İnsan sağlığının bozulmasını, yani hastalıkları üç grupta inceleyebiliriz. İlki viral ve bakteriyel bulaşma nedeniyle oluşan hastalıklar, diğeri; fiziksel bir kaza sonucu bedenin bir kısmı ya da

tamamında fonksiyon kaybı nedeniyle oluşan hastalıklar ve sonuncusu, Ortodoks Tıbbın ( modern Batı tıbbı ) sebebi bilinmeyen hastalıklar grubuna soktuğu psikosomatik ( psikolojik nedenli, sebebi geçmişteki travmalarda ve olumsuz yaşam tarzında olan rahatsızlıklar ) hastalıklardır. Bunların genetik diye nitelenmesi hastalığın kaynağının bulunduğu anlamına gelmez.  

Geleneksel Doğu tıbbının binlerce yıllık deneyiminde ve şu an yapılan modern bütünsel / holistik araştırmalarda, psiko-somatik rahatsızlıkların ötesinde viral ve bakteriyel rahatsızlıkların dahi alt nedenlerinde olumsuz duygu barındıran anıların, travmaların, deneyimlerin yattığı görülmektedir. Bu olumsuz inanç kalıpları ve deneyimler, bedenin bioenerji sistemindeki düzgün akışını olumsuz yönde etkiler ve önlem alınmazsa fiziksel rahatsızlık oluşumuna zemin hazırlar.


Psiko-somatik hastalıklardan belki de en önemlisi kanserdir. Çünkü çağımızın en çok ölüm meydana getiren, sebebi ve tedavisi henüz tam olarak yapılamayan bir hastalıktır. Her geçen gün ne yazık ki artmaya da devam etmektedir.

Peki ne yapmak gerekir?

Yaşam, fiziksel (bedensel), zihinsel (entelektüel), duygusal (psikolojik), ruhsal (spritüel), sosyal ve çevresel bir bütündür. Sadece fizik bedende çalışmalar yapmak yetersizdir. Zaman kaybıdır ve sıkça görüldüğü gibi hayat kaybıdır.

Yaşam kalitemizi arttırmak için öncelikle temel değişimin bizde yani zihnimizde olacağı açıktır. Eski Yunan filozoflarından Heraklitus'un dediği gibi "Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir". Uzakdoğu felsefesinin temelini oluşturan "Yenile ve Yinele" sözü de değişimin sistemleşmesi gerektiğini öğütler. 

Değişimin olabilmesi için kişinin buna razı ve gayretli olması gerekir. Kişi bunu bizar istemedikçe profesyonel bir terapist bu olumlu değişimi kişi için gerçekleştiremez. O sadece değişime gidecek yollar için rahatsız ( hasta tabirini daha kullanmamak gerekir ) kişiye destek yardımında bulunabilir. Deneme yanılmalarla zaman kaybını önlemeye çalışır. 

Yaşamda her şey vardır. Kişi olumsuza dikkatini çevirmişse, her olay ve kişide olumsuzu görecektir. Ancak başta kendisinde olmak üzere olumluyu fark ettikçe çevresinde olumluyu görecek ve gördükçe olay ve kişiler de olumlu olmaya başlayacaktır.

Değişim zor da değildir kolay da değildir ama kişi başta kendini sonra duygusal takışma içine girdiği kişi ve olayları affedip geçmiş travmaları geride bıraktıktan sonra, kendine ve hayata karşı olumlu bakış açısına sahip olduktan sonra, şifa da doğal olarak gelir ve yaşam gerçekten çok neşeli bir oyun alanı olur.


Çünkü doğal olan budur. Beden ve ruh, kendini nasıl şifalandıracağını çok iyi bilir.

Biz de bütünsel ( fizik-zihin-enerji-ruh ) çalışmalarımızda, kişinin geçmişteki travmalarını en kısa yoldan bırakabilmesi için ona destek oluruz. Çalışmamın temelini, Fiziksel olarak akupunktur noktalarına parmak bası, bazı egzersizler, zihinsel olarak hipnotik trans, farkındalık, enerjisel olarak bioenerji dengelenmesi ve ruhsal olarak affediş ile hayatın akışına uymak oluşturur.

 

 

SİTEDE ARA

Go to top