Bu yazı sadece bedenimiz ile ilgili değil. Nefesimizle. Ruhumuzla. Düşüncelerimizle. Duygularımızla. İletişimde, ilişkide bulunduğumuz herkes ve herşeyle ilgili. Yediğimiz, içtiğimizle… Hayattaki seçimlerimizle. Çünkü hepsi bir bütün. Bizi biz yapan bu faktörlerden her biri, bütünsel sağlığımızın parçaları.

Yoga biliminde benlik, içiçe kılıflardan (kosha) oluşmuş beden katmanlarından meydana gelir: Dıştan merkeze doğru; Fiziksel beden, Astral- yani enerji bedeni, Akıl bedeni, Zihin bedeni ve merkezimizde, özümüzü oluşturan Mutluluk bedeni. Mutluluk bedeni, her birimizin özünde varoluşunun temeli, sebebidir...

Fiziksel beden, 5 duyumuzla algılanabilen ilk beden kılıfımızdır, diğer bedenlerden her biri, bir diğerinden daha suptil, yani gözle görülemeyen kılıflardır. Fiziksel bedenin görevi, sadece kemik, deri ve iç organları barındırmak değildir. Fiziksel bedenimiz, ruhumuzu, zihnimizi, aklımızı, enerji merkezlerimizi, duygularımızı da içinde barındırır. Ve bunların hepsi birbirine bağlantılı ve birbiriyle etkileşim içindedir. Bütünsel sağlık için, bunların her birinin dengede ve uyum içinde olması, özenle bakılması gereklidir. Fiziksel bedenimiz, bize bu hayatta geçici olarak verilmiş kutsal mekandır. Zira, bu evrende yaşadığımız sürece ona, ruhumuzun evine, iyi bakmak durumundayız.

 

14 yıllık yoga yolculuğum, 11 yıllık yoga öğretmenliğim süresince, yoga yolunu yaşamanın, bir yogi olabilmenin, ‘yoga yapmaktan’ ve hatta ‘yogayı öğretmekten’ çok farklı olduğunu anladım. Yoga öğretmeni olmak, bu eşsiz bilimi hayatımın kesiştiği herkesle paylaşabilme isteği yoga yaptığım daha ilk gün aklıma, kalbime düşmüştü. 

Ancak, bütünsel sağlığımı koruyabilmek konusunda belli bir bilinç seviyesine gelebilmem, bana hayatımda her zaman yardımcı olan, yol gösteren Yoga sistemini çözmem, Asanaları (yoga duruşları) anlayıp, uygulayıp, içsellestirip, ciddi nefes ve disiplinli meditasyon çalışmaları yapmaya başlamam ve yemek alışkanlıklarımı değiştirmem uzun sürdü. Yolumu aydınlatan harika kitaplar, çok değerli yoga hocaları ve müthiş öğrencilerim sayesinde bu mümkün oldu. Yoga öğretmenliği de kendi içinde bir yolculuk. Bir yandan kendi Yoga yolumda adım adım ilerlerken, birlikte yoga çalıştığım öğrencilerimden gelen sorular, onlardan aldığım enerji ve etkileşim beni daha da öğrenmeye, gelişmeye açık, heyecanlı, meraklı bir öğrenciye dönüştürdü. Birbirimizin yolculuğuna bir çeşit şahit, hatta ortak olduk. Ben, her etkileşimde olduğum kişiyi yoga yapması için ikna edemem belki ama, Yoga yolunda bütünsel sağlığı teşvik için her gün hayatımda uyguladığım bazı şeyleri paylaşmayı deneyebilirim.

Bütünsel sağlık için, günlük hayatınızda HER GÜN uygulayabileceğiniz 10 öneri;

1. Erken kalkın.

2. Sabah açken limonlu su ve zencefilli çay için.

3. Yoga* yapın.

4. Nefes ve Meditasyon çalışmaları* uygulayın.

5. Ortalama 30 dakika- mümkünse doğada- yürüyüş yapın.

6. En az 3 kez kendinize özel-ve yalnız kalabileceğiniz- zaman ayırın.

7. Ayurvedik beden tipinize göre beslenin ve yaşayın.

8. Akşam 19.00’dan sonra yemek yemeyin.

9. Derin gevşeme yapın.

10. Bol su için.


Her sabah çok erken kalkarım. Bazı sabahlar güneş doğmadan önce karanlıkta kalkıp, sadece güneş doğarken ve batarken öten, kendini bülbül sanan o güzel kuşu dinlerim. Limonlu ılık suyumu içerim. Zencefilli çayımı yudumlarken, güneşi ve ayı selamlarım, chi-qong hareket serilerimle toprağa, gökyüzüne ve evrene dokunurum. Nefes ve meditasyon çalışmalarımı yapar, nefesimi, düşüncelerimi evrenin döngüsüne, ahengine bırakırım, kalbimi açarım. Her günün her anını, farkındalıkla yaşamaya özen gösteririm. Yalnız kalacağım zamanlar yaratıp kendimle başbaşalığın tadını çıkartırım. 

