frekansa sahip olması sebebiyle, her bedende meydana gelen element kombinasyonu, dolayısıyla da Doshası birbirinden farklıdır. Bu, tıpkı insanın parmak izini oluşturan enerjik dönüşüm gibi gerçekleşir. Bu nedenle herkesin Dosha’sı, dengesi, uyumu, kombinasyonu, değişimi, dönüşümü, hatası, saflığı bireyseldir. Öylesine bireyseldir ki, herkesin doshası, baskınlığı, dengesizleşme sebepleri kişisel olarak değerlendirilmeli ve çözüm arayışı da aynı şekilde bireysellik ilkesine dayanarak yapılmalıdır.

Dosha, kişinin yalnızca beden tipi, saç rengi, nabzı, tansiyonu gibi dışsal bulgular değil; duygu-durumu, mizacı, alışkanlıkları gibi içsel; yaşam düzeni, soğuğa, güneşe, neme maruz kalması gibi çevresel faktörlerin tümüne bağlı olarak gelişir ve bu bileşenlerin farklı oranlarındaki kombinasyonlarının etkisiyle belirlenir. Bu açıdan bakıldığında, doshalar evrensel olan ve herkes için geçerli olan ögelerin değişik oranlardaki kombinasyonlarıyla oluştuğundan; herhangi bir dengesizlik durumunda da yine evrensel ve herkesin için geçerli olan tedavi biçimlerinin farklı -kişiye özel- kombinasyonlarıyla düzelmenin sağlanması esastır. Bugün Batı tıbbının da sonuç olarak geldiği noktada “hastalık yoktur, hasta vardır” anlayışı ile bir kez daha bilginin evrenselliği gözler önüne serilmiştir.

Dosha dengesizliklerinin düzeltilmesi konusunda Ayurveda’ya göre en temel yaklaşım, Dosha’nın oluştuğu elementlerin karşıt özelliklere sahip elementlerle dengelenmeye çalışılmasıdır. Örneğin Vata Dosha dengesizliğinin düzeltilmesi çalışmaları sırasında, hafif, uçucu olan hava ve eter elementlerini, daha ağır olan toprak elementiyle dengelemek uygun olabilir. Veya tam tersi, Kapha Dosha dengesizliklerinin düzeltilmesi için toprak elementini dengelemek adına hava ve eter elementlerine ağırlık vermek uygun olacaktır. Bütün bunların kapsamlı bir değerlendirmesinin yapılması ile dengenin öncelikle içsel olarak gerçekleşmesi, evrenle nasıl bir ve bütün olduğumuzu deneyimlemek için bir fırsattır.

Devam Edecek

Birinci Bölüm
İkinci Bölüm
Üçüncü Bölüm


Kaynaklar ve İleri Okuma

1) Lad, Vasant, Textbook of Ayurveda (2002), The Ayurvedic Press, Albuquerque.
2) Lad, Vasant, Ayurveda The Science of Self-Healing (1987), Lotus Press, Wisconsin.
3) Frawly, David, Ayurveda and the Mind the Healing of Consciousness (1997), Lotus Press, Wisconsin.
4) www.ayurvedaelements.com

 

 

SİTEDE ARA

Go to top