Kendimizi daha iyi tanımak için enerji bedenimizin kapsamında olan çakra, meridyen ve aura katmanlarımızı yüzeysel de olsa bilmek ve fark etmek önemlidir.

Çünkü bunlar, günlük ruhsal durumumuzdan fobilere, küçük – büyük takıntılardan fiziksel rahatsızlıklarımıza kadar dolaylı ya da doğrudan etkilidir. Stresin bizi bu denli etkilemesinin asıl nedeni, enerji bedenimizde akıcı konumda olması gereken bioenerjimizin bloke olmasından kaynaklanmaktadır. Son yıllarda doğal sağlığa geri dönüş, sipiritüel bilgiye duyulan ilgi ve teknolojik gelişmeyle beraber, tüm bunlar artık inançtan öte birer bilimsel gerçek olma yolunda hızla ilerlemektedir. 

Sağlıklı bir insanın kendine ve dünyaya bakış açısı olumludur. Buna bağlı olarak evrenle enerji alış verişi dengeli, bioenerji akışı düzgün ve aura kalkanı sağlamdır. Çoğu zaman önemsemediğimiz ya da bilmediğimiz bu önemli ayrıntılar, bizi hem fiziksel, hem zihinsel hem de ruhsal açıdan yeni doğmuş bir bebek gibi tam anlamıyla sağlıklı, mutlu ve huzurlu hale gelmemize çok büyük yardımcıdır.

İşte kısa kısa enerji bedenimiz ve ilgili kavramlar;

Çakra
Hint ve Tibet öğretilerinde, insan vücudunda bulunan evrensel ve biyolojik enerjinin bağlantı noktası olarak görülen sübtil (ince) bedendeki enerji alış-veriş merkezlerine “çakra” denir. ( Okunuşu bazen şakra ). Girdap gibi sürekli devir halindedirler. Bu bize, enerjinin spiral dönüşlerini hatırlatmaktadır. Bu yüzden Sanskritçe (eski Hint dili) “çark” ya da “tekerlek” anlamına gelen bu ad verilmiştir. 

Çakralar, sübtil/ince enerjilerin çalışma ağının bir parçasıdır. Fiziksel gözle görünmeyen bu enerjiler, bedenimiz üzerinde ve içinde, çarka benzeyen girdaplar halindedirler. Geniş ağızları olan, bedene yaklaştıkça daralan, uzun ince hunilere benzerler. Bunları, bedenimize gelen enerjilere açılan küçük birer kapı gibi düşünebiliriz. Evrenden, doğa’dan gelen enerjileri bedenimize aktarma görevi yaparlar. Bu aktarma sırasında çoğu insan bunu bir şekilde hisseder hatta görür. 

A u r a  
Fiziksel vücudumuzu çevreleyen, çakraların bulunduğu elektromanyetik alandır. Negatif enerjiden koruyan kalkan görevi de yapar. "eflüv" adı verilen partiküllerin ışınımıyla (radyasyon) oluşan bu alan, teozoflara ve Kirlian Fotoğrafçılığı üzerinde çalışan araştırmacıların kendi sözlerinin özetlerine göre "yaşam enerjisi olarak adlandırılan bir tür enerjinin organizmalardan insan gözünün göremediği bir frekans düzeyinde titreşen ışınlar tarzında yayılmasıyla oluşur". 

Duru görürler, aura renklerinin kişilerin ruhsal tekamül durumlarına, karakterlerine, fiziksel sağlık durumlarına ve duygusal-düşünsel heyecan hallerine bağlı olarak değişiklik gösterdiklerini belirtirler. Aynı şekilde, bu enerji alanı çeşitli katmanlara ayrıldığı görülür. Bu katmanlar bazen bedenler diye adlandırılan iç içe geçmiş, birbirine nüfuz eden alanlardır. Her üst katman, bir alttakine göre daha ince (sübtil) ve yüksek titreşimden (frekans) oluşur. 

Meridyen  ( Bioenerji  Kanalları )
Chi / Ki / Prana, aynı damarlar gibi ama subtil olan meridyenler aracılığı ile tüm hücre ve organlara dağıtılan yaşam enerjisidir. Bu yaşam enerjisi, bedenimizde enerji kanalları olan meridyenlerde 24 saat kendine has hızda dolanır. Her bir meridyen ve ona bağlı organların Chi (qi) tarafından yaklaşık 2 saat etkilenme süresi vardır. Bu enerji sırayla bir meridyenden diğerine geçer ve devamlı hareket halindedir. Yavaşladığında, tıkandığında, çok hızlı dolaştığında ya da belli bir organda toplandığında rahatsızlıklar ortaya çıkar. 

Bu Döngü; “Akciğerden K.Bağırsağa, K.Bağırsaktan Mideye, Mideden Dalağa, Dalaktan Kalbe, kalpten İ.Bağırsağa, İ.Bağırsaktan Mesaneye. Mesaneden Böbreğe, Böbrekten perikarda, Perikarddan Üçlü Isıtıcıya, Üçlü Isıtıcıdan Safra Kesesine, Safra Kesesinden Karaciğere ve Karaciğerden Akciğere” şeklindedir.


On dört adet meridyen vardır ve genellikle ilgili organları ile adlandırılırlar. Meridyen tedavisinin dayandığı temel ilke kutupsallıktır. Tüm enerjiler üç kutba bağlıdır. Bunlar; yin, yang ve nötrdür.  Yang enerji pozitif, aktif ve elektrikseldir. Yin ise negatif, alıcı ve manyetiktir. Yang meridyenleri yöneten ve nötr olan yönetici damardır. Yin meridyenleri yöneten ise yine nötr olan alıcı (algılama) damardır. 

Yin ve Yang birbirine zıt ancak birbirini tamamlayan güçlerdir. Yang meridyende olan bir rahatsızlığı ona zıt kutuptaki Yin meridyenin enerjisini tetiklemeyle şifalandırmak olasıdır. Ayrıca bir çok durumda rahatsız olan meridyendeki sorun, ondan bir önceki meridyenle ilgili de olabilir. Meridyenleri uyaran en iyi şifa yöntemleri; Akupunktur, Akupresyon, Thai ve Shiatsu masajıdır.

 

 

 

SİTEDE ARA

Go to top