Düşüncelerimi, duygularımı gözlemlerim. Sessizliği ve doğanın sesini dinlerim. Her gün mutlaka derin gevşeme yaparım. Her gün, sevdiklerime, dünyaya iyi dilekler ve pozitif enerji yollarım. Stresten, uykusuzluktan, agresiflikten, olumsuz enerji veren kişi ve ortamlardan uzak dururum. Her gün ilham verici yazılar okurum, kişisel değerlendirmelerimi yaparım, yazı yazarım. Her gün mutlaka sevdiklerimin gözünün içine bakarım, özellikle de sözlerimle onlara dokunurum. Ruhumu beslemek için her günümü müzikle dopdolu yaşarım ve yine ruhumu beslemek için yılda en az 2 yeni ülke ya da şehre, gezmek ya da bir eğitime katılmak için giderim. Teknolojiyi dengeli kullanmaya çalışırım. Açık havaya çok çıkarım, her gün ortalama 40 dakika köpeğimle yürürüm. Yürürken hayata öyle açık olurum ki, hep ya bir sorunun çözümüyle karşılaşırım ya da ilhamla dolarım. Her sabahki kendi yumuşak yoga, güçlü nefes ve düzenli meditasyon çalışmalarım dışında, haftada 2 kez dinamik yoga yaparım ve 3 kez de koşarım. Yogayla, bedenime iyi bakarım, vücuduma giren ne varsa yakından ilgilenirim: Sabah kahvaltısını çeşitlendirerek, öğlen yemeğini akşamdan daha çok, akşam da fakirler gibi yerim. Akşam 19.00’dan sonra yemek yememeye çalışırım. Yemek yerken sadece yemek yerim ve yavaş yemeye özen gösteririm. Hayatın 5 elementi felsefesi üzerine kurulu, yoganın kardeş bilimi yaşam ve beslenme sanatı olan Ayurvedik beden tipime göre yediklerimi seçmeye özen gösteririm. Arada sırada, bir nevi detox yapıp sindirim sistemimi dinlendirmek ve vücudumdaki alkalini arttırmak için sadece çorba, bol su, yeşil çay ve taze meyve suyu karışımları içerim. Kırmızı et- tavuk yemem, asitli içecek içmem. Çok bol su içerim. Alkolü, deniz ürününü, kahveyi, süt ürünlerini, şekeri, yumurtayı az ve dengeli tüketirim. Zencefil ve Yeşil çayı, badem, ve avokadoyu çok tüketirim. Hayat boyu bütünsel sağlığımı korumama yardımcı olacak, tutkusu olduğum Yogayı ve alternatif terapileri yakınlarıma, çevremdekilere ve öğrencilerimle paylaşmaya çalışırım.

Ben bunları bilir, bunları yaparım.

Ve bir de... Bu kadar zamandır yoga ve meditasyon yapınca neler buldum?

Asılında hiçbir şey aramadığımı. Cevaplarla pek de ilgilenmediğimi. Dolu olmanın 
gerekmediğini. Boşalabilmenin ve her şeyi bırakabilmenin beni özgürleştirdiğini. Hazır buradayken, ‘en gerçek beni’ daha çok tanıyıp tadını çıkarmayı. Anı farkındalıkla yaşayabilmeyi. Düşüncelerimi anın içinde dinlendirebilmeyi. O ana, o olaya, o duyguya, o düşünceye tutunmamayı. Ego ve kimlik meselelerini arka plana atmak gerektiğini. Bir önceki ya da sonraki nefesin bile önemsizliğini. Şimdinin sınırsızlığını yaşamayı. Burada var olarak zaten mutluluğun ta kendisi olduğumuzu. Her birimizin özgün ve özel, ama bir o kadar da hepimizin ‘bir’ olduğunu. Evrendeki herşeyin bir şekilde birbirinden etkilendiğini. Birbirimize sevgi, ilham vermek ve yardım etmek için yeterince güçlü olduğumuzu.

Özgünlüğünüze saygı, kendinize özen gösterin. Gerekiyorsa, sağlığınız için kendinizi sil baştan yaratın. Güzel canınızı sevgiyle besleyin.

Bana şimdilik müsaade. Yogi yolunda gerek…

Başlangıç ve Orta seviyeler Örnek Yoga Programları, Nefes ve Farkındalık Meditasyonu çalışmaları için:www.yogadivya.net

 

 

SİTEDE ARA

Go to top