Sat Nam!

İlginç bir konu karşıma çıktı ve bir makale hazırlamak istedim ama konu o kadar uzun, ilginç ve güzel ki bir yazı dizisine dönüştü. Neden böyle bir makale hazırlamak istedim, çünkü meditasyonun, terapilerin, sürekli tekrarlanan olumlamaların ve vizyonlamalarının beyinde gerçekten bir değişim yarattığını bilimsel verilerle anlatmak istedim.

Bu belki Amerika’yı yeniden keşfetmek gibi olacak çünkü bu konuda binlerce makale var zaten. Ancak ben Kundalini Yoga, Meditasyon ve Kundalini Yoga Terapi açısından konuyu ele almak istiyorum.

Konumuz Nöroplastisite...

Nöroplastisite sözcüğünün anlamı; çeşitli iç ve dış uyaranlara bağlı olarak beyindeki nöronların ve bunların oluşturduğu sinapsların (bağlantıların) yapısal özellikleri ve işlevlerindeki değişiklikler olarak tanımlanabilir.

Cortical Remapping (Beynin dış zarına ait yeniden haritalama) de deniyor ve yepyeni bir bilimsel gerçeklik. Beyindeki sinir hücreleri (nöronlar) birbirleriyle bağlantı halindedir. Bu bağlantıya “Sinaps” deniyor. Bu sinapslar –bağlantılar hücrelerin birlikte çalışması sağlıyor. Ve dolayısıyla beynimiz büyük bir harita gibi görünüyor. Asıl gerçeklik ise bu haritanın değişebilir olmasıdır.

İki sinir hücresi arasındaki bağlantı için şöyle bir örnek var; örneğin bir kursa başladınız –resim-gitar-piyano vs.. bu konu ile ilgili her çalışmanızda yeni bir bilgi /yetenek kazanırız. Sonra da tekrar ederek bu bilgiyi pekiştiririz. İşte bu yeni öğrendiğimiz bilgi beyinde yeni bir bağlantı – sinaps oluşturur. Yani nöronlar esnektir – plastisite.. Yaptığımız pratiği ne kadar çok tekrarlarsak nöronlar arasında kurulan bağ o kadar kalıcı ve sağlam olur. Tabi ki bu bağı değiştirmek de uzun süre ister. İşte aslında öğrenmek denen şey bu yeni bağları oluşturmak, beyin hücreleri arasında yeni iletişim yolları kurmaktır. Nöronlar arasındaki bu bağlantı modeline “Konektom” denir.

Vikipedia’ya göre: Kimyasal sinapslar sayesinde merkezi sinir sistemindeki nöronlar birbirleriyle nöral devreleri içeren bir sinir ağı oluşturabilirler. Bundan dolayı, algılama ve düşünme gibi zihinsel işlevlere temel teşkil eden biyolojik kompütasyonda sinapslar temel bir rol üstlenmektedirler. Ayrıca sinir sisteminin vücudun diğer organlarıyla iletişim kurması da sinapsların varlığına bağlıdır.

İnsan beyninde muazzam sayıda kimyasal sinaps bulunur. Küçük çocuklar 1016(10.000 trilyon) sinapsa sahipken, bu rakam yaş artışıyla ters orantılı olarak azalır ve yetişkinlerde stabilize olur. Bir yetişkinin sahip olduğu sinaps sayısı tahmini olarak 1015 ile 5x1015 (1.000 den 5.000 trilyona kadar) arasındadır.

Sinaps terimi, Sir Charles Scott Sherrington ve meslektaşları tarafından Yunanca "syn-" (beraber, birlikte) ve "haptein" (kucaklaşma) kelimeleri birleştirilerek türetilmiştir.

 

Yukarıdaki bu bilgilerin anlamı nedir?

“İyi haber; beyniniz deneyimleriniz ve tekrarlanan şeyler sonucu fiziksel değişimler yapabilir. Kötü haber; beyniniz deneyimleriniz ve tekrarlanan şeyler sonucu fiziksel değişimler yapabilir. Beynin bu dönüşüm kapasitesine Nöroplastisite deniyor ve iki yönlü çalışıyor; bu sizin için iyi olabilir veya size karşı çalışabilir.”

Hafızanızda sizi siz yapan bilgiler, kişiliğinizi oluşturan özellikler ve düşünce dünyanız bu bağlantılarda saklanmaktadır. Zaman içerisinde yaşanan deneyimler, öğrenilen bilgiler sayesinde bu nöronların bağlantılarında değişiklikler olur, yeni dallar çıkar, eskiler kaybedilir, yani bağlantılar kurulur, küçülür veya büyüyebilirler.

Aslında Nöroplastisite genel bir terim olup beynin kendisinin farkında olması demektir. Hayatınız boyunca yaşadığınız çevre, davranış biçiminiz, düşünceleriniz ve duygularınız aracılığıyla beyin hem fiziksel hem de fonksiyonel olarak kendisinin farkına varır. Beynin kendini kolayca değiştirebilme – işlenebilir olma kapasitesi bilimsel olarak Functional Magnetic Resonance - fMRI ile şüphe götürmez bir şekilde bilimsel olarak onaylanmış.

Her ne kadar bu değişim-dönüşüm özelliği çocuklukta çok daha kolay olsa da, ilerleyen yaşlarda da değişimin gerçekleştiği gözlemlenmiştir.

Debbi Hampton’a göre değişim için olması gerekenler aşağıdaki gibi:

-Sağlıklı beslenme ve egzersiz

-Farkındalık ve meditasyon

-Reaksiyon göstermek yerine proaktif olmak

-Korkularla yüzleşmek ve onları serbest bırakmak

-Vizyonlama (hayal kurma) ve düşünceleri yeniden şekillendirme.

Devam edecek

SİTEDE ARA

Go to top