Siz hiç, genç bir anne ve babaya; ”Yolun sonuna geldik .. Artık elimizden birşey gelmiyor” demek zorunda kaldınız mı ?... 4 yaşındaki biricik oğullarının yaşaması için onları dünyanın en zor sorusuyla karşı karşıya bıraktınız mı?
Ben bıraktım..
Bugün bir kez daha, bir anne babayı bıraktım..
Daha önce 3 kez ameliyat ettiğimiz ve tümörü 3 kez nükseden, radyoterapi ve kemoterapide maksimum doza ulaşıldığı için daha fazla devam edilemeyen ve artık ”Pelvik eksenterasyon” dışında çare kalmadığına karar verilen çocuğun anne ve babasına odamda o zor soruyu sordum.
Çocuğunuzun hayatını ”belki bir kaç yıl” uzatabilecek tek çare, tümörle beraber, mesane, kalınbarsak ve tüm çevre organların çıkarılması.. Sonrasında yaşadığı süre içinde kakasını ve idrarını karnında açılacak deliklerden yapması..
Buna razı mısınız?
Baba sadece dudaklarını ısırarak boşluğa bakıyor bir kelime etmeden.
Anne söylediklerimin hiç bir kelimesini kaçırmamak için bütün dikkatiyle beni dinliyor... iç çekmiyor... hıçkırmıyo... yanaklarından sessizce süzülen yaşlar oturduğu koltuğa akıyor deli gibi.
Bir yandan da kafasını iki yana sallayarak zor duyulan bir sesle ”birkaç yıl mı? istemiyorum.. istemiyorum” diye fısıldıyor.
Ben oğlumun öyle yaşayarak acı çekmesini istemem... ben onu böyle görmeye dayanamam” diyor aslında.
Acı sessizliği bozmak için bişeyler söylemek istiyorum...
Aklıma o anda söylenebilecek mantıklı hiçbirşey gelmiyor.
Söyleyeceğim gereksiz bir şeyin onları çok zor verdikleri kararlarından döndürmesinden korkuyorum.
Uzun süre birşey söylemeden karşılıklı oturuyoruz...
Sonra... Başka söyleyecek birşeyim yok der gibi kollarımı iki yana açıyorum...
Sessizce kalkıyorlar. Anne ayakta zor duruyor... Kocası destek oluyor...
Göz yaşları odamın parkelerine akmaya devam ediyor..
Sessizce çıkıp gidiyorlar... acının bütün ağırlığını üzerime bırakarak..
Hekimliğin hiç bir zaman alışılamayacak bu en büyük ağırlığı altında nefesim daralıyor...
O sırada telefon çalıyor. Asistanım yarınki ameliyat listesini söylüyor.
Gözlerim koltukta göl olmuş göz yaşı izine dalmış... onu dinlemiyorum bile...

SİTEDE ARA

Go to top